int(6) Marka – ajans iletişimi nasıl olmalı?
Marka – ajans iletişimi nasıl olmalı?

Marka – ajans iletişimi nasıl olmalı?

Melih Öztürk Tarih : 31 Mart 2013

communication strat.Başarılı imaj kampanyalarının arkasında genellikle başarılı bir ajans-marka iş birliği yatıyor. Markalar ajansları ile iletişimlerini düzenli ve sağlıklı götürdüklerini takdirde başarı için önemli bir adım atmış oluyorlar.

Günümüzde uygulamalarda halen problemler olsa da bu bilinç o denli yerleşti ki marka-ajans sözleşmelerine “ajansın yükümlülükleri” ve “firmanın yükümlülükleri” gibi maddeler ekleniyor. Bunun uygulamaya yansımasında ise ajans ile iletişimin sağlıklı yürütülmesi gerekiyor. Arada sıcak iletişimi koruyacak kişiler olmalı. Ajansın markadaki muhatabı olan bu kişiler kilit rol üstlenmiş olurlar. Aksi takdirde marka ile ajans arasında kopukluk olabilir.

Bunun yanı sıra marka tarafında ajansa doğru brief’lerin hazırlanıp verilmesi gerekir. Ajans da bu doğru brief’i almaya özen göstermelidir.

Diğer yandan markanın hassasiyetleri konusu çok önemli. Ajans, markayı tüm yönleri ile tanıyamaz. Dolayısıyla ajansa bilgilerin aktarılması gerekiyor. Başarılı kampanyalar ancak bu ayaklar yerine oturduğu takdirde kurgulanıp hayata geçirilebiliyor. Aksi takdirde çok çeşitli problemler sürece ve başarıya sekte vurmuş oluyor.

Girişimcilik dünyada nasıl bir trend yakaladı?

Girişimcilik dünyada nasıl bir trend yakaladı?

İdris Cin Tarih : 30 Mart 2013

GlobalEntrepreneurshipWeek2011Girişimcilik bazı coğrafyalarda çok iyi çıkışlar yakaladı. Bu coğrafyalar özellikle teknoloji, internet sektörlerinde dünyayı etkileyecek konuma geldiler. Bugün mobil teknolojilere baktığımızda bir uygulama dünyada milyarlarca insanı etkileyebiliyor. Bu gelişmeleri birer ilham kaynağı olarak görmek gerekiyor.

Gelişmiş toplumlara baktığımızda sıkıntılı günlerden geçerek, hatalar yaparak bugünkü ekosistemi oluşturduklarını görüyoruz. Twitter, facebook, akıllı telefon gibi mobil teknolojiler bunun örnekleridir.

Sıfır sürecinden başlayarak belli aşamaya gelen toplumlar iyi işleyen bir sistem kurabiliyorlar. Silikon Vadisi’ne baktığımızda girişimcisiyle, yatırımcısıyla, üniversitesiyle, STK’larıyla, birçok ayaklarla, bir birini destekleyen bir yapıyla ilerliyor ve büyüyor. Bizim ülkemizde de bu ortamın hazırlanması gerekiyor. Son yıllarda devlet bu konuda desteklerini arttırmış olsa da koşullar tam anlamıyla oluşturulamadı.

Girişimcilik Türkiye’nin çıkış noktası olabilir. Sosyal girişimler, ticari girişimler ya da kültürel girişimlerimizle dünyaya açılıp bu dönemi çok iyi değerlendirmemiz lazım.

Neden girişimcilik?

Neden girişimcilik?

İdris Cin Tarih :

student_entrepreneurGirişimcilik esasında işleyen düzene yenilik getirme ve katma değer yaratma kaygısıdır. Bu kaygı sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak için oldukça önemli. Bu algıyı üst seviyeye çıkaran toplumlar daima önde olacaklar.

Girişimcilik olgusunu sindirebilen toplumlara baktığımızda dünyada söz sahibi olduklarını görüyoruz. Bu toplumlar dünyanın gidişatını değiştirebilecek güce ulaşmış durumdalar. Biz de bu ülkelerdeki gelişmeleri yakından takip ederek girişimcilik konusunu özümsemeliyiz.

Girişimci olamazsak geriden giden, izleyen, tüketen bir ülke olmaktan kurtulamayız. Var olmak ve dünyada söz sahibi olmak istiyorsak girişimci bir toplum olmamız gerekiyor. Tüketici konumdan üretici konuma geçmek için girişimcilik önemli bir fırsat.

