int(6) Sosyal medya optimizasyonu nedir ?
Sosyal medya optimizasyonu nedir ?

Sosyal medya optimizasyonu nedir ?

Çiğdem Özkan Tarih : 25 Ocak 2013

Sosyal medyada yer alan içeriklerden web sitenize gelen trafiği arttırmak için yapılan çalışamalara ‘sosyal medya optimizasyonu’ (SMO) denilmektedir. Sosyal mecraların önemi arttıkça, SMO da şirketler için önemli bir hale gelmiştir. Sosyal medya optimizasyonunu anlayabilmek için SEO (Search Engine Optimisation) yani arama motoru optimizasyonu kavramını da anlamak gerekir.

SMO-Sosyal-Medya-Optimizasyonu1Sosyal Medya Optimizasyonunun Tarihçesi
Bu kavram ilk olarak 2006 yılında Rohit Bhargava tarafından ortaya atılmıştır. 2006 yılında yazdığı makalesinde Rohit Bhargava sosyal medya optimizasyonundan bahsetti ve 5 maddelik bir liste yayınladı:

1. Increase your linkability (Linklenebilmenizi arttırın)
2. Make tagging and bookmarking easy (Tag ve bookmarkı kolaylaştırın)
3. Reaward inbound links (Link verenleri ödüllendirin)
4. Help your content travel (İçeriğinizin yayılmasına yardım edin)
5. Encourage the mashup (Mashupları teşvik edin)

Bu makale dijital pazarlamacılar tarafından fazlasıyla tartışıldı ve dikkat çekti. İlk makalesinin yayınından 4 yıl sonra Rohit, yayınladığı 5 maddelik listeyi revize ederek değiştirdi:

1. Create shareable content (Paylaşılmaya değer içerik yaratın)
2. Make sharing easy (Paylaşılmayı kolaylaştırın)
3. Reward engagemen(İlişki kurduklarınızı ödüllendirin)
4. Proactively share content (İçeriğinizi proaktif bir biçimde dağıtın)
5. Encourage the mahsup (Mahsupları teşvik edin)

Mashup: Bir ya da daha fazla kaynaktan API ve benzeri servisler aracılığıyla ham dataları alıp, bu dataları yeni bir forma dönüştürerek hizmet veren web siteleridir. Örneğin, merkez bankası sitesinden döviz kurlarının XML formatında alınarak yeni bir tasarım içinde sunulan web sitesi bir mashuptur.

In-Page Analytics’in Faydaları

In-Page Analytics’in Faydaları

Çiğdem Özkan Tarih :

In-Page Analytics size internet sayfanızın gerçek görsel izdüşümünü gösterir. Ziyaretçi davranışları hakkında bilgi sahibi olmanızı, site içinde kullanıcıları yönetmenizi, ilgi çekici konular üzerine odaklanmanızı, daha önce fark etmediğiniz sorunları kolay ve çabuk yoldan gidermenizi sağlar. Google Analytics kullanan biriyseniz In-Page Analytics tek tık uzağınızda demektir. İncelemeniz için hiçbir şey kodlamanıza ya da yüklemenize gerek kalmadan sizi bekleyen veriye rahatça ulaşabilirsiniz. Bu hizmet Google Analytics’in geri kalanı gibi ücretsizdir.

Ufak tefek sorunlarına rağmen In-Page Analytics, Google Anaytics’in yeni sürümünde tamamen yenilenmiş durumda, internet sitesi sahiplerinin en değer verdiği uygulama olarak sizleri bekliyor. Bu bölümün içerisinde herhangi bir internet sayfasında hangi linkleri daha çok tıklandığını, hangi içeriğin daha çok ilgi çektiğini hızlıca görüp karar verebilirsiniz. Gereksiz içeriği kaldırıp menü yapılarını baştan oluşturabilirsiniz. Bu rapor size hangi bağlantılarını tıklandığını göstermekle kalmayıp aynı zamanda hangilerinin ilgi görmediğini de gösterir. Kısaca buradan hangi bağlantılar üzerine yoğunlaşmanız gerektiğini anlayabilirsiniz.

