int(6) Sağlık sektöründe dijitalleşme ile ne gibi yenilikler geliyor?
Sağlık sektöründe dijitalleşme ile ne gibi yenilikler geliyor?

Sağlık sektöründe dijitalleşme ile ne gibi yenilikler geliyor?

İbrahim Gökçen Tarih : 29 Kasım 2013

GE Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye CIO’su İbrahim Gökçen, “Sağlık hizmetlerinde dijital teknolojiler”

Dijitalleşmeyi sistemler bütünü olarak görmek gerektiğini belirten Gökçen, ”Elektronik sağlık kayıtları ve park sistemlerinin yanı sıra imaj ve resim değişim sistemleri de hastanelerimizde bulunuyor.  Bunları birbirine nasıl bağlayabiliriz, bir sistemdeki veriyi diğerine nasıl aktarabiliriz, toplanan verileri analiz ederek çıkardığımız sonuçları insanlara nasıl ulaştırabiliriz ya da bu sistemler üzerinde nasıl akıllı iş akışları yaratabiliriz gibi konular üzerine yoğunlaşmak gerekiyor. Tüm çalışmalarımızı ve planlamalarımızı bu doğrultuda yapıyoruz.

Türkiye’de de yeni sağlık yatırımlarından bahsederken, ‘hastane kampüsü’ gibi projelerin önemli sonuçları beraberinde getireceği göz önünde bulundurulmalı. Bundan dolayıdır ki, bu projeler ve sistemleri bütünleşik bir sağlık hizmeti olarak görmek daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.

Yapılan çalışmaların, geliştirilen projelerin hedefi; masrafları azaltmak, aynı işi daha az kaynakla yapabilmek, hastanelerin kapasitesini daha çok kullanabilmek ve bu kapasiteyi yüzde 60-65’ten yüzde 90-95’e çıkarabilmek. Sadece hemşirelerin elini yıkamamasından kaynaklanan hastaların enfeksiyon kapması sonucu ölümler yaşanabiliyor. Hemşirelerin odalara girip çıkma zamanlarının bilgilerini bir araya getirerek dahi bu ölümleri azaltabilir ve tedavi konusundaki kalite sıkıntılarını ortadan kaldırabiliriz.” diye konuştu.

Hastanelerde dijitalleşmenin sağladığı olanaklar

Hastanelerde dijitalleşmenin sağladığı olanaklar

İbrahim Gökçen Tarih :

digital-healthSağlık hizmetlerinde dijital teknolojilerin kullanımı konusunda önemli bir aşama kaydedildi. Elektronik sağlık kayıtları ve park sistemlerinin yanı sıra imaj ve resim değişim sistemleri de hastanelerimizde bulunuyor.

Dijitalleşmeyi sistemler bütünü olarak görmek gerekiyor. Bunları birbirine nasıl bağlayabiliriz, bir sistemdeki veriyi diğerine nasıl aktarabiliriz, toplanan verileri analiz ederek çıkardığımız sonuçları insanlara nasıl ulaştırabiliriz ya da bu sistemler üzerinde nasıl akıllı iş akışları yaratabiliriz gibi konular üzerine yoğunlaşmak gerekiyor. Tüm çalışmalarımızı ve planlamalarımızı bu doğrultuda yapıyoruz.

Türkiye’de de yeni sağlık yatırımlarından bahsederken, ‘hastane kampüsü’ gibi projelerin önemli sonuçları beraberinde getireceği göz önünde bulundurulmalı. Bundan dolayıdır ki, bu projeler ve sistemleri bütünleşik bir sağlık hizmeti olarak görmek daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.

Yapılan çalışmaların, geliştirilen projelerin hedefi; masrafları azaltmak, aynı işi daha az kaynakla yapabilmek, hastanelerin kapasitesini daha çok kullanabilmek ve bu kapasiteyi yüzde 60-65’ten yüzde 90-95’e çıkarabilmek. Sadece hemşirelerin elini yıkamamasından kaynaklanan hastaların enfeksiyon kapması sonucu ölümler yaşanabiliyor. Hemşirelerin odalara girip çıkma zamanlarının bilgilerini bir araya getirerek dahi bu ölümleri azaltabilir ve tedavi konusundaki kalite sıkıntılarını ortadan kaldırabiliriz.

