int(6) Girişimciler için “iyi bir fikir” yeterli değil
Girişimciler için “iyi bir fikir” yeterli değil

Girişimciler için “iyi bir fikir” yeterli değil

Tuğrul Tekin Tarih : 30 Nisan 2013

293111-YoungEntrepreneursPHOTOCREATIVE-1321479228-523-640x480Türkiye’de girişimciler birçok sorunla karşılaşıyor. Bunlardan en önemlisi; girişimin finansal ayağının stabil olmaması. Sizi destekleyen bir yatırımcı ya da elinizde bir sermaye yoksa bu durum iyi bir fikriniz olsa bile işinizi öldürebilir.

İkincisi olarak şunun altını çizmek istiyorum: Girişimci olarak harika bir fikriniz ve harika bir ürününüz olsa dahi eğer ürününüz bireylerden çok kurumlara hitap ediyorsa bu noktada güven eksikliği yaşamanız muhtemel. Örneğin işe yeni başlayan girişimci iletişim noktasında problem yaşayabilir. Elinde iyi bir ürün olsa da iletişimin sağlıklı yürütülüyor olması da işin kabulü için hayati derecede önemli.

Kendinizi büyütme aşamasında ise ürününüzün güzel olması yine yeterli olmuyor. Ortaya koyduğunuz değerin ürettiği fayda noktasında inançlı ve kararlı durmalısınız. Göstereceğiniz irade ve tavır bu süreçte belirleyici olacak. Bu koşullar olmadığında iyi bir ürün dahi olsa kolaylıkla batabilir ve girişimi sonlandırabilir. Dolayısıyla girişimcilere önerim, iyi bir fikrin yanında onun kullanılma ya da satışa sunulma aşamalarını da çok iyi şekilde planlamalarıdır.

üretmesinin yanı sıra yeterli bir güven ve inanç oluşturmanız gerekiyor. Aksi taktirde kimseye ürün satamazsınız ve ürününüzün ticari olarak tüketilmemesi de sizin iş fikrinizin, girişiminizin batması anlamına gelir.

Medya iletişiminde hız ve tutarlılık

Medya iletişiminde hız ve tutarlılık

E. Hilal Korucu Tarih :

bigstock-social-media-communication-in-25540013Medya iletişiminde hız ve tutarlık, markaların önem göstermesi gereken iki konudur.

Medya yöneticileri çok hızlı karar verip hızlı hareket ederler. O nedenle markaların iletişim sorumluları en azından tanışıklık düzeyinde medya yöneticileri ile irtibat halinde olurlarsa bu onlara çok zaman avantaj sağlar. Açıkçası kurumsal iletişim sorumluları kendilerini unutturmamalı ve medya ile araları hep sıcak tutmamalıdır.

Medyada çalışan insanlar zamana karşı yarışır ve bir haberi işlerken detayların birçoğunu atlayabilir. Eğer söz konusu haberin ait olduğu kurumun iletişim temsilcisini tanıyor ve olumlu bir bağ kurulmuşsa hem ondan bilgi alabilir ve muhtemel hataların önüne geçilmiş olur hem de çalışmasını ister istemez daha özenli sürdürür.

İletişim, üretilenin en hızlı eskidiği sektörlerin başında geliyor. Bu sebeple zamanında olmayanın bir daha olma şansı yoktur. O nedenle markalar, gerekeni adımları hızlı ve zamanında atmalılar.

Tutarlık da markalar için çok önemli. Bunun tam karşılığı bir bakıma kurumsal itibardır. İtibarınızı korumak için tutarlı olmalısınız. Beyanatları icraatları ile çatışmayan bir kurum algısı yaratmalısınız.

Hız ve tutarlılık konusunda geride kalan markaların iletişim kazaları yaşaması muhtemeldir. Bu ise marka imajını ciddi anlamda sıkıntı sokabilir.