Ayrıca kullanıcılarınızın sayfada sizin istediğini şekilde davranıp davranmadığını, içeriği doğru şekilde görüp göremediğini de tespit edebilirsiniz. İnternet sayfanızı faklı ekran boyutlarında da görünmesi için optimize etmek istiyorsanız tıklanma yüzdeleri size yardımcı olabilir. In-Page Analytics sizi raporlara boğmadığı için sorularınıza aradığınız cevaplara ulaşmak daha kolay. Hem de istatistik verilerini okumanın oldukça zor olmasına rağmen. Kısaca bu raporu kullanmak sitenizi geliştirmek adına rakamlar arasında kaybolmaktan daha iyi bir seçim olacaktır.

In-Page Analytics nedir?

In-Page Analytics nedir?

Çiğdem Özkan Tarih :

ScrenReaderIn-Page Analytics, kullanıcıların hangi bağlantılara tıkladığını, nerelere gittiğini, sitenizdeki bağlantıların etkililiğini takip etmenizi sağlayan önemli bir rapordur. Bu uygulama yalnızca siteniz üzerinden yapılan tıklamaların istatistiğini gösterir. Sitenize ait mevcut istatistiki veriyi kullandığından herhangi bir yükleme ve yeni kod yazımını gerektirmez. In-Page Analytics’e sol taraftaki Content (İçerik) sekmesinden ulaşabilirsiniz.

Bu hizmetle sitenizin ana sayfasından başlayarak, alt sayfalara kadar kullanıcıların hangi bağlantılarına tıkladığını gözden geçirebilirsiniz. Sayfanızdaki herhangi bir bağlantıya tıkladığınızda, yeni sayfa yüklendiğinde, o sayfanın verisi doğrudan görünecektir.

Bu raporu geniş ekranda görüntülemek için hemen Exit (Çıkış) verisinin altındaki Expand (Genişlet) butonuna tıklamanız yeterli. Eski haline getirmek için yine aynı butona tıklayabilirsiniz. Tabii buton artık Shrink (Küçült) adını almış olacaktır.

Her sayfa küçük bir kutucuk içinde gösterilen kendine ait bir görüntülenme yüzdesine sahiptir. Bu rakam o sayfa bağlantısına yapılan tıklanma sayısını gösterir. Farenizi kutucuğun üzerine getirdiğinizde sayfanın hangi zaman aralıklarında ne kadar tıklanma aldığını gösteren daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. Aynı zaman o sayfaya ulaşmak için kaç farklı bağlantı olduğunu da size gösterir.

Farklı bağlantıları birbirinden ayırmak için sağ taraftaki menüde bulunan renkleri kullanabilirsiniz. Böylece farklı bağlantılara ait verileri mavi, yeşil, turuncu ve kırmızı renkleriyle görebilirsiniz. En yüksek yüzdeye sahip kutucuk kırmızı olarak görünecektir.

In-Page Analytics’in en güzel özelliği ise hangi sayfanın tıklanma sayısının öncekilere göre ne kadar düştüğünü göstermesidir. Bu yüzdeyi sayfanın en altında turuncu kutu içerisinde görebilirsiniz. Bütün bu tıklanma verisini inceleyebilmenizin yanında görüntülenme sayısını, farklı kullanıcı sayısını, sayfada geçirilen süreyi, sayfanın yüklenme hızını ve çıkış yüzdesini de görmeniz mümkün.

Markalar arama motorlarında üst sıralara nasıl tırmanır?

Markalar arama motorlarında üst sıralara nasıl tırmanır?

Volkan İnanç Tarih :

indirArama motorlarında üst sıralarda olmanın öneminin bilhassa yönetim kademesi tarafından kavranmış olması gerekiyor. Bence firmanın, arama motorlarındaki başarısının önündeki en büyük engel bu vizyonun eksik oluşu. Eğer bu vizyon olursa, bu konuya yatırım yapma iradesi ortaya çıkar. Aksi halde tanıtım kanallarından bir tanesi olarak düşünülür ki bu vizyon başarıyı engelleyecektir.

