int(6) ‘2015 bulut teknolojilerinin yılı olacak’
‘2015 bulut teknolojilerinin yılı olacak’

‘2015 bulut teknolojilerinin yılı olacak’

Murat Yılmaz Tarih : 27 Şubat 2015

Microsoft, Kurumsal Müşteriler ve İş Ortakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz datanın artmasıyla bulut teknolojiye duyulan ilginin de artacağını ifade etti.

Günümüzde datanın ve mobilitenin giderek artması datanın bir yerde toplanmasını zorlaştırıyor. Bu konu da önemli çözümlerden biri olarak artık bulut teknolojisi görülüyor. Dataların belli bir yerde toplanması ve ulaşımın kolaylığı açısından bulut teknolojiye olan ilginin giderek artacağı düşünülüyor. Murat Yılmaz bulut teknolojiye olan ilginin bugüne kadar ilerleme safında olduğunu ama bu yıl itibari ile bu ilginin artık fazlasıyla artarak devam edeceğini düşündüğünü söyledi.

Bulut teknolojiye karşı artan ilgiyle beraber Microsoft’un yatırımlarının büyük bir kısmının bu alana kaydığını ifade eden Murat Yılmaz “Microsoft son zamanlarda büyük yatırımlarını hep bulut teknolojisi konusunda yapıyor. Bulut teknoloji veri merkezlerini dünyanın her yerine yaymaya çalışıyor. Bu aşamada isteklerin ve Microsoft’ un yatırımlarının birbiriyle örtüşeceğini düşünüyorum” dedi.

Mobilite ve bilginin artması kişilerin verilerini daha güvenli ve sağlıklı yerlerde tutmaya ihtiyacını arttırdığını belirten Microsoft Kurumsal Müşteriler ve İş Ortakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz “Bunun sonucunda da kendi içlerindeki bir data center kurulumu yerine bulut teknolojilerini kullanma isteği artıyor. Benim gördüğüm bu dataların artması bulut teknolojiye olan isteği de arttıracak ve müşterilerimiz daha fazla bulut teknolojisine güveniyor olacaklar” dedi.

İlk kez ihracat yapacak firmaların dikkatine!

İlk kez ihracat yapacak firmaların dikkatine!

Gökhan Erol Tarih :

Inovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol, üretici firmalar için ihracatın çok önemli bir alternatiftir olduğunu ve piyasaların daralmasıyla beraber yurt dışına olan yönelmelerin arttığını belirtti.

Yurt dışına olan yönelmelerin çok doğru bir alternatif olarak değerlendiren Inovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol “Piyasada riski dağıtmak gerekiyor. İktisatta yumurtaların aynı sepete koyulmaması teorisi var. Bu teoriye göre de ihracat yapmak elzemdir.” dedi.

Daha önce hiç ihracat yapmamış olan firmalar için önerilerde bulunan Gökhan Erol devletin ihracat yapan firmalara yönelik çeşitli desteklerinin olduğunu ve bunların kullanılması gerektiğini söyledi. Gökhan Erol “Bunun için de Wise TV’den devlet destekleri videosunu izlemelerini öneririm. Bu videoda devlet desteklerinde neler var hepsi anlatılıyor.

Devletin verdiği destekler arasında fuar desteği, yurt dışı pazar araştırma desteği, e-ticaret sitelerine üyelik desteği, yurt dışında marka tescil desteği, tanıtım desteği var. Şirketler bu desteklerin hepsini bir araya getirerek 3 yıllık planlarını yapmaları gerekiyor.” diye belirtti.

Üç yıllık planlarını hazırlayan şirketlerin gezilerini devlet desteğiyle gerçekleştirmelerini tavsiye eden Erol, “Tabi bu gezileri de devlet desteğiyle planlamak lazım. Yani bir proje oluşturduğunuzda üç yıllık planda atıyorum 100 bin dolar dip toplam çıkıyorsa bunu devlet desteğiyle 40, 50 bin dolarlara indirmeniz mümkündür iadelerle.” diye söyledi.

Sektörel fuarların çok önemli olduğunu ve her konuda ayrı ayrı fuarların düzenlendiğini ifade eden Inovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol ”Yeni başlayan şirketlere bu fuarları üç yıllık takvimlerine yerleştirerek müşteri ve pazar ziyaretlerini pekiştirerek bir ihracat yol haritası yapmalarını öneriyorum.” diye vurguladı.

