int(6) Markalar online ortamda nelere önem göstermeli, nelerden kaçınmalı?
2023 hedefini gerçekleştirmenin yolu ihracata dayalı büyümeden geçiyor

2023 hedefini gerçekleştirmenin yolu ihracata dayalı büyümeden geçiyor

Rüştü Altılı Tarih :

photo1504Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması, ihracata dayalı büyüme ile gerçekleşebilir. İhracatınızı artırmadığınızda iç tüketimi arttırdığınızda cari açık sorunu ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Türkiye’nin 2023 yılı hedefleri doğrultusunda yumuşak karnı olan cari açık sorununu aşması gerekiyor.

Ülke olarak iç tüketimi büyüttüğümüz anda cari açık veriyoruz. Bunun da önüne geçmek ihracatın artmasıyla mümkün.

Diğer yandan Türkiye’nin ürettiği ürünlerin, piyasada katma değeri çok yüksek ürünler olmadığını söyleyebiliriz. Bizim nihai olarak 2023 hedefleri için katma değeri yüksek ihracat ürünleri üretmemiz gerekiyor.

Katma değerle fark getiren ürünler ürettiği ve dış pazarlara satabildiği takdirde Türkiye 2023’te gelişmiş 10 ekonomi arasında olma şansını ciddi oranda artışmış olacak.

Türkiye’nin büyüme hızı neden yavaşladı?

Türkiye’nin büyüme hızı neden yavaşladı?

Rüştü Altılı Tarih :

economic_growthTürkiye ekonomisi 2010 yılındaki yüzde 9’luk büyüme ve 2011 yılında yüzde 8,5′ lik büyüme sonrasında 2012’de ciddi bir yavaşlama içerisine girdi. Aslında bu yavaşlama bilinçli olarak gerçekleştirildi. Bu nasıl yapıldı? İhracata dayalı büyümeyi hedefleyen devlet, iç tüketimi frenlemek için banka kredilerine müdahalede bulundu.

2011 yılında Türkiye’deki bankacılık sisteminde krediler yüzde 35 büyüyünce, ihracata dayalı büyüme modelinin yanında iç tüketimin de arttığı bir büyüme gerçekleşti. İç tüketim büyüyünce cari açık 2011 yılının sonunda 78 milyar dolarla Türkiye’nin gündemine oturdu. Türkiye’nin 2011 yılı büyümesi iç tüketimi büyütülerek gerçekleşti.

Devlet cari açık sorununun çözümü için teşvik sistemi oluşturdu. Burada amaç; yurt dışından ithal edilen ürünleri ülke içerisinde üretmek. Teşvik sisteminin yanında bir önemli konu daha var: Tasarruf. Türkiye’nin tasarruf oranı birçok gelişmiş ülkenin altında yer alıyor. O nedenle tasarruf oranını yukarı çekmek için de kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyleyebiliriz.

Adaylar iş görüşmesine gitmezse ne olur?

Adaylar iş görüşmesine gitmezse ne olur?

Serkan Çakır Tarih : 19 Şubat 2013

Image_hrHerhangi bir kurumsal işletmede bir pozisyona başvurmuş ve görüşmeye davet edilmiş arkadaşların görüşmeye gitmeyerek sorumsuz davranmaları kendi kariyerleri açısından olumsuz sonuçlara neden olacaktır. Nasıl mı?

Kara liste

Bir çok kurumun belki manuel olarak takip ettiği bu sistem günümüzde kariyer portalları aracılığı ile yapılmakta. Firmanın kariyer sitesi yönetim panelinde adayın mülakata gelmediğine ilişkin bir alan bulunmakta. Firma çalışanı buraya başka notlar da ekleyebilir. Bu notlar firma tarafından görüldüğü gibi farklı sorumsuzluklar da varsa başka firmalar tarafından da detayları bilinmese de görülebilir. Bu da mülakata sadakat göstermeyen adayın bir daha o firmaya başvuramayacağı anlamına gelmektedir.

Cevaplanmayan başvurular

Mülakat sadakati olmayan adaylar daha önce mülakata gitmedikleri firmaların ilanlarına veya danışmanlık şirketlerine başvurduklarında belki farklı kişiler tarafından değerlendirildiklerini düşünebilirler. Fakat bir cevap gelmiyorsa bu muhakkak ki daha önceki tutum ve davranışlarından kaynaklanıyordur.