Türkiye’deki web site tasarımlarının yanlışları

Türkiye’deki web site tasarımlarının yanlışları

Mustafa Dalcı Tarih :

Businessman.Türkiye’deki web sitelerinde özellik çılgınlığına girme ve ana fonksiyonlara odaklanamama gibi problemler var.

Bir ürünü tasarlarken onun her şeyi yapmasını istiyoruz ve sayfayı karmakarışık hale getiriyoruz. Ancak insanlar ürünü birkaç şeyi iyi yaptığı için tercih ediyorlar. İşte burada ana fonksiyona bağlılık çok hayati bir noktada bulunuyor. Web sitesi tasarımcıları, tercih edilmek istiyorlarsa ana fonksiyonların öne çıktığı, içerik odaklı tasarımlara önem vermeliler. Tasarımın birkaç iyi özelliği sitenin tıklanması açısından kullanıcıları aktif hale getirebilir.

Türkiye’deki web sitelerinin diğer bir sorunu da, yeni bir gelişmeyi, durumu her yerde duyurmaya çalışmak. Bir bankayı düşünün EFT ile ilgili bir yenilik yaptınız. Bu yeniliği bankanın ana sayfasında duyurmak yerine insanların o EFT adımındaki koşu yoluna koymalısınız. Ancak söz konusu bilginin sitenin her alanında insanlara sunulmaya çalışılması karışıklığa ve bilgi kirliliğine yol açıyor.

Banner körlüğü

Türkiye’de “banner körlüğü” ne yazık ki bilinmeyen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. “Banner körlüğü” insanların reklama benzeyen her alanı yok saymaları demek. Kullanıcıların odaklandığı alanların dışında kalan arka plandaki alanları çok yoğun kullanmak aslında bir yarar sağlamıyor.

Birçok arayüz, banner gibi uçan kaçan şeylerle ve flash bir içerikle tasarlanıyor. Bu durum kullanıcıda algı karmaşasına sebep oluyor. Sunulan her şeyi fark ettirmeye çalışmak için doğru bir uygulama değil.

Temel olarak şunu unutmamalıyız ki tasarım ne kadar bütünlük gösterirse ön plana çıkarmak istediğimiz şey de o kadar fazla görülür ve dikkat çeker.

Web sitesi kurmak için öncelikle dikkat edilmesi gerekenler

Web sitesi kurmak için öncelikle dikkat edilmesi gerekenler

Mustafa Dalcı Tarih :

web sitesi tasarlamakSite kurmak isteyenler öncelikle hedef kitle odaklı düşünmeliler. Yani tasarımcılar kendi iş önceliklerinden ziyade, “Bu ürün, belirlenen hedef kitlenin hangi sorununu, nasıl çözecek?” sorularına cevap aramalılar. Bu bağlamda site yöneticileri sorunları çözmeye yönelik tasarımlar üretmeliler. Kullanıcıların arayışına yönelik içerik üretmek hedef kitle ve web sitesi arasında bağ kurar. Böylece hedef kitlenin tasarımı benimsemesini sağlar.

İnsanların isteklerine yönelik bir tasarımın yanında, kullanıcıların web sitesini gördüğü ilk anda çok önemli bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Burada web sitesinin biçimsel özelliklerine vurgu yapıyoruz.

Bir web sitesinin ilk dikkat çekici noktası estetik görüntüsüdür. Kullanıcılar, estetik olan arayüzlere karşı her zaman daha sabırlı olurlar. Böylece web sitesinde daha uzun süre gezinirler. Bu da hedef kitlenin sitenin içeriğine daha kolay yönelimini sağlar. Sonuç olarak estetik görünen bir arayüz bizi bir adım öne taşır.