Dünyanın yükselen pazarları ve yeni fırsatlar

Dünyanın yükselen pazarları ve yeni fırsatlar

Gökhan Erol Tarih :

İnovakademi, Genel Müdürü Gökhan Erol, dünya da dikkat çeken büyüyen pazarların neresi olduğunu ve analizlerinin nasıl yapılması gerektiğini Wise TV’ye anlattı.

Dünyada var olan 239 ülkenin tek tek takibinin yapılması mümkün değil diyen Gökhan Erol, “Büyüyen pazarları yakalamamız gerekiyor ve o ülkelere yönelmemiz gerekiyor. Şu anda genel olarak baktığımızda Türkiye’nin doğusu MENA bölgesi dediğimiz yani Orta Doğu ülkeleri Kuzey Afrika ülkeleri hala gelecek vaat eden ülkeler arasındadır. Uzun bir süredir de bu ülkeler dünya ticaretinde ilgi çekiyorlar. Afrika’nın neredeyse tamamını bir hedef pazar ve büyüyen pazar olarak göstermemiz mümkündür” dedi.

Latin ülkeleri büyüyen pazar içerisindeki yerini korumaya devam ediyor. Latin ülkelerinin Amerika’ya yakınlığı, nüfusu ve Nafta anlaşmaları dikkate alındığında çok önemli bir pazarlardır. Özellikle Latin ülkeleri arasında bulunan Panama dünya ticaretinde ayrı bir yere sahiptir. Erol Panama ile ilgili şu sözleri söyledi: Panama çevresindeki sekiz on tane ülkeye hitap etmektedir. Panama’da doğru bir tüccarı yakaladığınız zaman sekiz on tane ülkeyi elimine etmiş oluyorsunuz.
Körfez ülkelerinde gayri safi milli hasıla ve petrol gelirleri ve nüfusları ve üretim kabiliyetleri dikkate alındığında çok ciddi ve dikkat çeken pazarlar arasında ver aldığını ifade eden Erol “Körfez ülkeleri önemlidir. Oralarda doğru bir kişiyi yakaladığınız anda otuz kırk ülkeyi kafanızdan silip atıyorsunuz. Bunlar büyümekte olan pazarlar ve çok uzun süre güncelliğini kaybetmeyecek.” diye belirtti

Peki bu kadar fazla pazarı nasıl takip edebiliriz sorusunu yanıtlayan İnovakademi Genel Müdürü Gökhan Erol, “Bu pazarları takip edebilmek için hedef pazar analizi bölümümüze bakmanızı tavsiye ederim Wise.tv’deki. Bu soruya çok detaylı cevapları orada bulabiliyoruz. Orada dediğim gibi ülkelerin nüfusları, gelirlerindeki artışlar ve ya sosyolojik ve demografik değişimler hedef pazarların değişimine de neden oluyor. Politik olaylarda hedef pazarlarda değişime neden oluyor.” dedi.

Hacker’ların yeni hedefi mobil cihazlar!

Hacker’ların yeni hedefi mobil cihazlar!

Murat Göçe Tarih :

Mobil kullanımın artmasıyla beraber şirketlere ait önemli bilgiler daha çok tehlike arz etmeye başladı. Siber saldırılar aynı oranda artış gösterdi. Peki siber saldırılara yönelik ne gibi önemler alınabilir?

Mobil kullanım gün geçtikçe insan hayatının her bir köşesine yerleşmeye devam ediyor. Kullanımların artmasıyla beraber içerik bilgilerinin gizliliği ve öneminde ki artışa eş değer olarak hackerlarında ilgisi bu yönde artış gösteriyor. Bilgi Güvenliği Uzmanı Murat Göçe bu tehlikeler karşında mobil güvenlik önemlerininde artış gösterdiğini söyledi.

