int(6) TTNET, AirTies ve Karel işbirliği ile neyi hedefliyor?
Online eğitimin geleceği nasıl şekilleniyor?

Online eğitimin geleceği nasıl şekilleniyor?

Banu İşçi Sezen Tarih : 28 Ocak 2014

Online learningTeknolojik gelişmeler ve internet hızlarının artmasıyla birlikte bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Bugün online eğitim dünyanın, özellikle Amerika’nın gündeminde olan bir konu. Son bir yıla baktığımızda bu konuda önemli gelişmeler yaşandığını görüyoruz. Yaşanan bu gelişmeler önümüzdeki 1-2 yıl sonrasında tahminlerimizin de ötesine geçebilir.

Bu gelişmeler doğrultusunda biz de Turkcell Akademi olarak Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Bu proje önümüzdeki bir yıl içerisinde çok daha önemli bir boyuta ulaşacaktır. Online eğitim gençlere ve yetişkinlere değer katarak hızla hayatımızın içine giriyor.

Turkcell Akademi bugün portalında yer alan inovasyon, girişimcilik, iş dünyası, liderlik ve teknoloji konularında gençlere ve çalışanlara iş dünyasına hazırlanma noktasında ilgili uzmanlardan eğlenceli, keyifle seyredilebilecek, kısa, hap gibi eğitimler sunuyor.

Bu eğitimlerin en büyük amacı, gençleri ve çalışanları iş dünyasına hazırlamak ve onların bu dünya içerisindeki performanslarını attırmalarına katkıda bulundurmak. Bugün gençlerin teknolojiyle ilgili fazla bir şey söylemeye gerek yok. Çünkü teknolojiyle birlikte büyüyen bir gençlik var. Fakat öğrenme noktasında destekleyici unsur olarak teknolojiden yararlanmak çok önemli.

Eğitim kurumları, hocalar elbette çok kıymetli ama artık bunlarla sınırlı değiliz. Teknolojiden yararlanarak merak ettiğimiz, öğrenmek istediğimiz konular hakkında fikir edinebilir ya da ilerlemek istediğimiz alanlarda kendimizi geliştirebiliriz. Farklı disiplinlerde ilerleyebilmek, genel kültürümüzü artırmak, bilgi tabanını genişletmek adına online eğitimin çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Mobil pazarlamanın geleceği nasıl şekilleniyor?

Mobil pazarlamanın geleceği nasıl şekilleniyor?

E. Emre Kanaat Tarih : 24 Ocak 2014

mobile-content2013 yılında yaşanan gelişmeler ışığında gelecek hakkında tahminlerde bulunabiliriz. Bunun için 2013’te kullanmaya başladığımız teknolojilere ve ortaya çıkan fırsatlara bakmamız gerekiyor.

Geçtiğimiz yıl hayatımıza giren en önemli gelişmelerden biri mobil finansal ürünler oldu. Bugün tüketiciler mobil cihazlarla finansal işlemlerini, ödemelerini yapabiliyorlar.

Markalar, önemli bir satış ve pazarlama kanalı olan mobil cihazları, mobil uygulamaları kullanmaya başladılar. Eskiden mobil pazarlama sadece promosyonel amaçlarla ya da iletişim amacıyla mobil reklamda kullanılıyordu. Oysa günümüzde tüketicinin satış anında karar vermesine yardımcı olabildiğimiz, satışı gerçekleştirdiğimiz ve tahsilatı yapabildiğimiz bir kanal olarak kullanılıyor.

2013’te mobil pazarlamanın ticarete, satışa dönüşebileceğini gördük. Bu durum 2014’te çok daha fazla kullanılacaktır. Önümüzdeki dönemde ticarette mobil etkinliği hızla büyüyecektir.

‘2013 mobil pazarlamanın dönüşüm yılı oldu’

‘2013 mobil pazarlamanın dönüşüm yılı oldu’

E. Emre Kanaat Tarih :

Mobile-Marketing2013 yılı mobil pazarlamanın zirve yaptığı ve aynı zamanda değişimin başladığı bir yıldı. Yine mobil cihazların satış penetrasyonu 2013’te önemli ölçüde artış gösterdi. Bu artış mobil pazarlamanın da önünü açmış oldu.

Mobil 2013’te hayatımızın içerisinde oldu. Akıllı cihaz kullanımının artmasıyla birlikte mobil uygulamalarda hayatımıza girdi. Markalar da bu uygulamaları kullanarak tüketicilerle daha fazla diyalog kurmaya başladı.