Arama motorlarının önemi kavrandıktan sonra bir hareket planı hazırlamak gerekiyor. Hangi kelimelerde üst sıralarda yer almak gerekeceğinin tespit edilmesi, “potansiyel müşterilerim hangi kelimeleri arıyorlar?” sorusunun cevaplanması gerekiyor ve bir anahtar kelime seti oluşturulmalı.

Hedefler belirlendikten sonra, bu kelimelerde yapılacak ücretli (sponsor) ve doğal sonuçlara yönelik çalışmaların planlanması gerekiyor. Şirketlerin bu konularda danışmanlık alması yerinde olacaktır. Çünkü bu süreçlerin her biri farklı uzmanlık alanları gerektiriyor ve her birini iş kolu edinmiş ajanslar mevcut.

Medya mı? Media mı?

Medya mı? Media mı?

Metin Özer Tarih :

“Yeni medya” denince zihnimizde beliren nedir? Bu soruya cevap vermek için “Medya’ ve “Media” kelimelerini ayrı ayrı ve yaygın algının odağında inceleyelim.

imagesmedia“Medya” dediğimizde, yaygın iletişim araçlarında güncel ve ağırlıklı olarak politik/magazinel/sportif içerikle yayın yapan basın kanalları geliyor. TV ve gazeteler, yazarlar, manşetler… Kelimeye karşılık gelen anlam, kelimeyi taşıyan içerikle belirleniyor.

Yeni söz konusu iletişim araçlarının içinde var olan şeye “medya” diyoruz. Diğer yandan, “medya”nın Latince olan kökeni yani “media” ise farklı bir anlam/algı haritasına sahip. Media kelimesi bir mesajı/içeriği barındıran ortam veya araç manasına geliyor. Yani daha teorik ve kapsayıcı, kavramsal bir anlama da sahip.

Medya ve Media arasındaki fark, notalar ve şarkılar arasındaki farka daha doğrusu ilişkiye benziyor. Bu şekilde düşününce, yeni medyayı sadece Twitter ve internet medyası yani haber portalları ve bloglar olarak gösteren daralmış ifadeye de genişlik kazandırmış oluruz. Bu yorumun sebebi, media ve teknoloji arasındaki bağı kurabilmek içindi. Gerçekten de, içerik konusu bir yana media yani iletişim ortamları ve araçları doğrudan doğruya teknolojinin bir sonucudur ve teknikle göbek bağı taşır.

İç denetimin önemi ve kurumlara sağladığı faydalar

İç denetimin önemi ve kurumlara sağladığı faydalar

Raşit Özdemir Tarih :

imagesCA6U27ZXİşletmelerde iç denetim faaliyetlerinin oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Etkin bir iç denetim faaliyeti, şirketlere önemli faydalar sağlar. Bu faydaları;

Şirketin hedeflerine ulaşmasını engellemeye yönelik iç ve dış tehditlerin tespit edilmesi ve etki etkin bir şekilde yönetilmesinin sağlanması

Maliyetlerin optimize edilmesi ve operasyonlarda verimliliğin sağlanması

Hata, suistimal veya hilelerden kaynaklanan kayıpların önlenmesi

Öngörülmeyen ve şirket açısından yıkıcı sonuçlar doğurabilecek olayların erken tespiti ve önlenmeye çalışılması. Bu tür olayların yaratabileceği hasarların en aza indirilmesi

Şirketin iç ve dış çevredeki fırsatları yakalamasının sağlanması

Kurumsal yönetim uygulamalarının geliştirilmesi ve şirket itibarının arttırılması

Şirketin ekonomik, finansal ve reel sektör krizlerine dayanıklılığının arttırılmasına destek verilmesi

Şirket varlılarının korunması ve kayıt altına alınması.

Şirketin tabi olduğu yasa ve düzenlemelere uygunluğun sağlanması

Şirket tarafından kamuya yapılan finansal raporlamalar ile şirket yöneticilerinin karar almada kullandığı operasyonel ve finansal verilerin güvenilirliğinin ve doğruluğunun korunması

 

 

İç denetim nedir, neleri kapsar?

İç denetim nedir, neleri kapsar?