Günümüzde giderek mobilleşen bir bilgi sistemi oluşmaya başladığını dile getiren Göçe devlet kurumlarının bilgilerine dahi taşınabilir cihazlardan ulaşılabildiğini belirtti. Bu durum karşısındaki büyük tehlikeyi Avrupa’ da yaşanan bir örnekle açıkladı Göçe “Avrupa da şuan ismini hatırlayamadığım bir banka CEO’sunun netbook’unu parkta unutmasıyla batma noktasına geldi. Yani CEO’nun bütün bilgileri netbook’undaydı ve parkta unuttu bu bilgilerin tamamı hackerın eline geçti. Yani taşınabilir mobil cihazlar arttıkça ve geliştikçe bunun üzerindeki bilgilerin değeri de artıyor hackerların da ilgisi aynı oranda artıyor.”

Tehlikenin artmasının karşılığında güvenlik şirketlerinin gerekli önemleri aldığını ve gerekli çözümler geliştirdiğini belirten Bilgi Güvenliği Uzmanı Murat Göçe sadece bu önemlerin yeterli olmadığını personellerinde bu tehditler karşısında gerekli hassasiyeti göstermelerinin gerektiğini de dile getirdi ve ekledi “Her zaman önemli olan insan faktörü. Mobil bir cihazının ele geçirilmesi ve ya bir yerde unutulması durumunda ne tür bir zarar uğrayacağının bilincinde olması lazım insanlar. Yoksa siz istediğiniz kadar güvenlik önlemi alın bu mobil cihaz bir yerde unutulursa bu bilgilerin başka birilerinin eline geçmesi kuvvetli muhtemel. “

‘Stratejisi olmayan bir girişimci uzun vadede kaybetmeye mahkumdur’

‘Stratejisi olmayan bir girişimci uzun vadede kaybetmeye mahkumdur’

İsmail Haznedar Tarih : 25 Şubat 2015

Stratejist İsmail Haznedar, parlak fikirlerle yola çıkarak kendi işletmelerini kurmak isteyen girişimciler için stratejinin önemine değindi. Haznedar, Stratejisi olmayan girişimcilerin uzun vadede kaybedeceğini belirtti.

Girişimcilerin stratejilerini belirlemesinin çok önemli olduğunu belirten Stratejist İsmail Haznedar, “Stratejisi olan girişimci ne yapmayacağını iyi bildiği için ne yapacağının resmini de gayet açık bir şekilde görmüş olur” dedi. Sadece bir fikrin bulunmasının girişim için yeterli bir adım olmadığını vurgulayan İsmail Haznedar, girişimin ticarileşmesi için mutlaka bir stratejisinin olması gerektiğini söyledi.

Stratejinin belirlenmesi girişimcinin yol haritasını çıkartmasını sağlayacak ve rekabetci ortamda nerede ve nasıl bir konumlanmaya gideceğini belirleyecek. Girişimci strateji sayesinde piyasanın analizini çıkartmış olacak diyen Haznedar, “Bu analiz ve gözlemler sonucunda bir hedef belirlemesi gerekecek. Belirlenen hedef sonrasında hazırlanan stratejide girişimcinin yol haritası olacak. Çıkarılan yol haritası da fikrinin ticarileşmesini sağlayacak. Bu nedenle her bir girişimciye ben strateji belirlemesi konusunda, ne yapacaklarını ve ne yapmayacaklarını bilerek başlamalarını tavsiye ediyorum.” dedi.

Stratejist İsmail Haznedar, girişimcinin stratejisini belirlemesini kendini hedefe kitlemesini sağlayacağını ve finansal açıdan sınırlı olan kaynakların direk hedefe yönelmesini sağlayacağını vurguladı.

‘Her insan kişisel bir işletmedir’

‘Her insan kişisel bir işletmedir’

İpek Aral Kişioğlu Tarih :

Gelişen zaman ve gelişen teknoloji insanlara kişisel markalaşma olanakları tanıdı. Zamanın getirilerinden biri de markalaşmaya giderken sürekli kendini geliştirip kendi PR çalışmalarına olanak sağlayan sosyal mecralar oldu. İK Proje Danışmanı ve Blogger olan İpek Aral Kişioğlu kişisel markalaşmayı ve önemini Wise .TV kameralarına anlattı.