Kullanıcının tasarımdan beklediği diğer önemli unsur, anlaşılabilirliktir. Estetik özelliklerin yanında web tasarımlarının kullanıcının ana aksiyonlarını kolay bir şekilde kullanabileceği ve içeriği rahatça anlayabileceği bir şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Hedef kitlenin sorunu kolay bir şekilde çözüldüğü zaman estetiğin de önüne geçen bir kullanım kolaylığı doğuyor. Böylece kullanıcıların beklentilerini de karşılamış oluyoruz.

Sonuç olarak ideal bir web sitesi, estetik görünüm ile vermek istediğiniz mesajın kullanıcılar tarafından rahat ve kolay bir şekilde kullanılması ile mümkündür.

“Markalar internette itici olmamalı”

“Markalar internette itici olmamalı”

Ömer Yılmaz Tarih : 22 Nisan 2013

Social-Media_3

İnternet insanları reklama maruz bırakıyor. TV’de de aynı problem var; fakat orası on-air yayın yapan bir mecra. Ücretsiz bedava film izlemek istiyorsanız reklamlara maruz kalmayı göze almak zorundasınız. Karşılıklı bir uzlaşma var. Ama internette maruz kalma problemi var. Bu birçok noktada itici de olabilir.

Markalar internet iletişimini planlarken itici olmamalı, bunu elemine etmeli. Ben X bir yerden üyelikle dizi veya film seyredebiliyorsam ekranın sağından solundan bannerlar çıkmamalı. Bu onları sempatik yapmıyor(!)

Dijital medyada reklam yapmanın kurallarının oturması için 3-5 yıl daha gerekiyor. Reklam bir algı sürecidir. Sizinle yanlışlıkla ilgilenmiş, mouse’u kaymış insanın sizin vermek istediğiniz tüm mesajları algıladığını varsayamayız. Buradaki yanılgıyı marka sahipleri çok hızlı bir şekilde, daha doğru bir hale getirmeliler ve bunun farkına varmalılar.

“Reklamverenler reklamlarını herkes gördü sanmamalı”

“Reklamverenler reklamlarını herkes gördü sanmamalı”

Ömer Yılmaz Tarih :

Does-Television-Advertising-Still-WorkReklamverenler kendi reklamlarından çok çabuk sıkılırlar. “Bunu herkes gördü” derler. Keşke herkes onun gibi gazeteyi açıp onun reklamına bakıyor olsa. Öyle bir şey yok. Ona sen her gün bakıyorsun. Ama reklamları herkes izlemiyor.

Reklam saatleri bizim tuvalete gittiğimiz, çay almaya kalktığımız zamanlardır. Çoğu zamanda reklama hoşlanarak bakmayız. Sinemaya gittiğimizde 10 dakika reklam izlemek istemeyiz.

Markalar yaptıkları yatırıma sahip çıkmalı. Reklamın ömrünü tamamlamasını beklemeli, reklamları yayında kaldığı sürece sabırlı olmalı.

Diğer yandan markanızla tüketicileriniz arasında iletişim kurulsun istiyorsanız bunu doğru bir şekilde yapmanız gerekiyor. Yani reklam yaparken her şeyden önce bunun sempatik ve algılanabilir olduğuna dikkat edilmeli. Reklamı, sahibi anlayabilir ve sevebilir ama tüketici hiçbir zaman aynı noktada değildir. Bu açıdan düşündüğümüzde Türkiye’de reklam yapılırken birçok noktada hatalar yapılıyor diyebiliriz.

Depremsel dönüşüm, estetik dönüşüm ve tarihsel dönüşüm

Depremsel dönüşüm, estetik dönüşüm ve tarihsel dönüşüm

Serdar İnan Tarih :

istock-construction-worker-676Gayrimenkulün önemine her daim vurgu yapıyoruz. Bu pazarın kesinlikle geliştirilmesi gerekiyor. Çünkü Türkiye’ye bu anlamda yoğun bir talep var. Ancak talepleri karşılayacak bir alt yapının da oluşması lazım. Bu da kentsel dönüşüm çalışmalarıyla mümkün. Ancak bu olay tek başına bir inşai faaliyet ya da bir mimari çalışma değildir. Ben bu anlamda kentsel dönüşüm planını üç ana noktada değerlendiriyorum; depremsel dönüşüm, estetik dönüşüm ve tarihsel dönüşüm.