Yine birkaç yıl öncesine kadar sadece büyük markalar mobil pazarlamanın getirdiği kabiliyetlerden ve tekniklerden yararlanırken, bugün KOBİ’lerin dahi mobil pazarlama aktivitelerini kullanmaya başladıklarını gördük.

Özetleyecek olursak 2013 yılı mobil pazarlama açısından çok önemli bir yıl oldu. Bu yıl mobil pazarlamanın evrimine, değişim sürecine tanık olduk.

Televizyon yayıncılığının geleceği nasıl şekilleniyor?

Televizyon yayıncılığının geleceği nasıl şekilleniyor?

Ahmet Duran Tarih :

m310Bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler kullanıcı alışkanlıklarını ve davranışlarını önemli ölçüde etkiledi. Son zamanlarda kullanıcıların tercihleri kişiselleştirme ve deneyim üzerine yöneliyor. Huawei olarak TV teknolojileri konusunda 10 yılı aşkındır çalışıyoruz ve çok olgun bir yönümüz ve ileri Teknoloji ürünlerimiz ar. Huawei olarak kullanıcı tercihlerini yüksek teknoloji ile buluşturan doğrultuda hareket ederek TV ürünlerimize bunu yansıtmaya çalışıyoruz. Cihazlarda öncelikle deneyime ağırlık veriyoruz. Kullanıcı deneyimi tüm cihazlarla (akıllı telefon, tablet, PC, SmartTV)  bütünleşik bir deneyim sağlıyoruz.

Bir diğer önceliğimiz de kişiselleştirme konusu. Artık insanlar ilgi alanlarına kolayca ulaşmak istiyor. Biz de buna istinaden kişiye özgü televizyon deneyimi yaşatmak için ürünlerimizi bu yönde geliştiriyoruz.

Burada sosyal TV, sosyal network çok önemli. Çünkü insanların sosyal medya hesapları kullanımları onların kişilik özellikleri yansıtıyor. Bu hesapları takip ederek insanların ilgi alanlarını, tercihlerini tespit ediyoruz.

İlerleyen yıllarda bireylere göre hazırlanmış yayın akışları düzenlenecek. Televizyonu açtığınızda sizin ilgi alanlarınız doğrultusunda düzenlenmiş bir yayın akışı göreceksiniz. Hatta kendi yayın akışınızı oluşturabileceksiniz.

Geçmiş yıllarda istediğimiz içeriğe istediğimiz zaman ulaşamıyorduk. Bugün artık özellikle mobil cihazlar sayesinde mekândan bağımsız ve anlık olarak veriye erişmek mümkün. Bu nedenle her konuda olduğu gibi televizyon yayıncılığında da önemli değişimler göreceğiz. İnsanlar artık televizyon için üretilen içeriklere internet aracılığıyla farklı cihazlardan erişebiliyorlar. Örneğin, bir filmi izlemek için onun televizyonda yayınlanmasını beklemek zorunda değiliz. İnternetten bu filme kolayca ulaşabiliyoruz. Bu nedenle bugün önümüzdeki yıllarda televizyon için en değerli içerik canlı yayınlar olacak. Çeşitli konularda hazırlanan canlı yayınlar yani o an için tüketilebilir içerikler artacak. Hatta gelecekte belli saatlerde yayın yapan kanallar görebiliriz. Sadece günün belli saatlerinde yayın yapan ve milyonlarca kişiyi o saatte ekran karşısına çeken programlar olacak.

Yayıncılık alanında yaşanan değişimler yeni iş modellerinin ortaya çıkmasını sağlayacak. Örneğin, bir diziyi bölüm bölüm çekip yayınlamak yerine tamamını çekip bir kerede satıldığını gördük. Bu tür iş modelleri artacaktır. Çünkü insanlar artık bir diziyi takip etmek için bir hafta beklemek istemiyor. Bu da işin katma değerini düşürüyor. Ancak diziyi çekip tamamını satmak işin katma değerini arttırıyor.

Huawei olarak dünyadaki gelişmeleri 50’nin üzerindeki ticari projemizle takip ediyoruz. Markette neler oluyor, insanlar ne istiyor? Bu soruların cevaplarını bularak bunları ürünlerimize yansıtıyoruz. Örneğin, sosyal TV çalışmalarını olgun bir ürüne dönüştüren ve bunu ticari bir ürüne dönüştüren ilk firma Huewei’dir. Buradaki öncülüğümüzü de devam ettiriyoruz.

