int(6) Siber saldırıların yeni odağı: Mobil
Siber saldırıların yeni odağı: Mobil

Siber saldırıların yeni odağı: Mobil

Murat Göçe Tarih : 30 Ekim 2013

Mobile-SecurityMobil cihazların kullanımı hayatımızın her alanına girdi. Cep telefonlar, tabletler hatta araçlar, mobil teknolojiyle çalışır hale geldi. Dolayısıyla bu kadar yaygınlaşan kullanım hacker’ların da ilgisini bu yöne çekti. Ve neticede bu yeni cihazlara yönelik siber tehditler ve saldırılar arttı.

Bu yeni akıllı cihazların kullanım alanları ve özellikleri o kadar gelişti ki bazen bir firmanın hatta resmi kurumların çok özel bilgileri bu cihazlarda taşınabiliyor. Haliyle bu durum ciddi bir tehlike oluşturuyor.

Avrupa’da bir bankanın CEO’sunun tabletini, parkta unutması sonucunda, banka, batma noktasına gelmişti. Bu örnek gösteriyor ki mobil kullanımı arttıkça ve mobil cihazlar geliştikçe orada tutulan bilgilerin değeri de artacak. O nedenle bir taraftan güvenlik önlemleri ve yeni çözümler geliştirilirken diğer yandan kullanıcıların bu konuda bilinçlendirilmesi yönünde adımlar atılmalı.

Bulut bilişim ne kadar güvenli?

Bulut bilişim ne kadar güvenli?

Murat Göçe Tarih :

bigstock_cloud_computing_11842316Bulut bilişim kavramı son dönemlerde popüler hale gelse de internetin ortaya çıktığı dönemden beri vardı. Öteden beri kullandığımız hotmail, gmail gibi uygulamalardaki verilerimiz bulut üzerinde saklanıyordu.

Bulut bilişim teknolojisi çok daha fazla gelişti. Artık programlarımızı ve tüm verilerimizi bulutta tutabiliyoruz. Bu sayede daha fazla uygulamayı ve veriyi başka bir yerde saklayabiliyoruz. Bu teknoloji özellikle kurumsal firmalar için çok önemli avantajlar sağlıyor; ancak güvenlik konusunda şirketlerin ciddi endişeleri var. Son dönemlerde gündeme gelen güvenlik sorunları ve artan siber saldırılar kaygıları daha da arttırdı.

Tüm siber saldırılar hacker’ların neyi hedeflediğiyle ilgilidir. Hacker’lar evinizdeki bilgisayarı hedefliyorsa tehdit o yöndedir. Siber korsanlar bir şirketin sunucusunu hedefliyorsa o sunucu tehdit altındadır. Yani internet korsanları sizi hedef almışsa verilerinizi nerede saklarsanız saklayın tehdit altındasınız demektir.

Tehdit ve saldırı açısından değişen bir şey yok. Burada önemli olan konu güvenlik önlemlerinin arttırılmasıdır. Çünkü bulut bilişim şirketler için kaçınılmaz bir yatırım haline geldi. O nedenle firmalar bir an önce bulut bilişimi kullanmalı ve daha önce kendi sunucusu nasıl güvenlik altına aldıysa bu defa buluttaki verilerini güvenlik altına almalı. Tüm güvenlik firmaları bu yönde çalışmalara başladı. Dolayısıyla kısa zamanda bu konuda yeni çözümler üretilecektir.

Bulut bilişim ne kadar güvenli?

Bulut bilişim ne kadar güvenli?

Murat Göçe Tarih :

İnterpromedya Genel Müdürü Murat Göçe, bulut bilişim kavramının son dönemlerde popüler hale gelse de internetin ortaya çıktığı dönemden beri var olduğunu, öteden beri kullandığımız hotmail, gmail gibi uygulamalardaki verilerimizin bulut üzerinde saklandığını ifade etti.