21. yy’ ın insanları artık kendini daha iyi tanıyor. Kendini tanımayı, keşfetmeyi başaran yeni nesil çalışanlar artık birbirini takip eden bir çok işte aynı anda çalışıyor. İpek Aral Kişioğlu’ da kendini yeni nesil çalışanlar arasında düşündüğünde belki de beş sene sonra yaptığı işin bambaşka tanımlaması olacağını ifade ediyor. İpek Aral Kişioğlu “Yeni nesil çalışan tanımına sahip olabilmem yeni kapıları, yeni pencereleri açabilmem için bulunduğum organizasyonun ötesinde İpek’ i var etmem gerekiyor, kişisel markamı var etmem gerekiyor. Kendimi tanımlamam ve kendi, İpek marka değerlerimi başta internette konumlandırmam gerekiyor.” dedi.

Yeni nesil çalışanların, markalarının konumlanmasında Wise Tv’nin önemli bir yerinin olduğuna deyinen Kişioğlu “ Wise Tv sayesinde farklı platformlarda tanıtımlarımızı yaparak geleceğimize yatırım yapıyoruz hemde bu çaba içerisine girip kendimizi sürekli geliştiriyoruz.” diye söyledi.

Çalışanların markalaşma çabasına girmeleri kendilerini sürekli yenilemelerini ve geliştirmelerini sağlıyor. Gelişen ve değişen hayata markalaşma sayesinde hızla adepte olabilen çalışanlar için; Bugün ben ney isem üç sene sonra da aynı kişi oluyorsam ben geriye gidiyorumdur ve markalaşamıyorumdur diye söyleyen Kişioğlu “Değişime açık olan insan on sene sonra bütün değişimlere karşı hazır durumda olacak. Çünkü markası her zaman dinamikti.”

Kişisel markalaşmanın önemini anlatımında sürekli yenileyen Kişioğlu her bireyin bir işletme olduğunu söyledi. Kişioğlu “Üniversite eğitimlerinde de gençlere bunu sürekli vurguluyorum: ‘Gelecek sizin. Siz hepiniz birer işletmesiniz, tek kişilik bir işletme. Büyük bir işletmeye girdiğinizde varlığınızı devam ettireceksiniz O işletmeden çıkıp başka bir yere de girebilirsiniz veya kendi bireysel işletmenizi girişimle büyütebilirsiniz ama ilk başta daha birinci günden kendi marka değerlerinizi tanımlamanız lazım. Bunlara bağlı bir şekilde hayatınızı devam ettirmeniz lazım.’ dedi.

İnsanların iş hayatındaki gelişimini ve başarısını sağlıklı yürütebilmesi adına hedeflerinin olması gerektiğini dile getiren Kişioğlu, hedefi olmayan kişiler her rüzgarda savrulur ve iş hayatının uzun yolculuğunda başarılı olması mümkün olmaz diye belirtti.

Mobil teknoloji yatırımları şirketlerin kaderini etkileyecek!

Mobil teknoloji yatırımları şirketlerin kaderini etkileyecek!

Arda Kertmelioğlu Tarih :

Mobilera VP Marketing CEO’su Arda Kertmelioğlu mobil teknolojilerin gelişimi ve şirketlerin bu noktada nasıl bir tavır alması ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.

Mobil gelecektir gibi cümlelerin artık bittiği noktasının yaşandığını söyleyen Arda Kertmelioğlu “Mobil bugün zaten hepimizin cebinde. Çantamızda birden fazla cihaz var. Bu son kullanıcıda da böyle artık eskisi gibi belirli bir zümrede olduğu dönemleri çoktan geride bıraktık.” dedi

Mobil gelecektir kavramının bittiği gibi bir iki sene içerisinde akıllı kavramının da şu an ki uzaklığını bitireceğini söyleyen Arda Kertmelioğlu “Akıllı kavramının da ben bir iki seneye kadar ortadan kalkacağına inanıyorum çünkü artık her şey akıllı oluyor. Bugün satılan dört telefondan üçü akıllı telefonsa ve tabletler vs. Yarın öbür gün üzerimize giydiğimiz saat gibi gözlük gibi kemer gibi ve ya evimizdeki aletlerde buzdolabı, çamaşır makinesi gibi ya da arabamızdaki herhangi bir şey her şeyde bir bulut üzerinde haberleşiyor ve sizin hayatınızı kolaylaştırıyor olacak.” diye belirtti.