 

Girişimcilik Türkiye için çıkış noktası olabilir mi?

Girişimcilik Türkiye için çıkış noktası olabilir mi?

İdris Cin Tarih :

high-techTürkiye dünyada üreten değil tüketen bir konumda. Sanayi ilimiz Gaziantep’in bir yıllık ihracat geliri sadece cep telefonu ithalatımızı karşılıyor. Ülke olarak gelişen bir ekonomiye sahip olsak da rakamlar bize, geleceğe yönelik bir şeylerin değiştirilmesi gerektiğini işaret ediyor. Bu nedenle çıkış noktası olarak girişimciliği görüyorum.

Dünyada girişimciliğin ülke ekonomilerine çok ciddi katkıları olduğunu görüyoruz. Dünyada çok başarılı girişim örnekleri var; ülkemizde de var. Bu örnekleri daha da yaygınlaştırarak geniş tabanlara yaymak gerekiyor. Bunun içinde devlet politikalarının bu kapsamda şekillenmeli.

Ülke olarak genç bir nüfusa sahibiz. Bu nüfusu etki bir şekilde kullanabilmemiz için işsiz üniversite mezunlarımızın olmaması lazım. Onları da üretken emeğe dönüştürebilmenin tek yolu girişimcilik olarak karşımıza çıkıyor.

Bugünkü koşullar bir daha yakalanamayabilir. Çünkü şu an ciddi anlamda genç nüfus potansiyeline sahibiz. Bu durum yüz yılda bir olur. O nedenle şimdi bu nüfusa girişimciliği aşılarsak ülkemizin gelecekte dünya ekonomisindeki yerini değiştirebiliriz.

Ayrıca yabancı sermayedarların, yatırımcıların dikkatini çeken bir ülke olmamız girişimcilik için bir fırsat. Yabancı fonlar ülkemize geldiği zaman o fonlardan girişimciler olarak faydalanmalıyız ve o kaynakları; girişim olarak, ürün olarak, hizmet olarak ülkede kalıcı hale getirmeliyiz.

Türkiye’de bir girişimcinin karşılaşabileceği sorunlar nelerdir?

Türkiye’de bir girişimcinin karşılaşabileceği sorunlar nelerdir?

İdris Cin Tarih :

tech-innovation_3Ülkemizde girişimcilik konusunda en önemli sorun nesiller arasındaki algı sorunu. Yeni kuşağın girişimciliği algılamasında sorun yok. Ancak eski kuşak bu konuda aşılması zor ön yargılara sahipler. Esasında bütün sorunların temelinde de bu yatıyor.

Toplumumuzun son yüz yılına baktığımız zaman çok fazla bölündüğümüzü görüyoruz. Sürekli kendi içimizde, bir birimize duvarlar ördük. “Eski köye yeni adet getirme”, “İcat çıkarmayın” gibi cümleler kurarak yeniliğe kendimizi kapattık. Değerlerimize zarar vermeden, onları da yaşatarak yeniliklere açık olmalıyız ve bu konuda topluma öncülük edecek gençlerimizin önünü açmalıyız. Bunun içinde girişimciliğin doğru algılanması gerekiyor.

Devlet kademesinde, özel sektörde ve aile bireylerinde söz sahibi olan insanlarda farkındalık oluşturmamız gerekiyor. Toplumdaki karar mekanizmaları fikirlerini hayata geçirmek isteyen, ülke sorunlarına kafa yoran ya da dünyanın ihtiyaçlarını dertlenen girişimci arkadaşlarımızı cesaretlendirmeli, engelleyici değil teşvik edici olmalı.

Bir diğer önemli sorun da yatırımcı konusu. Yatırımcılar, girişimcileri daha fazla tolere etmeli ve onları cesaretlendirmeliler.

Eğitim sistemimizi gençlerin girişimciliğe özendirebilecek yapıya büründürmemiz lazım. Girişimcilik konusunu sadece ticaret, para endeksli görmemeliyiz. Toplumun gelişimi ve ilerici olan her türlüğü yeniliği girişimcilik olarak değerlendirmeliyiz.

Girişimciler medyayı ne zaman kullanmalı?

Girişimciler medyayı ne zaman kullanmalı?

İdris Cin Tarih :

images (5)Bir tanıtıma başlamadan önce ürünün buna hazır olması lazım. Bir internet sitesiyseniz altyapınız belli deneyimlere açık olmalı, hata vermemeli ve içeriğiniz doygun olmalı. Ürün ya da hizmet ne olursa olsun ilk kullanıcılarınızı sizden uzaklaştırmamalı. Eğer ortaya koyduğunuz değer buna hazırsa artık pazarlama faaliyetlerine başlayabilirsiniz.