Göçe sözlerini şöyle sürdürdü:

”Bulut bilişim teknolojisi çok daha fazla gelişti. Artık programlarımızı ve tüm verilerimizi bulutta tutabiliyoruz. Bu sayede daha fazla uygulamayı ve veriyi başka bir yerde saklayabiliyoruz. Bu teknoloji özellikle kurumsal firmalar için çok önemli avantajlar sağlıyor; ancak güvenlik konusunda şirketlerin ciddi endişeleri var. Son dönemlerde gündeme gelen güvenlik sorunları ve artan siber saldırılar kaygıları daha da arttırdı.

Tüm siber saldırılar hacker’ların neyi hedeflediğiyle ilgilidir. Hacker’lar evinizdeki bilgisayarı hedefliyorsa tehdit o yöndedir. Siber korsanlar bir şirketin sunucusunu hedefliyorsa o sunucu tehdit altındadır. Yani internet korsanları sizi hedef almışsa verilerinizi nerede saklarsanız saklayın tehdit altındasınız demektir.

Tehdit ve saldırı açısından değişen bir şey yok. Burada önemli olan konu güvenlik önlemlerinin arttırılmasıdır. Çünkü bulut bilişim şirketler için kaçınılmaz bir yatırım haline geldi. O nedenle firmalar bir an önce bulut bilişimi kullanmalı ve daha önce kendi sunucusu nasıl güvenlik altına aldıysa bu defa buluttaki verilerini güvenlik altına almalı. Tüm güvenlik firmaları bu yönde çalışmalara başladı. Dolayısıyla kısa zamanda bu konuda yeni çözümler üretilecektir.”

Big data ne gibi yenilikler ve çözümlemeler sunuyor?

Big data ne gibi yenilikler ve çözümlemeler sunuyor?

Eyüp Bay Tarih :

Stream of digital data and eyeBüyük veri deyince sadece yapısal olan verinin analizini değil makinelerin ve insanların oluşturduğu ses, video, resim, sosyal medya benzeri veriler üzerinde de analizler yapmaya başladık. Bu tür veri analizleri önümüzdeki dönemlerde çok daha fazla kullanılacak gibi görünüyor. Dünyada birçok şirket bu tür analizleri yapmaya çoktan başladı. Türkiye’de de birkaç şirket büyük veri analizleri yapmaya başladı.

Gelecekte artık her şeyin analizini yapabilmek mümkün hale gelecek. Örneğin, güvenlik görevlilerine gerek kalmadan kamera görüntüleri üzerinde anlamsal analiz yapılarak güvenlik ya da risk kontrollerinin yapılması ve ilgili alarm sistemlerini kurmak mümkün olabilecek. Aynı şekilde ses, metin gibi veri tipleri üzerinde de analizler yapılabilecek.

Gün geçtikçe genişleyen bir yapı görüyoruz aslında herkes buraya doğru yönelmeye başlıyor. Türkiye’de de birkaç şirket bu konuda çalışmalara başladı. Özellikle sosyal medya ve ses analizi üzerinde analizler yapılıyor. Bu aynı zamanda sesin daha fazla geliştirilmesi, kurumların bunu daha fazla kullanabilmeleri ve bunun aynı şekilde videoya doğru yansımasını görmek de mümkün olacak.

Şirketlerin Big Data konusunda ilk adımları neler olmalı?

Şirketlerin Big Data konusunda ilk adımları neler olmalı?

Eyüp Bay Tarih :

shutterstock_104929805İlk defa büyük veri sistemlerini kullanan şirketler diğerlerine göre daha şanslı sayılabilirler. Çünkü klasik çözümleri kullanan şirketlerin bu yapıdan daha dinamik bir yapıya geçmesi çeşitli sorunları da beraberinde getirebiliyor. O nedenle sürekli değişiklik yapmak zorunda kalıyorlar. Ancak bu işe yeni başlayan şirketler büyük veri üzerinde analiz yapmak için hızlanmış çözümler ile işlerini doğrudan sürdürmeye devam edebiliyorlar.

Big data çözümleri sayesinde çok daha düşük maliyetle, daha az donanım gereksinimi ile hızlı ve daha verimli analiz yapma şansına sahip oluyorlar.

Günümüzün çözümleri sadece veri analizi ile bitmiyor. Sosyal medya, makine verileri, anlamsal analizlerin yapılabilmesi gibi farklı ihtiyaçlarda doğmaya başlıyor.