İşsizlik süresinin uzaması, uygun işin bulunamaması

Adayın belki ilk etapta davet edildiği pozisyon ilgisini çekmiş olabilir. Fakat görüşme sonucunda pozisyonun ne olacağı veya bu danışmanlık firması ise şirketin de değişebileceğini unutmasınlar. Tabi ki bu da belki birçok iş fırsatını kaçırmasına sebep olabilir.

Mülakata sadakat göstermeme sebepleri birçok adaya göre değişkenlik gösterebilir. Örneğin; rahatsızlanmış olabilir, trafiğe takılmış ve yolda telefonunun şarjı bitmiş olabilir, kaza geçirmiş olabilir. Bunun gibi birçok örnek sıralanabilir. Ancak bu geç kalma ya da gelememe esnasında mümkünse telefon açmalılar veya uygun bir zaman oluştuğunda mail ile firmayı haberdar etmeliler.

Yaptığımız binlerce mülakat sırasında birçok farklı olaya tanık olmuşuzdur. Şu sıradışı mülakata gelmeme örneklerini verebiliriz;

“Durakta otobüs beklerken minibüs çarptı, şu an hastanedeyim”

“Annem çarşıya giderken kapıyı üzerime kilitlemiş, dışarı çıkamıyorum”

“Annemler şehir dışından uzak bir bölgedeki akrabalarımızı ziyarete geldiler, onlarla ilgilenmem gerekiyor”

Bu örnekler uzatılabilir, hepsi gerçek mi bilinmez fakat adaylar tarafından bize ulaştırılan bilgilerdir. Mülakata gidemeyecek olabilirsiniz, fakat empati ile hareket etmeniz muhakkak faydanıza olacakdır.

İş görüşmesine davet edilen adayların mülakata sadakatleri

İş görüşmesine davet edilen adayların mülakata sadakatleri

Serkan Çakır Tarih :

image3İş görüşmesine davet edilen adayların mülakata sadakatleri Firmaların acil bir personel ihtiyacı olduğunda genelde hemen kariyer portallarına ilan çıkmayı tercih ederler. İlan çıkılır ve bir kaç gün içerisinde yüzlerce başvuru gelir. Uygun adaylar belirlenirken, ilan içeriklerine dikkat etmeden rastgele başvuru yapan bir çok aday elenir. Geriye kalanlar ise aranılıp davet edilecektir, kimine ulaşılmaz, kimi cevap vermez ve sonuçta 5-6 kişiye randevu verilir.

İlk etapta bu kişilerin hepsinin geleceği düşünülürse seçim yapmak için uygun bir sayı olabilir. Fakat görüşme günü ve saati geldiğinde bir bakılır ki ne gelen var ne giden. Aranıldığında da (aynı telefondan aranılıyorsa) genelde ulaşılmaz. Sonuç itibari ile bir veya iki aday gelmiştir. Onlar da belki istenilen performansı gösteremez ve pozisyon için süreç yeniden başlar.

Şirketlerin İK departmanlarınca ve danışmanlık şirketlerince sık sık karşılaşılan bu durumlar neden olduğu olumsuzluklar yaşanmaktadır. Kısaca bu olumsuzluklar şunlardır:

  • Vakit kaybı Mülakat için ortalama 20-30 dakika zaman ayrılmıştır ve işe alımcı programını ona göre yapmıştır. Belki o güne özel olan birkaç toplantı da ertelenmiş olabilir.
  • Elenen adaylar Davet edilen adayların seçimi için birçok aday elenmiştir.
  • Haberdar edilen yönetici ve birimler Hatta varsa ikinci görüşmeci ve bölüm müdürleri de haberdar edilmiştir. Onlar da programlarını olumlu geçen adaylarla görüşmek için planlamışlardır.
  • Uzayan işe alım süreci Aranılan personelin görevine göre yetişmesi gereken bir program ve süre söz konusu olabilir. Adayların mülakata gelmemeleri firmaların bu süreçlerini de aksatabilir. Örneğin mali anlamda yıl sonunun kapatılması gerekiyordur ancak ‘Muhasebe Yöneticileri’nin mülakata gelmemeleri bu süreci aksatabilir.

Peki adaylar açısından olumsuzlukları yok mu? Tabi ki var. Mazereti olan ve haberdar eden adayları konunun dışında bırakarak bu vurdumduymazlık veya gelişigüzel hareket etmelerinin bir bedeli olacaktır.

Dijital pazarlamada doğrular ve yanlışlar neler?