Türkiye’nin bulunduğu konum itibariyle en önemli unsur depremsel dönüşüm olduğundan geliştirilecek projelerin de bu noktaya temas etmesi gerekiyor.

Kentsel dönüşümde bir diğer önemli nokta ise estetik dönüşüm olmalıdır. Ülkemizde maalesef estetik binalar yapılmıyor. Bu anlamda yapılacak yatırımlardan ciddi geri dönüşler alabileceğimizi düşünüyorum.

Üçüncü olarak ise tarihsel dönüşüm konusu çok önemli. Yurtdışından gelen insanlar tarihi dokusu olan belli başlı yerlere gidiyorlar, Osmanlı yapılarını geziyorlar. Bizim dünyadaki insanları Türkiye’ye çekecek bu tarz yapılarımızı mutlaka geliştirmemiz gerekiyor.

Mimari literatürümüzü bu noktalar ışığında revize etmeliyiz. Özetle diyebilirim ki eski yapıları güzelleştirmeli ve yenileri de mutlaka çok ses getirir biçimde inşa etmeliyiz. Eski İstanbul’un havasını yeni projelerde de yakalayabiliriz. Bu anlamda benim Havva Ada, Tac-i İstanbul ve Marmara Link gibi projelerim var. Türkiye’nin marka değeri olan şehir potansiyeli için bu gibi projelere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Türk müteahhitler başarısını nasıl devam ettirebilir?

Türk müteahhitler başarısını nasıl devam ettirebilir?

Serdar İnan Tarih :

ConstructionDünya müteahhitler sıralamasında, 1972 yılından bugüne değin yaptığımız 155 milyar dolarlık ciro ile, Çin’den sonra ikinci sıraya yükseldik. Bu yolda çok güçlü olan Alman, Fransız, Kore şirketlerini geride bıraktık. Zor koşullarda elde ettiğimiz makamımızı kolay terk etmemek adına mesleği daha da geliştirmek gayretinde olmalıyız.

İnşaat işi çok yönlü fikirler barındırma, tabiatla mücadele, her gün yeniden sahada program yapma, ileri görüşlü olmak gibi özellikler gerektiren bir iş koludur.

Türk inşaat firmalarının global oyuncu olabilmeleri için öncelikle marka değerlerine önem vermeleri ve iş gücünü geliştirmeleri gerekiyor. Ayrıca firmalar, sektörle ilgili dünyadaki gelişmeleri iyi gözlemlemeli ve teknolojiyle birlikte çeşitlenen teknik yöntemler kullanmaya özen göstermelidir.

Mimarinin bir kaç yıl sonra ekonomik değerini yitirmesinin önüne geçmek adına, firmaların inşaat sektörü ile ilgili geleceğe yönelik faaliyetleri iyi analiz etmeleri gerekiyor, Böylece Türk inşaat firmalarının uluslararası arenaya daha kolay adapte olabilme şansları artar. Bu anlamda inşaat firmalarının uzun vadeli düşünüp, geleceğe yönelik projeler üretmeleri elzemdir.

İşletmelerde sürekliliği sağlamak için…

İşletmelerde sürekliliği sağlamak için…

İsmail Haznedar Tarih :

strategyGünümüzde tüm şirketlerin önemle üzerinde durdukları konuların başında süreklilik geliyor. Neden süreklilik? Çünkü bir şirketin kar ederek büyümesi gerekiyor. Bunun için de stratejiler gerekiyor.