 

Makineler arası iletişim kurumlar için neden önemli?

Makineler arası iletişim kurumlar için neden önemli?

Can Ergör Tarih : 27 Kasım 2013

article-na-m2m-marketGeldiğimiz noktayı daha iyi görebilmek için öyle çok geriye gitmeye gerek yok. 150 karakterle SMS gönderirken MMS geldiğinde çok heyecanlanmıştık. Çünkü cep telefonuyla fotoğraflarımızı çok uzaktaki insanlara anında gönderebiliyorduk. Bugün ise 3G teknolojisi ile kameraya bağlanarak evimizi online izleyebiliyoruz.

Geldiğimiz nokta gerçekten inanılmaz bir boyuta ulaştı. Hayatımıza yeni yeni giren makineler arası iletişim (M2M) teknolojileri ise bizi bambaşka bir boyuta taşıyor. Kişisel anlamda da kurumsal anlamda da çok önemli avantajlar barındırıyor. Geleceğe hazırlanan firmaların muhakkak bu alana yatırım yapması gerekiyor.

Geleceğe hazırlanan firmalar, gelecekte güçlü olmak isteyen firmalar teknoloji alt yapılarını şimdiden geliştirmeliler. Aksi takdirde belli bir noktadan sonra ilerleyemez ve bir süre sonrada kapanmak zorunda kalır. Biz Superonline olarak firmalar hakkında araştırma yaparak gelecekte hangi noktalarda sıkıntı yaşayacaklarını, hangi teknolojilere yatırım yapmaları gerektiğini anlatıyoruz.

Firmalara gitmeden önce o firmanın röntgenini çekiyoruz. Ellerinde ne varsa ona uygun çözümler çıkarıyoruz. Anlaşma sağlandığı an uygulama aşamasına geçiyoruz. Bir süre sonra o firma direkt olarak fayda sağlamaya başlıyor.

Dış pazara açılırken dikkat edilmesi gereken kritik noktalar

Dış pazara açılırken dikkat edilmesi gereken kritik noktalar

Hüseyin Tekgüç Tarih : 26 Kasım 2013

TRADEDış pazara açılmadan önce hangi pazarın daha doğru olacağının belirlenmesi gerekir. Bunu belirlemek için dikkatli bir araştırma ve koşulları iyi hesaplamanız gerekiyor.

Bu kriterlerden bir tanesi; malın lojistik maliyetlerine olan duyarlılığı. Örnek verecek olursak; bir konteyner ya da bir treyler malınız 15 bin dolar tutuyorsa, bunu uzak bir ülkeye 5 bin dolar navlun ödeyerek satamazsınız. Ancak malınız en az 60 bin dolar tutuyorsa bu malı 5 bin dolar navlun ödeyerek satabilirsiniz. Buna malın navluna ve lojistik maliyetlere olan duyarlılığı diyebiliriz. Malın birim fiyatı düşük ise ancak yakın ülkelere satma şansınız var.

İkinci kıstas olarak malın raf ömrü gösterilir. Raf ömrü 2 – 3 ay olan bir malı Amerika’ya en erken 17-20 günde zor gönderirsiniz, malın raf ömrü kısalır. Bu nedenle o malı satamazsınız. Üçüncüsü ise; nakliyesi çok yüksek tutan havaleli dediğimiz malları uzak ülkelere satamazsınız. Lojistik dışında pazarın belirlenmesi için talebe bakılır, rekabet durumuna bakılarak bunlar önceden hesaplanıp planlanarak bir strateji oluşturulur.

Markalar yeni teknolojilere neden yatırım yapmalı?

Markalar yeni teknolojilere neden yatırım yapmalı?

Ali Tolga Şahin Tarih :

technology-industry-careerTeknolojiyi takip eden ve yatırımlarını doğru zamanda, doğru biçimde yapan şirketler kazanır? Bu konuda geri kalan şirketler ne kaybeder?

Konuyu en genel anlamda ele alacak olursak çok net ifade edilmeli ki: Teknolojiye yatırım yapmayan firmalar ticari hayatta başarıya ulaşamıyor.