Raşit Özdemir Tarih :

İç denetim, bir kurumun faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmayı amaçlayan bağımsız ve tarafsız bir güvence ve danışmanlık faaliyetidir. İç denetim, kurumun risk yönetimi, kontrol ve yönetim süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve geliştirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklaşım getirerek kurumun amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur. İç denetim bir kurumda yürütülen faaliyet, iş ve işlemlerin yönetimden farklı ve tarafsız bir gözle değerlendirilmesi olarak özetlenebilir. Bu değerlendirme esas olarak kurumda işlere ilişkin risklerin bilinmesi, iyi yönetilmesi ve bu risklere yönelik olarak tasarlanan iç kontrollerin varlığı ve etkinliği konularına odaklanır. Aslında iç denetimin en önemli fonksiyonu da budur. Temel odak risk ve kontroller olmaktadır. Zira bir kurumun iç kontrol sistemi o kurumun;

a. Operasyonlarının etkin ve verimli yürütüldüğü
b. Mali ve operasyonel raporlamaların doğruluğu
c. Mevzuata uygunluk

Hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olur. İç kontrol sisteminin değerlendirilmesi, bu unsurların tamamının değerlendirme kapsamına girdiğine işaret etmektedir. Türk Telekom tarafında biz İç Denetim Başkanlığı altında kurumun operasyon, finans, bilgi teknolojileri ve uyum denetimlerini yürütüyoruz. Operasyonel denetimde pazarlama, müşteri ilişkileri, satış vb. süreçlerin denetimi, finansal denetimde genel muhasebe ve finans denetimleri (vergi, stok, yatırım bütçeleme, envanter denetimi vb.) Kurumdaki tüm işleyişin BTK’in belirlediği standartlara uygun olup olmadığının denetlenmesini ise uyum denetimi kapsamında gerçekleştiriyoruz. Ayrıca bilgi teknolojileri genel kontrollerini yapan IT denetçilerimiz bulunmaktadır. Audit şirketlerine baktığımızda firmaların  genel olarak finansal raporlama denetimleri yaptığını görüyoruz. İç denetimde ise finansal raporlama denetimlerinin yanı sıra kapsamlı süreç ve IT denetimleri gerçekleştirilmektedir.

İç denetimde belki çok fazla ayrıntıya inemiyorsunuz, kurumun tüm işleyişini yüzeysel olarak denetlemiş oluyorsunuz, ancak bu sayede kurumun birçok birimine dokunmuş oluyorsunuz. Zaten iç denetimde çalışanlar bir taraftan yönetici olarak yetişmiş oluyor. İç Denetimi bir ‘management school’ olarak görebiliriz.

 

PepsiCo’nun reklam stratejisi

PepsiCo’nun reklam stratejisi

Hüseyin Tulpar Tarih :

291666-pepsico-boss-leaves-after-less-than-a-yearBizler reklamlarımızı hazırlarken şu sorulara yanıt arıyoruz:

      Teknik olarak reklamınız eğlendirebiliyor mu?

      Reklamınız istenilen mesajı veriyor mu?

      Reklamınız ürünü satın almaya itiyor mu?

Bunlar dışında aynı zamanda reklamlarımızda PepsiCo olarak Türkiye’de küresel markanın gerekliliklerini yerine getirme, bir yandan da markayı yerel değerlerle buluşturabilme gayretini gösteriyoruz.

Her markanın bir karakteri var

Her markanın bir karakteri var

Ülkü Fırat Atlamaz Tarih :

imagesCAR5G89CBir markanın ortaya çıkışı ve büyümesi tıpkı bir bebeğin doğuşu ve büyümesi gibidir.  Her marka aynı bir insan gibi dış görüntüsü ve karakteristik özellikleriyle akıllarda yer eder.

Marka oluşurken sadece bir görüntü tasarlamıyorsunuz. Marka oluştururken hedef kitlenin zihnine markanızla birlikte anılmasını istediğiniz duygu ve özellikleri de yerleştiriyor ve yönetiyorsunuz. Aslında büyük marka olmak da bu kurguyu başarıyla hayata geçirebilmekten geçiyor. Marka konumlandırmasının başarılı  olması, sadık müşteri kitlesine sahip olması ve  uzun süre yaşayabilmesi bu karakteristik yanını tüm ayakları ile doğru yönetmekle mümkün.