Vodafone’un hizmet ve sosyal yatırımları

Vodafone’un hizmet ve sosyal yatırımları

Gökhan Öğüt Tarih :

vodafone1 (1)Hizmet yatırımları konusunda mağazalarımız ve müşteri hizmetleri merkezlerimiz 2 önemli noktayı oluşturuyor. Öncelikle mağazalarımızda dijital dönüşüme paralel, gelen müşterilerimizin çok daha net, açık ve kolay bir biçimde internet dünyasına girebilmeleri için gerekli dizayn değişikliklerini yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu yapacağımız değişik ve yeni global dizayn ismini verdiğimiz mağaza dizaynlarıyla internet kullanımını, akıllı telefon sahipliğini daha ileri bir noktaya taşıyabileceğimizi düşünüyoruz.

İkinci önemli nokta da çağrı merkezi yatırımlarımız. Bugüne kadar Türkiye’nin 6 noktasında hizmet veren çağrı merkezlerimize bir yenisini ekliyoruz. Önümüzdeki günlerde açılışını yapacağımız Şanlıurfa çağrı merkezimizde de hem müşterilerimize daha iyi hizmet vereceğiz hem de Şanlıurfa’da başlangıç olarak 350 kişilik hizmet kapasitesiyle iş olanaklarını sağlamış olacağız.
Sosyal alanda yaptığımız yatırımların çok güzel örnekleri var. Beşiktaş Spor Kulübü’yle yaptığımız, öncelikle yenilenmekte olan Beşiktaş Stadı’nın “Vodafone Arena” ismiyle önümüzdeki 15 yıl boyunca hizmet verecek olması bizi çok heyecanlandıran bir yatırım. Önümüzdeki 5 yıl boyunca Beşiktaş Spor Kulübü’nün formalarının göğüslerinde de Vodafone’u göreceğiz.

Bu yatırımın amacı sadece Beşiktaş Spor Kulübü’ne bu stadın inşasında destek olmak değil. Tüm İstanbul’a gurur duyacağımız, spor, müzik ve çeşitli sanatsal faaliyetlerin gerçekleştirilebileceği önemli bir merkez kazandırmak amacıyla bu yatırımı gerçekleştirdik.

‘Vodafone TEİAŞ anlaşmasıyla altyapısını güçlendiriyor’

‘Vodafone TEİAŞ anlaşmasıyla altyapısını güçlendiriyor’

Gökhan Öğüt Tarih :

Vodafone Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) ile yaptığı anlaşma ile önümüzdeki 15 yıl boyunca TEİAŞ’ın fiber hatlarının kullanım haklarını satın aldı. Türkiye’yi uçtan uca kapsayan bu hat ve Vodofone şebekelerinin bağlantısı 3 kat arttı. Aynı zamanda Vodafone Grubunun Avrupa’daki şebekesini Asya’ya bağlayan çok önemli bir köprü kurulmuş oldu.

Dijital dönüşüm hareketi dediğimiz program çerçevesinde sen 4 buçuk yılda yaptığımız yatırımların çok daha fazlasını önümüzdeki 2 yıl için gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Böylece çok daha fazla insan ve kurum mobil internet teknolojilerinden faydalanabilecekler.

Teknoloji alanına yaptığımız yatırımlarla şebekelerimizi en iyi noktaya ulaştırmayı amaçlıyoruz. Fiber yatırımlar, teknolojik altyapımızı güçlendirmek için önemli bir yatırım. Çünkü dijital dönüşüm sürecinde çok daha fazla sayıda abonemiz akıllı telefona sahip oluyor. Data, veri, mobil internet kullanımları artıyor ve bu artan veri kullanımlarını da karşılayabilmek için şebekemizde sürekli geliştirmeler, iyileştirmeler yapıyoruz.

Bu yatırım çerçevesinde önümüzdeki 2 yıl yapacağımız ek yatırımlarla birlikte toplam 300 milyon liraya varan bir yatırımla tüm Türkiye’yi uçtan uca, kuzeyden güneye, doğudan batıya kapsayan bir transmisyon altyapısına sahip olacağız.
Bunun sonucunda akıllı telefon kullananlar çok daha hızlı ve yüksek kapasiteli, kaliteli ve kesintisiz süper interneti Türkiye’nin her noktasından kullanabilecekler.

Türkiye 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilir mi?