Bir dönem faks makinelerine yatırım yapıyor ve ticari hayatımızı bu altyapı ile döndürüyorduk. Bugün ise bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler ve altyapı yazılımları ile ticari varlığınızı sürdürmeye çalışıyoruz. Yatırım konusunda gerekli adımları atmayan şirketler hem kısa vadede hem de uzun vadede dezavantajlı duruma düşüyor.

Teknolojiye en iyi oranda, en doğru kaynaklarla ve doğru noktaya odaklanarak yatırım yapan şirketlerin yarışı daima bir adım önde götüreceklerini söyleyebiliriz.

Globalleşen dünyada hepimiz teknolojiyle bir araya gelebiliyoruz. Bir toplantı yapmak için fiziksel olarak bir araya gelmemize gerek yok. İnternet aracılığıyla görüntülü ya da sesli iletişimle ticari faaliyetlerimizi sürdürebiliyoruz. Dolayısıyla her şirket teknoloji ile iç içe hale geldi. Teknoloji bizim dışımızda bir yerde gelişmiyor. Takip etmek kolay hale geldi. Bu yüzden bir taraftan teknoloji gelişirken ona duyarsız kalmak, açıklanabilir ya da kabul edilebilir bir şey değil.

Hedefleri olan ve şirketini geleceğe taşımak isteyen firmaların teknolojik yatırımlardan geri durmamalarını öneriyorum.

Kişisel gelişimin en hızlı sağlandığı alan!

Kişisel gelişimin en hızlı sağlandığı alan!

Yakup Avcı Tarih : 25 Kasım 2013

energy-efficiency (1)Kariyerimin 12 yılını uluslararası firmalarda görev alarak geçirdim. Bir satışçı olarak uzun yıllar rekabetin en yoğun olduğu sektörlerden birinde bu kadar uzun çalışabilmemin tek nedeni var: İşimi severek yapmam.

Satış sevmeden yapabileceğiniz, başarılı olabileceğiniz bir alan değil. Çünkü satış çok dinamik bir alan… Sürekli kendinizi geliştirmeniz, yenilemeniz gerekiyor. Dünyadaki gelişmeleri yakından izleyerek kendinizi daima güncel tutmalısınız. Bu işi severek yapanlar işin dinamizmine kendilerini kaptırdıklarında bir süre sonra durup kedilerine baktıklarında ne kadar ilerlediklerinin farkına varacaklardır.

Satış alanında beni motive eden en önemli unsur; bulunduğum sektördeki rekabettir. Rekabetin yoğun olduğu sektörlerde kendini çok daha hızlı geliştirme şansınız oluyor. Son yıllarda teknoloji ve iletişim alanındaki ilerleme sizin olanaklarınızı daha da arttırıyor. İnternet aracılığıyla istediğiniz bilgiye anında ulaşabiliyorsunuz. Dolayısıyla böyle bir ortamda kariyer hedeflemek kişisel gelişim açısından çok önemli fırsatları beraberinde getiriyor.

Satış alanı nitelikli bireylere fazlaca ihtiyaç duyuyor. Bu anlam şirketler yetkin bireylere ulaşmakta sıkıntı yaşıyor. O nedenle kariyer açısından genç arkadaşlar için önemli bir alan olarak görünüyor.

Türkiye elektrik sektörü hızla gelişiyor!

Türkiye elektrik sektörü hızla gelişiyor!

Yakup Avcı Tarih :

Save-Energy2Elektrik sektöründe dünya geneline baktığımızda birçok ülkede olmayan ürün, üretim ve satış organizasyonu Türkiye’de olduğunu görüyoruz. Elektrik ürünleri üretimi ve satışıyla ilgili kablo alanında, ortak elektrik dağıtım panolarında hatta trafolar, panolar konusunda birçok firma üretim ve yurt dışı satışları gerçekleştiriyor.