Ürettiğim değeri daha mükemmel nasıl sunabilirim kaygısını çok fazla taşımamalısınız. Çünkü mükemmeliyetçi olma kaygısı atılım yapmanıza engel olabilir.

Ürününüz kullanıcı tarafından tepki çekmeyecek durumdaysa ürüne uygun kanalları kullanarak pazarlamaya başlayın. Örneğin, online bir projeniz varsa online ortamlarda yer almalısınız. Offline bir ürünse açık hava reklamları, broşür dağıtımı gibi yöntemlerle kullanıcılarınıza ulaşabilirsiniz. Yani koşturduğunuz sektörün gereklerine uygun biçimde pazarlama ve tanıtım yapın.

Burada ikinci önemli nokta, kullanıcılardan aldığınız feedback’leri nasıl değerlendirdiğinizle alakalı. Aldığınız geri bildirimler doğrultusunda kullanıcı ya da tüketicilerinizin istek ve beklentilerini karşıladığınızda müşteri sadakatini oluşturabilirsiniz. Tüketici, kullanıcı talepleri doğrultusunda ürünü geliştirmek veya şekillendirmek de bir pazarlama aşamasıdır.

İsrail – Avrupa enerji hattında en uygun kanal Türkiye

İsrail – Avrupa enerji hattında en uygun kanal Türkiye

Ahmet Küçükkoyuncu Tarih :

nocanvas_genel-energy-ege-yildizi-na-yari-talip-8dwzlİsrail’in Doğu Akdeniz havzasında bulduğu rezervler ile yıllık 10 bcm civarında üretim hedefliyor. Ancak bunun ‘off-shore’ yani açık denizde olması işleri biraz zorlaştırıyor. Zira çıkan gaz, ya sıvılaştırılarak LNG şeklinde tankerler ile ya da boru hattı vasıtasıyla taşınabilir. Bu noktada 3 temel veri en doğru kararı belirlemede etkin rol oynuyor. Bunlar;

1-) Denizde, Floating LNG gemileriyle (yüzen platform üzerinden sıvılaştırılması) sıvılaştırılarak satılması. Ancak bu yöntemle yapılacak ticaret sıvılaştırma nedeniyle gaz maliyetlerini arttıracaktır. (boru hattının 3-4 katı)

2-) Karaya doğru boru döşenip ve burada kurulacak LNG terminalinden sıvılaştırılması yoluyla satış. 3-4 yıl içerisinde dünyaya gerek Shale gaz (kayagazı) ihracatı yapmaya başlayacak ABD, gerekse Avustralya gibi yeni bulunan doğalgaz rezervlerinin piyasaya girişi LNG fiyatlarında aşağı yönlü bir baskı oluşturacaktır.

3-) Türkiye’nin artan enerji talebi… Gerek elektrik gerek doğalgaz ihtiyacı fazla olan Türkiye’nin 2-3 saat uçus mesafesindeki bölgede yegâne enerji tüketim üssü olması anlamına geliyor. Rusya’dan İran’a, Azerbaycan’da Irak’a kadar her türlü gaz satışı için önemli bir pazar. Tüm bunlar çok değil en geç 10 yıl içerisinde Türkiye’yi enerji HUB’ı olmaya aday kılıyor. Hem Avrupa’yı besleyen hatların ana kesişim noktası hem de kendi ihtiyacı nedeniyle cazip bir pazar.

Avrupa’nın enerji tedariği ve İsrail’in menfaatleri doğrultusunda en uygun kanalın Türkiye olduğunu düşünürsek İsrail üzerinden boru hattı yoluyla bunun gerçekleşmesini düşünmek yanlış olmaz. İsrail enerji ihracatını en karlı biçimde gerçekleştirmek istiyorsa Türkiye’ye ihtiyacı var.

“Yeni dünya düzeninde girişimcilerin rolü”

“Yeni dünya düzeninde girişimcilerin rolü”

Volkan Serhan Tuvanç Tarih :

mind-of-the-entrepreneurYeni dünya düzeninde girişimcilik en önemli olgulardan bir tanesi. Gelişmiş ülkelere baktığımızda girişimciliğin ülke ekonomilerinde ne kadar önemli bir konuma sahip olduğunu görüyoruz. O ülkelerde yapılan istatistiksel ve bilimsel araştırmalar girişimciliğin ekonomiye katkısının yüzde 90’ların üzerinde olduğunu gösteriyor. Tabi girişimciliğin çok fazla etkin olmasında ortamın girişimciliğe müsait olmasından kaynaklanıyor.