Marka karakteri güçlü, çekici ya da yardımsever  olabilir. Tüketici ise  markayla ilişkilendiğinde güçlü ya da çekici veya yardımsever olacağını düşündüğü için o markayı tercih eder. Markayı seçerken de sahip olduğun ya da kendinde olmasını istediğin özelliklerinden dolayı ilişkilenir.

Marka için yapılan reklam kampanyaları yine hedef kitlenin zihninde var olan yansıma üzerinde açılım yapıyor. Yani kitlenin kafasındaki marka algınızın çok dışında bir kampanya ile görünürseniz, onun hissettiği duygudan hareketle değil de apayrı bir duygu ile çıkarsanız ;bu doğru bir strateji olmaz.
Markanın karakteri en başta bu markayı tasarlayan insanlar tarafından hedefe yönelik olarak belirlenmeli ve markayı tanıtırken sunulan kampanyalarda değerin karakteri insan zihninde güçlü bir algı oluşturmayı amaçlamalıdır. Aynı şekilde iletişim stratejileri de bu karaktere paralel biçimde tasarlanmalı ve uygulanmalıdır.

Marka büyürken farklı evrelerden geçer. Zamanla hedef kitlesini genişletebilir. Gelişmelere ve değişen konjonktüre göre değişik dönemler yaşar; ama bu dönemlerden geçerken karakterini korur. Karakteristik özelliğinden  ödün vermeden ilerleyen markaların zamanla kökleştiğini görüyoruz. Hatta lovemark dediğimiz markaların, yani bir şey söylediğinde ilk akla gelen markaların önemli bir bölümünün de böyle bir geçmişe sahip olduğu söylenebilir.

Sosyal davranış ve protokol kurallarının önemi

Sosyal davranış ve protokol kurallarının önemi

Suna Okur Tarih : 23 Ocak 2013

Ülkemizde yöneticiler, protokol kurallarıyla sosyal davranış kurallarını birbirine karıştırıyorlar. Türkiye’de kamusal alanda kamu görevlilerinin resmi biçimleri mevzuat ile bireylerin sosyal hayattaki davranışları da örf ve adet denilen gayri resmi, sosyal kurallar ile düzenlenmiştir. Eğitim için gittiğim yerlerde genel müdürlere konuşma eğitimi verirken görüyorum ki davranış kurallarında ciddi sıkıntılar var. Oysa makamı temsil eden kişilerin, o makamı temsil edecek davranışlarda bulunması bekleniyor. Uygunsuz davranışlar bir takım protokol krizlerine sebep oluyor. O nedenle bunları birbirinden ayırmak gerekiyor.

Bu kuralların amacı; bireysel, kurumsal ve ulusal onuru saygınlığı korumaktır. Kamusal hayatta protokol ve sosyal davranış kurallarını bilmek insana güven verir; saygınlık kazandırır. Bu kurallara uyan kişiler, iş hayatında ve sosyal hayatta hemen fark edilir.

Bir yöneticinin sosyal hayatta niteliği, değeri kıyafetiyle; nezaketi, zarafeti davranışlarıyla; bilgisi, kültürü konuşmasıyla ve görgüsü yemesi içmesiyle ortaya çıkar

İyi bir konuşma sesinin özellikleri

İyi bir konuşma sesinin özellikleri

Suna Okur Tarih :

rhetoric_actual1111Dinleyicileri etkileyen ses:

  • işitilebilir,
  • akıcı,
  • hoşa gider,
  • anlamlı,
  • büklümlü olmalıdır.

Etkileyici bir ses öncelikle işitilebilir olmalıdır. Kısık sesle ya da yüksek sesle konuşmak işitilebilirliği olumsuz etkiler. Akıcılıktan kasıt konuşma hızıdır. Ne çok hızlı ne de çok yavaş konuşulmamalıdır. Burunsu ve gırtlaksı seslerden hoşlanmıyoruz. Sese anlam veren kalbimizdeki duygular, beynimizdeki düşüncelerdir. Ses bükümü kazandıran tonlama ve vurgudur. Tonlama ve vurgu, sesin anlamı ile cümlenin anlamını birleştirir.