Türkiye 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilir mi?

Gökhan Erol Tarih : 10 Ocak 2014

Inovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol yanıtladı: Türkiye 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilir mi?

“Hükumet birtakım hedefler koyuyor. Bunlardan en önemlisi de 2023 vizyonunda 500 milyar dolar ihracata ulaşmayı planlıyoruz. Peki, bu hedef gerçekçi mi? Ya da 500 milyar dolar gerçekten bir hedef mi?

Hükumet sözcülerinden zaman zaman bizzat Başbakan’ın ağzından bu hedefi bu rakamları işitiyoruz. Bu hedef nasıl oluşturuldu? Bu vizyonun nasıl bir planlaması var? Bunların detaylarını bilmiyoruz. Ben bununla ilgili küçük bir araştırma yaptım ve bakın nasıl bir sonuç ortaya çıktı.

Cumhuriyetin ilan edildiği yıldan 2023 yılına kadar ihracat artışlarının kümülatif ortalamasını aldım. Bu rakamlara Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Bu rakamların kümülatif ortalaması sonucunda yüzde 11,6 gibi bir rakama ulaşıyorsunuz. Bu rakam şunu ifade ediyor: İhracatı kendi haline bıraksanız dahi 2023 sonunda 500 milyar dolara ulaşırız.

Bunu herkes test edebilir. Bir Excel tablosu açarak bir sütuna yılları yazıyoruz diğerine de yıllık ihracat oranlarını. 2013’ten 2023’e kadar olan her yıl için yüzde 11,6 büyütün ve ortaya çıkan rakamı görün. Ortaya 500 milyar doların da üzerinde bir rakam çıkıyor.

500 milyar hedefi ulaşılamayacak bir hedef değil. Zaten ihracatımızı kendi haline bırakırsak 500 milyarın üzerindeki bir rakama ulaşacağız. Hedef koyuyorsanız 600 ya da 700 milyar dolarlık ihracat hedefi koymalısınız. O zaman gerçek bir hedef olur. O zaman daha anlamlı bir hedef olur”

Türkiye ihracatta hangi ürünlerle ön plana çıkabilir?

Türkiye ihracatta hangi ürünlerle ön plana çıkabilir?

Gökhan Erol Tarih :

Inovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol yanıtladı: Türkiye ihracatta hangi ürünlerle ön plana çıkabilir?

“Dünyada bazı ürünler sadece bazı ülkelerin isimleriyle anılırlar. Örneğin, kakao dediğimizde brezilya hemen akla gelir. Bunun gibi birçok örnek bulunuyor. Peki, Türkiye ile özdeşleşen ürünler neler? Türkiye dendiğinde akla hangi ürünler geliyor? Türkiye’nin sahiplenebileceği, öne çıkarabileceği, ticari olarak sürekli gelire dönüştürebileceği bir ürün var mı? İhracatta bizi başarıya götürecek en önemli konulardan biri de budur”

“Türkiye mermer konusunda çok ciddi oranlarda ihracat gerçekleştiriyor. Ancak ihraç ettiğimiz mermer blok halinde gidiyor. Çin’e ihraç edilen mermerin tutarına bakıyorum neredeyse nakliye fiyatından daha ucuz. Aynı mermer Çin’den işlenip ya da herhangi bir ülkeden Türkiye’ye ithal ediliyor. İthalat tutarı ihracatın 10 katı büyüklüğünde. Yani katma değer Çin’de ya da ilgili ülkede kalıyor”

“Bu konuda bir diğer acı örnek fındık konusuyla ilgili. Dünya fındık borsası Almanya’da ve fındığın fiyatını Almanya belirliyor. Almanya’nın fiyatını belirlediği fındığı yüzde 70-80’i Türkiye’den gidiyor. Peki biz neden ‘market maker’ değiliz? Fındık borsası neden Türkiye’de değil?”

“Deri yine Türkiye’nin önemli bir ihracat kalemidir. İşlenmemiş ham deri ihracatında bir şekilde önlem alınması gerekiyor. Bu sadece deri değil, mermerde de öyle, diğer ürünlerde de öyle. Tabii burada Dünya Ticaret Örgütü’yle yapmış olduğumuz bazı sözleşmeler, anlaşmalar devreye giriyor. Orada ilgili bürokratlarımızın, ilgili teknokratlarımızın gerekli önlemleri alabileceğini biliyorum ve ümit ediyorum”

İthalata yeni başlayan firmalara öneriler

İthalata yeni başlayan firmalara öneriler

Gökhan Erol Tarih :

Inovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol, ithalat yapmak isteyen ya da ithalata yeni başlayan firmalara çok önemli tavsiyelerde bulundu.