Türkiye’de girişimcilik

Ülkemizde yeni yeni gündeme gelen girişimcilik hızla gelişen bir yapıya büründü. Ancak buna rağmen birçok alt yapı sorunu da hala çözülebilmiş değil. Oysa şu an dünyanın en hızla gelişen 2. Ekonomisi durumundayız. Bu gelişmenin ve büyümenin kalıcı olması içi girişimciliğin itici güç olarak gelişmenin temelinde yer alması gerekiyor. Ve girişimcilerin önündeki engellerin ve temel sorunların bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyor.

Girişimciliği destekleyen unsurlar

Ekonomiye sağlayacağı katkının ve sahip olduğumuz potansiyelin farkına varan devlet girişimcileri destekleyecek faaliyetlerini son dönemlerde oldukça arttı. KOSGEB daha yaygın duruma geldi. Devlet desteklerinin yanı sıra Avrupa’dan da çeşitli (krediler, hibeler vs.) destekler sağlanmaya başlandı. Teknolojide girişimciliği destekleyen nemli bir unsur olarak görülebilir. Çünkü çağımızda en önemli sermaye bilgi olarak değerlendiriliyor ve teknoloji sayesinde bilgiye ulaşmak artık daha kolay. Yoğun bir genç nüfusa sahip olan Türkiye, bu potansiyeli göz önüne alarak girişimciliğin aşılanması ilkokul seviyelerine kadar indirmiş durumda. Bu durumda gelecek adına önemli bir gelişme olarak geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendiriyor.

Türkiye’de bir girişimcinin karşılaşabileceği sorunlar

Türkiye’de bir girişimcinin karşılaşabileceği sorunlar

Volkan Serhan Tuvanç Tarih :

thinkingGirişimci tanım olarak bir fırsatı görüp o fırsatın risklerine göğüs gererek eyleme geçen kişidir. Bazen alınan riskler çok büyük; o nedenle bir girişimcinin karşılaşabileceği ilk sorun ailesi ve yakın çevresi olabilir. Çünkü bizim toplumumuz düzenli geliri olan işleri daha çok sever. Eğer düzenli bir geliri terk ederek girişimci olmayı düşünüyorsanız aile ve yakın çevrenizin oluşturabileceği baskıyı şimdiden hesaba katmalısınız.

Girişimciliğin ilk başlarında düzenli bir gelir sağlanması çok zordur, uzun mesai saatleri sizi bekleyecektir. Yaşam standardınız eskisinin altına düşebilir. Bunlar her ne kadar geçici durumlar olsa da motivasyonunuzun düşmesine neden olacaktır.

Girişimcileri bekleyen ikinci önemli sorun: Alt yapı sorunlarıdır. Alt yapı sorunlarının başında finans konusu geliyor. Bankaların sağladığı finans desteğini alabilmek için bankaların koşullarını yerine getirmek büyük sıkıntı olacaktır. Bunun yanında sürekli ödemeniz gereken vergiler da söz konusu. Bazı vergileri kazanç sağlayamadığınız durumlarda dahi ödemek zorundasınız. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen fikrinizi hayata geçirme konusunda kararlıysanız siz gerçek bir girişimcisiniz. 🙂

“Nitelikli eleman işsiz kalmaz!”

“Nitelikli eleman işsiz kalmaz!”

Aka Gündüz Özdemir Tarih : 28 Mart 2013

Joined in businessİş dünyasında okul puanının hiçbir önemi yok. Okulu başarılı bir derecede bitirmek de çok önemli değil. Kendinize yatırım yapmanız ve iş esnasında gösterdiğiniz performans önemli.

Nitelikli yetişmek durumunda Türkiye’de hiçbir kimsenin işsiz kalmak gibi bir sorununun olacağını düşünmüyorum.

Eğer bu ülke 2023 yılına kadar iki katı büyüyecekse bu, tarlada tohum ekerek olmayacak. İnsan ile olacak. Konuya bu açıdan yaklaşmamız gerekir.

Nitelik eleman işsiz kalmaz. Yeter ki gerekli niteliğe ve yeterliliğe sahip olunsun. Bugün eleman arayışı had safhada. Her meslekte her seviyede elemana ihtiyaç var. Öyleyse tek problemimiz “nitelik”.. Bence bunun üzerine eğilmemiz gerekiyor.