Üretici olarak Türkiye’yi değerlendirdiğimizde birçok firma dışarıdan alım satım yaparak Türkiye’deki üreticilerle rekabet eder duruma geliyor. Bu durum haliyle piyasa şartlarını zorlaştırıyor. Bizim durumumuzda olan üreticiler karlılığını minimize ederek sektörde varlığını sürdürüyor. Ancak bu durum son yıllarda değişmeye başladı. Yüksek kalitedeki ürünler daha çok tercih edilir hale geldi.

Geçmiş yıllara göre tüketici uzuz ve kalitesiz üründen ziyada kaliteli ve ekonomik ürünlere yönelmeye başladı. Bugün tercih edilen marka olmanız için ürününüz kaliteli ve uygun fiyatlı olmak zorunda. Bu koşullarda rekabeti arttırıyor. Rekabet üreticileri her ne kadar korkutsa da sektörün gelişimi için çok önemli bir unsur.

Elektrik sektörünün 20 yıl önceki durumuna baktığımızda birkaç üreticinin bulunduğu tekelci piyasa yapısını görüyoruz. Ancak değişen ve rekabetçi piyasanın ortaya çıkmasıyla sektör hızla büyüdü ve çok gelişti. Bizde kendimizi sürekli geliştirerek bu piyasa şartlarında tercih edilir marka olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Enerji verimliliğiyle birlikte ortaya çıkan fırsatlar

Enerji verimliliğiyle birlikte ortaya çıkan fırsatlar

Yakup Avcı Tarih :

energy-efficiencyUzun yıllar elektrik sektöründe yer aldığım için sektörün değişimini yakından izleme imkânım oldu. Yaklaşık 12 yıldır süren kariyerim boyunca her geçen yıl sektör biraz daha büyüdü ve bu günlere geldi. Günümüzde uluslararası firmaların yatırımlarıyla birlikte Türkiye’de çok önemli projelere imza atılıyor. Enerji verimliliği, akıllı binalar, temiz enerji vs. bunlardan birkaçı.

Biz enerji üreten bir ülke değiliz. Dolayısıyla enerji tüketiminde verimliliği asgari düzeylere çekmeliyiz. Çünkü enerji tüketimi başta cari açık olmak üzere ekonomiyi büyük ölçüde etkiliyor. Ekonomideki etkiler de yaşamın tüm alanlarına yansıyor. Gelişmeler olumlu olursa yansımaları da olumlu olacaktır.

Son günlerde enerji verimliliği konusunda önemli adımlar atıldı. Örneğin, Enerji Bakanlığı’nın yürütmüş olduğu, hurda araçların trafikten çekilmesiyle 50 milyon dolarlık bir tasarruf sağlanacağı öngörülüyor. Yine binalardaki ısı yalıtım sistemiyle yüzde 70 oranında tasarruf sağlanacağı öngörülüyor. Bununla birlikte şehir aydınlatma planlamalarında LED ışık projelerine geçilmesiyle birlikte yüzde 50’nin üzerinde bir tasarruf sağlanacağı tahmin ediliyor. Santrallerde yapılacak renovasyonlar ile de yaklaşık 200 milyon dolarlık tasarruf sağlanabileceği dile getiriliyor.

Tüm bu gelişmeler sektör için yeni fırsatlar yaratıyor. Bugün bir şehrin aydınlatmasında daha önce kullanılan ürünlerin yerine farklı ürünlerin ve fabrikalarda kullanılan eski teknolojilerin yerine alçak gerilim dağıtım ürünlerinde, otomasyonda, renovasyonda ciddi anlamda avantajlar sağlıyor.

Sosyal medya iletişiminin kurumlara sağladığı yararlar neler?

Sosyal medya iletişiminin kurumlara sağladığı yararlar neler?

Burak Bakay Tarih : 21 Kasım 2013

shutterstock_70553884Sosyal medya iletişimi olmazsa olmaz olarak tanımlayabileceğimiz bir alan. Şirketler burada varolmamayı seçebilir, aktif iletişim yapmayabilir ancak burada kendisi hakkında birilerinin konuşacağını bilmeli. En azından hakkında konuşulanları takip edebiliyor olmalı.