“İthalat yapmak isteyen firmalar mevzuatı iyi bilmeliler ve gümrük denetimlerine çok dikkat etmeliler. Gümrük denetimi dendiğinde akla ilk vergiler gelir. Vergiler önemli ama işin arka boyutu çok daha önemli. Yani iş sadece vergiyle bitmiyor”

“Öncelikle hangi denetime tabi olacağınızı öğrenmek için ürünün Gümrük Terfi İstatistik Pozisyonu (GETİP) numarasını tespit etmek gerekiyor. GETİP numarasını tespitini doğru yapabilmek için bir gümrük müşavirine başvurmalısınız. Gümrük müşaviri de bunun için sizde numune, katalog ya da teknik bilgi isteyebilir. GETİP numarasının doğru tespiti için bu aşama çok önemlidir”

GETİP neden önemli?

“GETİP numarası öncelikle bizim ürünümüze uygulanacak vergi hadlerini söylüyor. İthalatta gümrük vergisi, KDV,ÖTV gibi 20-30 civarında vergi söz konusu olabiliyor. GETİP numarası olmadan ne kadar vergi ödeyeceğinizi, ne tür denetimlere tabi olacağınızı bilemezsiniz”

“İthal edeceğiniz bazı ürünler TSE gibi kurumların denetimine tabi tutuluyor. Yine Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde ithal edeceğiniz elektronik cihazlar Conformite Europeenne (CE) tarafından onaylı olmak zorunda”

“Gerekli belgelerin temin edilmesi ve finansal hazırlıklarınızı önceden yaparsanız başarılı ve sorunsuz bir ithalat gerçekleştirebilirsiniz”

Yurt dışına açılmak isteyen şirketler işe nereden başlamalı?

Yurt dışına açılmak isteyen şirketler işe nereden başlamalı?

Gökhan Erol Tarih :

Inovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol yanıtladı: Yurt dışına açılmak isteyen şirketler işe nereden başlamalı?

“Yurt dışına açılmak isteyen firmaların ilk adımı bu konudaki devlet desteklerini araştırmak olmalıdır. Çünkü çok önemli devlet desteklerinden yararlanarak daha rahat ihracat yapabilirsiniz. Örneğin, UR-GE bu anlamda önemli bir projedir. UR-GE, uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesini amaçlayan bir projedir”

“UR-GE projesi kapsamında firmalara yurt dışı pazarlama faaliyetleri desteği veriliyor. Bu yurt dışı pazarlama faaliyetlerinde 10 ülkeye yurt dışı pazarlama yapma ihtimali söz konusu. Burada proje şirkete potansiyel alıcıyı dahi temin ediyor, buluyor ve masaya oturtuyor. Şirketlerimiz bu projeye dâhil olduktan sonra uçağı kaçırmamaları, sadece uçağa zamanında binmeleri yeterli. Böyle bir destek dünyanın hiçbir yerinde yok”

“Burada başka bir püf nokta ise bu projeler sektörel bazda yapılıyor. Sektörel bazdan kastım, örneğin bir mobilya sektörüne bir yaş sebze-meyveye, plastiğe, makineye  yönelik yapılıyor. Dolayısıyla sektöre yönelik çözümler de bu projeler kapsamında düşünülüyor. Türkiye’de devam eden 150 civarında UR-GE projesi var. Bununla ilgili devlet dairesi, Ekonomi Bakanlığı’na bağlı KOBİ Kümelenme Daire Başkanlığı’dır”

“Bunun dışında da devlet desteklerinden de faydalanmak mümkün. Örneğin,  yine Ekonomi Bakanlığı’nın 2011/1 sayılı tebliği var. Şirketlerimizin e-ticaret sitelerine üye olurken ödedikleri ücretin belli kısımları destekleniyor. Yine bir pazar araştırma desteği var. Yurt dışına giderken şirketimizin uçuş ücreti, konuklama ücreti gibi ücretlerinin belli kısımlarını destekleyerek şirketlerimizi pazar araştırmalarına yönlendiriyor. Onları orada destekliyor. Dolayısıyla yurt dışına açılmak isteyen ve bu konuda pazar araştırması yapan şirketlerin ürün satamaması söz konusu değil”