Dijital pazarlamada doğrular ve yanlışlar neler?

Oktay Selçuk Tarih : 18 Şubat 2013

digital-marketingYerli markaların, özellikle global ölçekte dijital pazarlama faaliyetinde bulunan markaları, iyi irdelemeleri gerekiyor. Çünkü doğruları ve yanlışları orada çok iyi görebilirler.

Büyük firmalar hangi dijital kanalları kullanıyor, bunları bir biriyle entegre ediyor mu, eğer ediyorsa ortaya ne tür faaliyetler çıkarıyor, Pinterest’le Adwors’u nasıl birleştiriyor, Remarketing’le müşterilerine nasıl tekrar tekrar ulaşabiliyor, yan ürünleri nasıl satabiliyor, SEO ile nasıl marka imajını tolere ederek ürüne katkı sağlayabiliyor, farklı versiyonlarla nasıl besliyorlar birbirlerini bunları incelemek lazım..

Dijital pazarlamada doğruları görebileceğimiz önümüzde çok fazla model var. Yanlışlar ise bu doğrulardan haberdar olmadan ve dijital ortamın kendine has özelliklerinin farkında olmadan hareket ettiğinizde ortaya çıkıyor.

Dijital pazarlama faaliyetlerinize başlamadan önce kapsamlı bir araştırma ve plan oluşturmadan yola çıkmak yanlışlar silsilesinin temeli olabilir.

Markalar dijital pazarlamada doğru hedef kitleyi nasıl yakalayabilir?

Markalar dijital pazarlamada doğru hedef kitleyi nasıl yakalayabilir?

Oktay Selçuk Tarih : 15 Şubat 2013

bullseyeÖncelikle markaların sundukları hizmet veya satışını yaptığı ürünlerle ilgili detaylı bir dijital plan çıkarmalılar.

Dijital planda dijital ortamların hangi özellikleri taşıdığı, nerede kimlerin varlık gösterdiği ve kullanıcıların davranış şekilleri tespit edilir. Dijital platformlardaki kitle ile fiziki ortamlardaki kitlenin davranış şekilleri faklı olabilir. Ya da bambaşka hiç planlamadıkları bir kitleyle karşılaşabilirler.

O nedenle öncelikle dijital ortamı iyi analiz etmeleri gerekiyor. Türkiye’de ve dünyada dijital dünyayı bilen araştırma şirketleri mevcut. Onlardan yardım alınabilir. Veya dijital ajansınız bu konuda yetkin bir analiz sunabilir.

Dijital planda ikinci olarak hangi kanalların kullanılacağı iyi seçilmeli. Kanallar iyi seçilmezse büyük riskler oluşabilir. Örneğin facebook’u mu yoksa Google Adwords’ü mü kullanacaksınız, bunun seçimi doğru yapılmalı. Dijital kanallarınızı doğru seçtiğinizde bu sizi doğru hedef kitlenize bir adım daha yaklaştırmış olacaktır.

Üçüncü olarak nasıl bir yöntemle ilerleyeceğiniz önemli. Örneğin sizin için doğru hedef kitle facebook uygulamalarına itibar eden yaş aralığında değilse uygulama geliştirmeniz sizi hedeflediğiniz kitleye yaklaştırmayacaktır.

Özetle, dijital medyada doğru kitlenizi kestirebilme ve onu yakalamanın yolu titiz bir planlama çalışmasından geçiyor diyebiliriz.

Hedefler doğrultusunda kararlar alırken nasıl bir yol izlenmeliyiz?

Hedefler doğrultusunda kararlar alırken nasıl bir yol izlenmeliyiz?

İsmail Haznedar Tarih :

hedefStratejist H.Mintzberg karar alma sürecini basit bir follülle açıklıyor. Bu formüle göre karar alırken farklı yaklaşımlar sergilenmelidir. Bu yaklaşımlar alınan kararlar doğrultusunda amaçlara ulaşmayı güçleştirebilir ya da kolaylaştırabilir.

İlk noktada karar alma sürecinde ‘bilim adamı’ yaklaşımını görüyoruz. Bilim adamı nasıl karar alır? Bilim adamı önce problemi tespit eder, bu probleme yönelik çeşitli analizler yapar, sonrasında analizleri değerlendirir, değerlendirdikten sonra bir metoda göre bunların içerisinden en iyisini seçerek bir planlama yapar.