Kertmelioğlu günümüzde gelinen noktayla beraber artık kurumların mobile bakışının değişmesi gerektiğini ve mobilde nerede olduklarını iyice değerlendirdikten sonra ciddi bir girişim yapmaları gerektiğini vurguladı. Mobilera VP Marketing CEO’su Arda Kertmelioğlu “Kurumlar artık mobile son kullanıcılar ne istiyorlar gerçekten ben buna nasıl hizmet verebilirim bunu düşünüp aksiyon almalılar ve uzun soluklu olarak buna yatırım yapmak durumundalar. Çünkü tek tük yapacakları hamleler onları hiç bir yere götürmeyecek ve yanıltıcı bir girişim olabilir.”

Kurumlar ERP yazılımı alırken nelere dikkat etmeli?

Kurumlar ERP yazılımı alırken nelere dikkat etmeli?

Umut Altınay Tarih :

ETG Danışmanlık Şirketi’nin İş Geliştirme Müdürü Umut Altınay, kurumların ERP yazılımı alırken nelere dikkat etmeleri gerektiğini ve en uygun ERP seçimini yapabilmek nasıl bir araştırma yapmaları gerektiğini anlattı.

ERP, kurumsal kaynak yönetimleri yazılımlarını almak için yola çıkan firmaların özellikle ihtiyaçlarını çok iyi tespit etmeli gerektiğini söyleyen Umut Altınay  “ Firmalar öncelikli olarak ihtiyaçlarını iyi belirlemeli çünkü burada en iyi ERP yazılımı diye birşey söz konusu değil. Firmalar ihtiyaçlarına en uygun, hedeflere en uygun, yapmak istedikleri şeylere en uygun ERP yazılımını aslında arıyor ve buluyor olması lazım. Dolayısıyla en pahalı en iyidir ya da en çok tercih edilen en çok kullanılan en iyisidir gibi klişe bir takım yanlışlara firmaların düşmemesini tavsiye ediyoruz.” dedi

Firmaların ihtiyaçlarını tespit etmesininde yeterli gelmediğini dile getiren umut Altınay “Tespitlerinin bu gün olduğu kadar yarınını da hedeflerine uygun bir seçim yapmalarını önemle vurguluyoruz ERP seçimlerindeki firmalara.” diye söyledi.

ERP seçiminde önemli konulardan bir diğerinin kıyaslama olduğunu söyleyen Altınay “Buradaki kritik konulardan bir tanesiyse kıyaslama çünkü ERP projelerinde bir lisanslama ayağı var konunun bir de danışmanlık dediğimiz danışmanlık hizmetlerinin verildiği uygulama kısmı. Lisanslama kısmında bu seçimi yapacak olan firmaların dikkat etmesi önemli çünkü bazı yazılımlar modüler bir şekilde lisanslama yapıyorlar. Örneğin muhasebe, finans, insan kaynakları, üretim gibi modüller ayrı ayrı fiyatlanabiliyor. Dolayısıyla bu konuya dikkat etmekte yarar var çünkü bazı firmalar haklı olarak bütün süreçlerini bir kerede canlı  olarak kullanıma alamıyorlar. Bölmek gerekebilliyor süreci. Bu noktada örneğin insan kaynakları modülünü firma ilk etapta uygulamak istemiyorsa ve örneğin bir sene sonra uygulamayı düşünüyorsa bunun ilave bir bedelinin olup olmayacağını lisans açısından iyi konuşulup, görüşülmesi gerekir diye düşünüyoruz.” diye belirtti.

ERP seçmek üzere olan firmaların dikkat etmesi gereken bir diğer noktada bu yazılımı uygulayacak ve uyarlayacak olan iş ortağının veya bu eko sistemin olup olmadığı ya da ne kadar çok olduğu diyen ETG Danışmanlık Şirketi’nin İş Geliştirme Müdürü Umut Altınay: Örneğin Türkiye’de dynamics ortağı diye baktığınızda ERP ve CRM’de kırkın üzerinde iş ortağı var yani bir firma bu yazılımı örneğin Microsoft’tan satın aldı. Satın aldıktan sonra bunu uygulayacak danışman firmaya bağımlı kalmıyor. Bir süre sonra o danışman firmayla çalışmak istemezse önünde seçeneklerinin olması lazım. Dolayısıyla bu yatırımı yapmak üzere olan firmaların bu noktaya dikkat etmelerinde de büyük fayda var.