E-ticarette sürdürülebilirlik nasıl sağlanır?

E-ticarette sürdürülebilirlik nasıl sağlanır?

Hakan Erdoğan Tarih :

online-shopping-keyboard-001Sürdürülebilirlik şirketlerin gündemini en çok meşgul eden konuların başında geliyor. Çünkü günümüzdeki rekabet koşullarında şirketlerin varlığını sürdürmesi çok zor hale geldi. O halde büyük firmalar bulunduğu konumlarını korumak hatta daha öteye geçmek için neler yapıyor, neler yapmalılar?

İnternet ekosistemi çok dinamik bir yapıya sahip. Bundan 3 önceki dinamikler ile şimdiki dinamikler aynı değil. Örneğin, akıllı telefonların hayatımıza girmesi, iş zekası araçlarının gelişmesi, veri analizleri gibi birçok değişim ve yenilik gerçekleşiyor. Şirketlerin de bu araçlara çok hızlı adapte olması lazım. O nedenle böyle bir dünyada sabit durmak sizi geriletiyor. Çünkü rakipleriniz yeni sistemleri iş modellerine hızla entegre ediyor. Sizin de çağın gerektirdiği adımları atmanız ve yatırımları hayata geçirmeniz lazım. Aksi takdirde rekabet etmeniz, hayatta kalmanı çok zor.

“Değişim yönetilmez değişime adapte olunur” diye bir söz var. Lean startup’larla çevik gitmek ve bu çeviklikten yararlanmanız gerekiyor. Yeni teknolojilere hızla adapte olmak, gerekli testleri yaparak başarılı olduğunuz yolda ilerlemelisiniz.

Girişimciler nasıl bir planlama ile yola çıkmalı?

Girişimciler nasıl bir planlama ile yola çıkmalı?

Hakan Erdoğan Tarih :

lean-startup-image“Girişimci, başarma umudu olan ama istatistiksel olarak kaybetmesi beklenen kişidir” diye bir tanım duymuştum. Dolaysıyla yüzde 80 yüzde 90 oranında başarısız olan bir iş modelinden söz ediyoruz. O nedenle çok uzun zaman ve çok fazla emek harcayacağımız girişimler yerine daha yalın girişimler, projeler üzerine çalışmalıyız.

Lean startup (yalın girişim) dinamiklerini kullanarak ürünün bir prototipini hazırlayıp yakın çevremizdeki insanları test grubu olarak kullanarak onlardan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda ürünü geliştirmeliyiz. Bu sayede ürünün çok farklı bir noktaya evrildiğini dahi görebilirsiniz. Zaten talepler ve istekler ne yönde ise ürünü de o yönde geliştirmek zorundasınız.

Girişimcilikte ilk olmak, erken yola çıkmak ve hatalarla erken karşılaşmak çok önemli. Böylelikle bir adım öteye gidip belirsizlikleri ortadan kaldırabilirseniz. Daha yolun başındayken ger dönmek, başa dönmek, farklı yollar bulmak çok daha kolay olacaktır.

Finansallar, nakit akışları doğru planlamak çok önemli. İş planı hazırlarken bunlara çok dikkat etmek gerekiyor. Yine planlamanın en önemli noktası çalışma ekibinin düzgün bir biçimde oluşturulmasıdır. Ekip arkadaşlarınızı çok iyi belirlemelisiniz.

Bilişim sektöründe Türkiye’nin geleceği!

Bilişim sektöründe Türkiye’nin geleceği!

Orhan Akbulut Tarih : 29 Ekim 2013

global-economy-technology-telecommunications-1000Bilişim sektörünün dünyadaki pazar büyüklüğü 2.5 trilyon doların üzerinde; Türkiye’de ise 30 milyar dolar büyüklükteki bir pazardan bahsediyoruz. Daha katma değerli kısmına bakacak olursak, bilgi teknolojileri hizmetlerinin dünyada 900 milyar dolar seviyesinde, Türkiye’de ise 2 milyar dolar seviyesinde olduğunu görürüz. Yani 900’de 2’lik bir orandan bahsediyoruz. Bu oran, dünya pazarlarının gerisinde olduğumuzu da net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 1’lik seviyeye ulaşmamız için ise pazarın 5 kat büyümesi gerekiyor. Tablo bugün olumsuz dursa da, çok hızlı bir şekilde büyüdüğümüzü de eklemem gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde büyüme hızı yüzde 1 seviyelerindeyken, biz çift haneli büyüyüşe devam ediyoruz.