Sosyal medya iletişimin günümüzde kurumlara sağladığı en büyük faydaların başında tüketici ile birebir ve çok hızlı, bütçe efektif şekilde iletişime geçebiliyor olmaları geliyor. Bunun olumlu ve derinlemesine etkileşim anlamında avantajları olduğu gibi şikayet yönetimi ve tüketicilerin rahatsızlıklarını direkt, hızlı ve herkese açık şekilde markaya iletmeleri gibi dezavantajları da var.

Tüm bu süreçler doğru yönetildiği müddetçe marka için başta olumsuz görünen durumlar bile olumlu hale getirilebilir. Hatta tüketiciler arasından markanın azimli savunucuları marka avukatları çıkarılabilir.

Dış ticarette başarı ihracatı özümsemekten geçiyor

Dış ticarette başarı ihracatı özümsemekten geçiyor

Hüseyin Tekgüç Tarih : 17 Kasım 2013

photo_verybig_105020Ticaret bir kültür, ticari bir anlam ve tarz demektir. İhracata hazır olup olmadığınızı net olarak görmek istiyorsanız, kendinize bazı sorular sormanız gerekiyor. İhracata gereken önemi veriyor muyuz, bunun için yeterli bütçeyi ayırmış mıyız, gerekli planlamayı yapmış mıyız? Gibi soruların cevabını net biçimde verebilmeniz gerekiyor.

En başta ihracata gönül vermeniz gerekiyor. Bunun için yeterli eğitiminiz var mı? Dokümantasyonun nasıl yapıldığını biliyor musunuz? Paranın nasıl tahsil edileceğini biliyor musunuz? Yanınızda yabancı dil bilen eleman çalıştırabilecek misiniz? İhracatın lojistiğinden haberiniz var mı?

Bir malı ambalajlayarak Türkiye içinde bir yere göndermekle, yurt dışında bir yere göndermek arasında ambalaj açısından da lojistik açısından da birtakım farklar var. Öncelikle İhracat kültür meselesidir. Bunun farkında ve bilincinde miyiz? Bu kültür ve bakış açısı bizde var mı? İhracata gönül verdik mi? Buna bakmamız gerekir.

İhracatçılarımıza başarılı, verimli, bol ihracatlar yapması dileklerimle

Küresel marka olma yolunda ilerleyen şirketlerin hataları

Küresel marka olma yolunda ilerleyen şirketlerin hataları

Hüseyin Gül Tarih :

globalTürk şirketlerinde genel olarak kurumsallaşmanın ne olduğuyla ilgili bir karışıklık söz konusu. Önce bu karışıklığı ortadan kaldırmak gerekiyor.

Kurumsallaşma kavramına iki farklı açıdan ele almalıyız. Birincisi, şirketin sistemsel olarak kurumsallaşabilmesi, ikincisi de hem çalışan profili hem de karar alma mekanizmalarının kurumsallaşabilmesi. Türk şirketleri genel olarak sadece sistem olarak kurumsallaşma konusunun üzerinde duruyor.

Bir müteşebbisin kendi şirketini belli bir büyüklüğe getirdikten sonra şirket sahibi olarak işi kontrol altında tutabilmesi için sistemlere başvurması ve şirketi bir sistem üzerinden yönetmesi çok doğal bir ihtiyaçtır. Ama kurumsallaşmada genel olarak çalışan profili ve karar alma mekanizmalarının kurumsallaşmaya revize edilmesi göz ardı ediliyor, çok kısa vadede sonuçlar bekleniyor.

Patron şirketleri karar alma ve uygulama konusunda hızlı ve dinamik bir yapıda olsa da kısa sürede başarıya ulaşamadığında “Demek ki ben yanlış yapıyormuşum. Benim şirketimin buna ihtiyacı yokmuş” diyerek kararlarından çabuk vazgeçiyorlar. Ya da hiç bu tarafı düşmeyip yeni sistemler kullanmak yoluna gidebiliyorlar. Ancak her zaman sadece yeni sistemler kullanıyor olmak yeterli değildir, bu sistemleri kullanacak beyinleri de şirketin içerisine adapte etmek gerekiyor.

Genel olarak özetlemek gerekirse Türk şirketlerinin kurumsallaşma yolunda attığı adımları eksik ve sabırsız buluyorum.