Gelecek söz konusu ise kurumların vizyonu, misyonu, yani hedefleri olması gerekiyor. Bu süreçte stratejik planlamalarını doğru bir şekilde kurgulayan işletmeler bu döngü içerisinde adım adım geleceklerini tasarlamış oluyorlar. Nedir bu sürecin adımları? Öncelikle mevcut durumun analiz edilmesi, hedeflerin belirlenmesiyle bir yol haritasının oluşturulması gerekiyor.

Sonrasında birtakım matematiksel modellerle uzun vadeli fizibilitesini, uzun vadeli finans planını ve finansal planın süreçlerini bireylere ve performanslara indirgenmesi gerekiyor. Böylece şirketin gelecek planları tüm çalışanların katkısıyla hazırlanmış olacaktır.

İş modelinin temel ayakları ve kritik noktaları neler?

İş modelinin temel ayakları ve kritik noktaları neler?

İsmail Haznedar Tarih :

images (7)İş modelindeki en kıymetli unsur müşterinin kendisidir. “Biz kime hitap ediyoruz?” sorusunu yanıtlayarak iş modelinin birinci unsuru olan müşterilerimizi tanımlamalıyız.

İkinci unsur, belirlenen müşteriler için nasıl bir değer ürettiğinizdir. Müşterilerinize nasıl bir fayda üreteceksiniz?

Üçüncüsü, bunu kimlerle karşılıyorsunuz? Ne tür ortaklıklar kuracaksınız? Hangi kaynaklarla bunu yapacak ve hangi süreçlerle bunu besleyip müşterinize ileteceksiniz?

Değeri müşteriye ulaştırırken iki yön, ön plana çıkıyor. Bunlarda ilki: kullandığımız fiziki kaynaklar. Değeri müşteriye nasıl ulaştırıyorsunuz? İkincisi, kurmuş olduğumuz duygusal bağlardır. Şayet bu şekilde tasarlasak iş modelinin önemli bir kısmını bitirmiş oluruz.

Bunların sonrasında geriye iki adım kalıyor:

  • Gelir modelini kurgulamak
  • Gider modelini hesaplamak

İş modeli oluştururken bu temel unsurları göz ardı etmeden, adım adım ilerlediğiniz takdirde sağlam bir temel atmış olursunuz.

Çalışanlar kurum hedeflerine nasıl sahip çıkar?

Çalışanlar kurum hedeflerine nasıl sahip çıkar?

İsmail Haznedar Tarih :

small-business-corporate-cultureHer bir kurumun muhakkak bir hedefi vardır. Bu hedeflerden en önemlisi kar ederek büyümektir. Ama maalesef kurulan her 5 işletmeden bir tanesi varlığını sürdürebiliyor. Bunun en önemli sebebi planlarının uzun vadeli olmaması.

Diğer bir sebep de planların sahiplenilmemesi oluyor. Çünkü biz isteriz ki tüm çalışanlar şirketi patronlar gibi sahiplensin. Bunun için de çalışanların hedeflerin belirlenme sürecinde yer alması gerekiyor.

İşletmenin bir odağı olmalı ve bu odak çalışanın da odağı olmalı. Bu bizi daha uyumlu bir işletme haline getirir. Bunun için de ya çalışanlar stratejik planlara katkı sağlayacak biçimde konumlandırılmalı ya da hedefler belirlendikten sonra bu hedefler bireye başarılı bir şekilde indirgenmeli. Ancak bu şekilde işletmeler süreklilik kazanabilir.

Türk yazılım şirketlerinin en büyük sorunu…

Türk yazılım şirketlerinin en büyük sorunu…

Mustafa Eşgin Tarih :

Internet-Technology-and-Con-530x312Türk yazılım şrketleri 2000’li yılların başında iyi bir çıkış yakaladı. Bu çıkışı gerçekleştirmesinin en önemli nedenlerinden bir tanesi iç piyasadaki ihtiyaçlara yönelik çözümler üretme arayışı oldu.