Türkiye bilişim sektöründe bu hızlı büyüme ivmesiyle gelişmiş ülkelerle arayı yavaş yavaş kapatmaya başladı. Ancak burada kritik olan nokta, bu gelişmenin ve büyümenin sürdürülebilir kılınmasıdır. Bu da ancak uzun vadeli stratejiler ve yatırımlarla mümkün. Türkiye’nin öncelikle bu alandaki insan kaynağına yatırım yapması lazım. Üniversiteler ve uluslararası şirketlerle birlikte çok iyi projeler yapılabilir. Bunun için adımlar atılmaya başladı; iyi neticeler elde edildiğini söyleyebilirim.

Türkiye’yi seçilmiş alanlarda, belli noktalara taşıyacak devlet politikalarına, teşviklere de ihtiyacımız var. Türkiye’nin ekonomideki geleceği neyse, bilişimdeki geleceği de aşağı yukarı aynı olacaktır. Günümüzde bu ikisini bir birinden ayırmak çok mümkün değil. Türkiye’yi öncelikli yatırım ülkelerinden biri olarak dönüştürmek mümkün; ancak bunun için gidecek daha çok yolumuz var.

Türkiye bilişim sektöründe rekabetçi bir konuma ulaşabilir mi?

Türkiye bilişim sektöründe rekabetçi bir konuma ulaşabilir mi?

Orhan Akbulut Tarih :

Big-DataHindistan yazılım alanında dünyada rekabetçi bir konuma ulaşmayı başardı. Uzun süre dünyanın oldukça gerisindeydi. Fakat bugün yazılım alanında ABD ve Avrupa ülkeleriyle rekabet edebilecek güze ulaştı. Hindistan, bizim için bu konuda önemli bir örnek olabilir. Ancak aynı zamanda gerçekçi olmamız lazım.

Katma değeri yüksek yazılım çözümlerinde ülkemiz lider bölgelerden biri olabilir. Avrupa kültürüne yakın belli konularda, savunma sanayi gibi, alanlarda başarılı olabiliriz. Bu alanlarda yüksek katma değerli hizmet ihracatıyla Türkiye, uluslararası bir merkez olabilir. Tabii bunun için doğru stratejiler belirlemek ve çok çalışmak gerekiyor.

Türkiye’nin bilişim teknolojilerinde, geleceğine dair iyimser ve kötümser olmak için elimizde çok fazla neden var. Umut verici çok başarılı örnekler de bulunuyor. Örneğin, ATOS olarak BT hizmetlerinde önemli ihracatlar gerçekleştiriyoruz ve her geçen yıl daha da büyüyüyoruz. Ancak uluslararası piyasalarda rakiplerimiz kadar avantajlı değiliz. Polonya ve Rusya gibi ülkelerde hizmet ihracatına yönelik önemli devlet destekleri olduğunu biliyoruz. Türkiye’de de bu tür çalışmalar hayata geçtiğinde, çok daha hızlı bir gelişme sağlanacaktır.

Bilişim sektöründe Türkiye’nin geleceği nasıl şekilleniyor?

Bilişim sektöründe Türkiye’nin geleceği nasıl şekilleniyor?

Orhan Akbulut Tarih :

ATOS CEO’su Orhan Akbulut, ”Bilişim sektörünün dünyadaki pazar büyüklüğü 2.5 trilyon doların üzerinde; Türkiye’de ise 30 milyar dolar büyüklükteki bir pazardan bahsediyoruz. ” dedi.