H. Mintzberg’e göre ikinci yaklaşım: ‘sanatçı’ gibidir. Estetik, inovatif, yenilikçi ve sezgisel yaklaşımdır.

H. Mintzberg’in bir diğer yaklaşımı ise ‘zanaatçı’ şeklindedir. Burada deneyim, tecrübe vardır. Herkes bu üçgen içerisinde özelliğini ortaya çıkarıyor; kararlar alıyor. Yeri geldiğinde bilim adamı titizliğiyle, yeri geldiğinde hissi, zaman zaman da ben bunu biliyorum böyle olması lazım diyerek karar alırsınız. Oransal olarak dağılabilir; ama bunları biliyor olmanız karar alma aşamalarında önemlidir.

Bazen bilim adamı gibi yaklaştığınız yerde bir sanatçı gibi yaklaşsam nasıl olurdu diye düşündüğünüzde dünyanız çok değişiyor. Bazen de sanatçı gibi hareket ederken, bir de şu işin matematiğini yapalım dediğinizde akışın değiştiğini görüyorsunuz.

Karar almada H. Mintzberg’ın basit bir metodla sunduğu yaklaşım türlerini gördünüz. Nerede, hangi yaklaşımla karar alacağınızı belirlemek sizlerin elinde; ama hepsinden önce olması gereken şey bir hedef belirlemek.

Rekabet üstünlüğü için “Değer Zinciri Modeli”

Rekabet üstünlüğü için “Değer Zinciri Modeli”

İsmail Haznedar Tarih :

Competition_policy_in_IndiaDeğer üreten her firma kendi değer zinciri modeli oluşturmalıdır. Firma içi ve dışındaki tüm faaliyetler modellenmeli ve bir program dahilinde uygulanmalıdır. Bu modellerden biri de “Değer Zinciri Modeli”dir.

Harvard Üniversitesi profesörlerinden Michael Porter tarafından geliştirilen bu model rekabet üstünlüğünü ele geçirmede ve entegrasyon sürecinde gerçekleştirilen tüm stratejik operasyonları detaylı bir biçimde incelemek için önemli bir araçtır.  Değer modelinde belirli süreçler vardır. Bu süreçler şirketin birincil faaliyetleridir.  Bu faaliyetler, girdilere doğrudan katma değer kazandırma ve onları müşterilerin istediği ürün ya da hizmete dönüştürme tarafını kapsayan süreçleri kapsar. Bunlar;

İçe lojistik, dışarıdan alınan hizmet ve mallardır. İşletmeler, büyümek ve gelişmek için satın almalar gerçekleştirir. Bir fikir satın alabilir, emek kiralayabilir, ürün ya da ham madde satın alabilir.  Tüm bu işlemlerin gerçekleştiği sürece içe lojistik diyoruz.
Operasyonlar, ham maddeleri ve mamulleri imalat süreci sonucunda nihai ürünlere dönüştüren ve böylece değer kazandıran işlemlerdir. Bu safha imalat ve montajı içermektedir.

Dışa lojistik, ürünler imalatın ardından dağıtım merkezlerine, toptan satış noktalarına, perakendecilere ve müşterilere gönderilmeye hazır hale gelmektedirler. Çıkan lojistik işlemleri nihai ürünün depolama da dahil olmak üzere, sipariş işlemlerinin tamamlanması, teslimat araçlarının yönetimi, sipariş alma ve düzenleme gibi ürünün nihaî tüketiciye ulaştırılmasına yönelik bir operasyon alanıdır.

Pazarlama ve satış, fonksiyonel alan müşterilerin ihtiyaçlarını ve taleplerini analiz etmekte ve firmanın hedef kitlesinin firmanın sunduğu hizmet ve ürünler hakkında bilgili olmasını sağlamaktadır. Pazarlama ve satış alıcıların ürünleri satın almalarını sağlamak ile ilişkilidir. Bu bağlamda kanal seçimi, reklam verme, fiyatlandırma, promosyon, satış gücü, kotalar ve kanal ilişkileri de bu başlık altında incelenmektedir.

Hizmetler, bir ürünün değerinin müşteri destek ve bakım hizmetleri ile yükseltilmesini içermektedir. Tamir, satış sonrası destek hizmetleri, şikayetlerin toplanması ve değerlendirilerek cevaplanması, satış sonrası eğitimler, garantiler ve yedek parça temini bu kapsamda yer almaktadır.
Bu sistemde temel hedef maliyetleri en aza indirerek katma değeri yüksek ürünler üreterek daha yüksek bir rekabet gücüne erişmektir.