Sonrasında kurulan teknokentler (İTÜ, YTÜ vs.) firmalara finansal avantajlar sağlamak ve onları bir araya getirerek ortak proje geliştirebilecek zemin oluşturulmaya çalışıldı. Bu önemli bir avantaj; ama buna rağmen uluslararası ölçekte başarılı değiliz.

Uluslararası bir ürün ortaya çıkarmak istiyorsanız çok fazla insan istihdam etmelisiniz. Ülkemizdeki firmaların en önemli handikapları bu olsa gerek. Tüm sıkıntılara rağmen uluslararası projelere de imza atıldı, ama bunlarda çok sürdürülebilir olmadı. Devletin daha net teşvikleriyle firmalar istihdam kaygısından kurtarılırsa uluslararası çalışmalara da yönleneceklerdir.

Bizim yazılım şirketlerimiz daha lokal hareket ederek ülke içindeki ihtiyaçları karşılamaya odaklandılar. Çevik ve iyi analiz etme gücüyle iyi işler çıkaran bir yöntem izliyorlar. Bu durum şirketlerin tecrübelerini arttırmış olsa da onları uluslararası gelişmelerden uzaklaştırdı. Örneğin, bir işletim sistemimiz ya da veri tabanı sistemimiz yok. Belki ilerleyen zamanlar teknokentlerdeki ekipler sağlam bir entegrasyonla birlikte bir proje üretebilir. Bunu da ilerleyen zamanlarda göreceğiz.

“Strateji, bir girişimci için yol haritasıdır”

“Strateji, bir girişimci için yol haritasıdır”

İsmail Haznedar Tarih :

Blue-Ocean-Strategy-640x416Bir girişimcinin iş fikri olabilir; ama stratejisi yoksa bu iş fikrini nasıl hayata geçireceği konusunda bilinmezliklerle dolu bir yolda ilerlemek zorunda kalacaktır.

Strateji, bir girişimci için yol haritasıdır. Çünkü o fikir ticarileşebilir mi? Nasıl rekabetçi olabilir? Sektörde nasıl farklılaşabilir, nasıl konumlanmalı? Tüm bunları belirlemek için bir stratejiye ihtiyaç duyar.

Strateji kavramı içerisinde neler olmalı?

Mevcut durumun analizi

Pazar ve rekabet koşulları

Hedeflerin belirlenmesi

Bir fikrin başarılı bir şekilde ticarileşebilmesi için strateji bir fırsat sunacaktır; o nedenle her girişimci mutlaka bir strateji belirlemek zorunda. Neyi yapacağınızı neyi yapmayacağınızı bilerek işe başlayın!

Markalar dijital medyayı etkili kullanıyor mu?

Markalar dijital medyayı etkili kullanıyor mu?

Güneş Özkan Tarih :

imagesKimi markalar dijital medyayı sadece sosyal medya olarak görüyor. Bugün içerisinde olduğumuz facebook ve twitter gibi dijital tanıtım kanallarının dışına çıkılmıyor.

Çok az sayıda marka daha geniş alana yayılıyor. Etkili web siteleri ve kaliteli bloglar vb kanalları kullanan bu markalar ise genelde büyük markalar.

Diğer yandan dijital medya, özellikle KOBİ’ler için çok uygun. Küçük bütçelerle önemli pazarlama faaliyetlerinin gerçekleştirilebileceği dijital medya kanalları reklam ve pazarlama alanlarına yatırım yapamayan KOBİ’ler için önemli fırsatlar sunuyor. Maalesef bu fırsatları değerlendiren KOBİ sayısı çok az.

Yaratıcı fikirlerle güzel işler yapılıyor mu derseniz buna da yine büyük markalar öncülük ediyor. Aslında dijital medya herkes için uygun bir mecra. Bu alanı en iyi şekilde değerlendirmek gerekiyor.

Özetle, Türkiye’de markaların dijital medyayı etkili kullandığını söyleyemeyiz. Buna karşın dijital medya her geçen gün yeni fırsatlar sunuyor ve sunmaya da devam edecek.