Akbulut sözlerini şöyle sürdürdü:

”Daha katma değerli kısmına bakacak olursak, bilgi teknolojileri hizmetlerinin dünyada 900 milyar dolar seviyesinde, Türkiye’de ise 2 milyar dolar seviyesinde olduğunu görürüz. Yani 900’de 2’lik bir orandan bahsediyoruz. Bu oran, dünya pazarlarının gerisinde olduğumuzu da net bir şekilde ortaya koyuyor. Yüzde 1’lik seviyeye ulaşmamız için ise pazarın 5 kat büyümesi gerekiyor. Tablo bugün olumsuz dursa da, çok hızlı bir şekilde büyüdüğümüzü de eklemem gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde büyüme hızı yüzde 1 seviyelerindeyken, biz çift haneli büyüyüşe devam ediyoruz.

Türkiye bilişim sektöründe bu hızlı büyüme ivmesiyle gelişmiş ülkelerle arayı yavaş yavaş kapatmaya başladı. Ancak burada kritik olan nokta, bu gelişmenin ve büyümenin sürdürülebilir kılınmasıdır. Bu da ancak uzun vadeli stratejiler ve yatırımlarla mümkün. Türkiye’nin öncelikle bu alandaki insan kaynağına yatırım yapması lazım. Üniversiteler ve uluslararası şirketlerle birlikte çok iyi projeler yapılabilir. Bunun için adımlar atılmaya başladı; iyi neticeler elde edildiğini söyleyebilirim.

Türkiye’yi seçilmiş alanlarda, belli noktalara taşıyacak devlet politikalarına, teşviklere de ihtiyacımız var. Türkiye’nin ekonomideki geleceği neyse, bilişimdeki geleceği de aşağı yukarı aynı olacaktır. Günümüzde bu ikisini bir birinden ayırmak çok mümkün değil. Türkiye’yi öncelikli yatırım ülkelerinden biri olarak dönüştürmek mümkün; ancak bunun için gidecek daha çok yolumuz var.”

Türkiye’de internet erişim olanakları ve yeni çözümler

Türkiye’de internet erişim olanakları ve yeni çözümler

Yusuf Ata Arıak Tarih :

TelecommunicationTürkiye’de ADSL şu anda en yaygın internet erişim kanalı. Yaklaşık 6 milyon 600 bin ADSL abonesi var. Ancak fiber, ADSL’den çok daha hızlı, ama onun kadar yaygın değil.

Fiberde abone sayısı 860 bin civarında. Bu rakamlar fiber yatırımların arttırılması gerektiğini gösteriyor. Metropollerde hızlar düşük de olsa internete ulaşamamak gibi bir sorun yaşanmıyor. Fakat internetin olmadığı ya da çok düşük bağlantılarla internete erişim sağlanan bölgeler de var. Bu bölgelerde fiber yatırımlara ya da alternatif çözümlere ihtiyaç var.

ADSL ve fiberin dışında uydu üzerinden de internet hizmeti sağlanabilir. Üstelik uygun fiyata ve yüksek hızda. Ancak yüksek vergi oranları önemli bir handikap. Bu vergiler kaldırıldığı takdirde Türkiye’nin herhangi bir noktasından hiçbir yatırıma gerek kalmadan uydu üzerinden hızlı internet imkânına kavuşmak mümkün.

Türkiye’de fiber alt yapıları ne seviyede?

Türkiye’de fiber alt yapıları ne seviyede?

Yusuf Ata Arıak Tarih :

telecomsFiber teknoloji dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en önemli konuların başında geliyor. Çünkü fiber yüksek kapasitede bilgi taşıyor ve hızlı bir şekilde internet erişimi sağlıyor. O nedenle fiber altyapısı hızla yaygınlaştırılmalı.

Türkiye’de 860 bin civarında fiber internet abonesi var. Fiber şebekemiz de ortalama 210 bin km civarında. Dolayısıyla fiber yatırımlarını geliştirmemiz gerekiyor. Bunun için de, mevcut kablo altyapılarının paylaşıma açılması ve yeni işletmelerin de kablo çekebilmesinin sağlanması lazım.

Ayrıca fiber şebekesi kurmak isteyenlerin önündeki belediyelerden ve diğer kuruluşlardan gelen engeller bir an önce kaldırılmalı. Bu engeller kalktığında fiber yatırımlar ve beraberinde hızlı internet kullanımı da artacaktır.