KOBİ’lerde maliyet hesaplama sisteminin önemi

KOBİ’lerde maliyet hesaplama sisteminin önemi

İlknur Yolcu Tarih :

2000’li yıllarda yaşanan krizler, enflasyonun düşmesi, dövizdeki değer artışının kontrol altında tutulması, Çin faktörü gibi nedenlerle kar marjları birçok sektörde yüzde 5-10-15 oranlarına gerileyince, bilinçli işletme sahibi kar hesaplarını daha ince hesaplar hale geldi.

Artık günümüzde, eski yıllardaki gibi ‘kör döğüşü’ misali, maliyet sistemi olmadan, gerçekleşen birim maliyetlere hakim olmadan piyasaya çıkmak mümkün değil. Piyasanın, rakiplerin aynı anda 2.80 yere yatırması işten bile olmaz bu durumda, fakat maalesef, yurtdışı menşeili ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) yazılımları oturmuş, tüm maliyet değerlerine bu sebeplerle hakim firmalar haricinde, özellikle; KOBİ’ler, atölyecilikten KOBİ’liğe geçiş yapan işletmeler; kısıtlı sayıda personelle çalıştıkları, ERP yazılımları da kullanmadıkları için maliyetlerini hesaplamaya ne zaman ne adam bulabilmektedirler.

Gerçekleşen ürün maliyetlerinizi bilmenizin işletmeniz açısından faydaları şunlardır:

  1. Ürünün fiyatını doğru tespit edebilmek,
  2. Artan yada değişen maliyetler nedeniyle ürünün değişen maliyetine hakim olabilmek ve ürün fiyatını zamanında güncelleyebilmek,
  3. Rakip firmalarla rekabet edebilmek için, esnetilebilecek kar marjına hakim olabilmek,
  4. Üretimi artık karlı olmayan ürünleri üretimden çekebilmek, yerine karlı ürünleri ikame edebilmek,
  5. Üretim Planlama yaparken, karlı ürünlere öncelik vermek, mesaili üretimden özellikle karsız ürünlerde kaçınmak,
  6. Bütçe yapabilmek,
  7. Muhasebenin oluşturacağı Mali Tablolar için çok önemli ve gerekli olan “Stok Değerlemeyi” yapabilmek. Bu madde özellikle çok önemlidir.
  8. Bilanço ve Gelir Tablonuzun sağlıklı ve doğru çıkmasını istiyorsanız, Bilanço ve Gelir Tablonuzun ana kalemlerinden biri olan “Stoklar “ kalemini yani yarı mamul ve mamul maliyetlerinizi doğru tespit etmeniz, olmazsa olmaz şartlardandır.
Girişimci kimdir ve hangi özelliklere sahiptir?

Girişimci kimdir ve hangi özelliklere sahiptir?

Volkan Serhan Tuvanç Tarih :

Man on topGirişimci, çevresine bakmasını ve ihtiyaçlarını görmesini bilen, iş yapmak için gerekli kaynaklarını bir araya getirme becerisine sahip, risk alabilen, yenilikçi düşünen, yeniliklere açık olan kişi olarak tanımlanabilir.

Girişimci başlamış olduğu bir işi sonuçlandırmak için derinden sorumluluk duyar. Bunun için gönüllüdür.

Sahip olduğu kaynakları kontrolünde olması ve bu kaynakları belirlediği hedeflere ulaşmak için kullanmayı tercih eder.

Girişimci körü körüne risk alan değil hesaplayabildiği riskleri alan kişidir. Hedefleri başkalarının gözünde zor hatta imkansız görülse bile girişimci için o hedeflere ulaşılabilir olarak bakar.

Girişimci içten yanmalı bir motora sahiptir; yakıtı da motivasyondur.

Girişimciler kendi tecrübelerinin ve bilgilerinin fazla olduğu, başarılı olma olasılıklarının yüksek olduğu alanlarda girişim yapar.

Girişimci bir işi yürütme mücadelesinden zevk alır ve işlerin nasıl gittiğini neticelerin ne olduğunu görebilmek ister.

Yönetim ve organizasyon becerilerinin üst seviyede  olması gerekir.

Girişimci bir işi tamamlayabilmek için doğru insanları nasıl bir araya getireceğini iyi bilen kişidir.

Girişimci, başarıyı paradan daha değerli görür.

Geleceğe konsantre olur.