int(6) İş Güvenliği Uzmanları derneği Türkiye’de neyi amaçlıyor?
İş Güvenliği Uzmanları derneği Türkiye’de neyi amaçlıyor?

İş Güvenliği Uzmanları derneği Türkiye’de neyi amaçlıyor?

Osman Sayar Tarih : 30 Eylül 2015

İş Güvenleri Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Sayar, İş Güvenliği Uzmanları derneği olarak yürüttükleri çalışmaları ve ülkemizde iş güvenliği alanındaki hedeflediklerini Wise TV’ye anlattı.

İşletmelerin en sağlam yapısının alınan eğitimlerle bu anlamda bir bilince sahip olmak olduğuna vurgu yapan Sayar: ” İş güvenliği uzmanları derneği 2010 yılında kurulan ve bundan sonra çok iyi hizmetleri vermeyi hedefleyen bir dernek. Derneğimizin tamamen içeriği maddi bir beklenti içerisinde olmadan ülkemize ve milletimize iş güvenliği konusunda bilgilendirme yapmak ve iş güvenliği konusunda ihtiyaçların belirlenmesi, sonuçlanması konusunda yardımcı olabilmek. Burada bizim öncelikli olarak hedefimiz ülkemizdeki sektörlerin, işverenlerin, işveren vekillerinin eğitimler ile bilgilendirmek. Çünkü işletmenin en sağlam yapısı eğitimdir. Dolayısıyla biz ilk önce iş güvenliğinin bir kültür haline gelmesini sağlamak için öncelikle eğitimle insanların bilgi sayacını arttırmak oldu. Tabi ki dernek aynı zamanda çalışma bakanlığı ile çalışmalar yürütüyor. Örneğin mevzuat çıktığın mevzuat ile ilgili görüşlerimizi sunuyoruz. Özellikle görüş sunarken de ülkemizin ya da sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda bilgiler veriyoruz ki tam anlamıyla bir sonuç alabilelim” dedi.

Eğitimlerin yanı sıra dernek olarak seminerlere de büyük önem verdiklerinin altını çizen Sayar: ” Dernek faaliyetlerimizden bir diğeri seminerler. Özellikle fuarlarda ve il dışlarında seminerlerimiz var. Ayrıca 20 ilde iş güvenliği uzmanları derneği var . Bu uzmanlar buralarda aktif olarak görev yapıyor. Bir diğer hizmet alanımız ise diğer sektörlere yardımcı olmak. Örneğin biri uzman aradığında ya da bir şantiyede eleman arandığında onlara bilgi vererek yön göstermek” şeklinde konuştu.

Son olarak Türkiye’de iş güvenliği alanında kurulan ilk derneklerden bir tanesi olduklarını söyleyen Sayar: ” Bu konuda sağlam adımlar atıyoruz. İş güvenliği gönüllülük esasına dayanan bir konu dolayısıyla iş güvenliğine gönül veren ve iş güvenliğini tamamen yapmak isteyen insanlar ile birlikte yürüyoruz” dedi.

Türkiye’de mücevher sektörünün sorunları nelerdir?

Türkiye’de mücevher sektörünün sorunları nelerdir?

Nilgün Kuyumcu Tarih : 28 Eylül 2015

MÜTİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Kuyumcu, Türkiye’deki mücevher sektöründe yaşanan sıkıntıları ve yapılması gerekenleri Wise TV aracılığıyla anlattı.

Mücevher sektöründeki en büyük sorunların başında tasarıma gereken önemin verilmemesi olduğuna dikkat çeken Kuyumcu: “Öncelikle biz mücevher sektöründeki problemleri tespit ederek bu yola çıktık. Bu problemleri şöyle sıralayabiliriz; her şeyden önce uluslararasılaşma  noktasında çok fazla eksiklerimiz var. Bu nedir, akreditasyon, sertifikalandırma ve standardizasyon tarafında tabi ki iyileştirilmesi gereken uzunca bir yolumuz var. Onun dışında sektörümüz maalesef Çin ve Hindistan ile rekabet edebileceğini düşünerek o yönde katma değer üretmeden bir gayret içerisindeler. Yani fiyatta daha çok rekabet sağlayabileceklerini düşünüyorlar ve yanlış bir yoldan çıkış arıyorlar. Biz bu noktada proje kapsamında kesinlikle bir Çin ve Hindistan ile yarış asla düşünmedik, düşünemeyiz. Henüz teknolojimiz çok iyi bir seviyede değil ayrıca tasarım tarafında çok büyük eksiklerimiz var. Sektörümüzün maalesef tasarım tarafına ciddiyetle yönelmediğini düşünüyoruz. Tasarımın ne kadar önemli olduğunun, katma değerin ne kadar önemli olduğunun bilincinde olmadıklarını düşünüyoruz” dedi.

Hedeflerinden bahseden Kuyumcu, UR-GE projesinden ve proje kapsamında getirdikleri çözümleri şöyle anlattı: “Bizim hedefimiz katma değeri yüksek ürün grubunda dünya markası olabilmek bunun altyapısını hazırlayabilmek. Bunu nasıl yaparız diye düşünürken UR-GE projesi önümüze çok çok önemli bir misyon ile geldi. Birlikten güç oluşturarak birlik beraberlik içerisinde bir firmanın ek başına yapamayacağı gerek finansal açıdan gerekse network, ulaşabilecekleri mecralar açısından tek başlarına yapamayacakları işi birlik beraberlik içerisinde devletinde desteği ile daha hızlı yürüyerek yolculuğumuza başladık. Çünkü ihracatta temel sorun dediğim gibi şu anda ülke olarak önemli bir ihracat potansiyeline sahibiz. Fakat neredeyse 2 buçuk katı ithalatımız var. Dolayısıyla önce bu dengenin sağlıklı bir hale gelmesi gerekiyor. Evet ham maddelerimiz yurtdışından geliyor. Önümüzde çok önemli bir sorun olan ÖTV sorunu vardı. Çok şükür ki bu sorun kalktı. Çünkü ÖTV ihracatın önemli ölçüde önünü kesiyordu. Dolayısıyla biz üretimimizi yaparken ilk başta da söylediğim gibi bir Hindistan’ın bir Çin’in stratejisiyle değil. Biz tamamen Türk mücevherini marka haline getirmek istiyoruz. Çünkü bizim tarihi geçmişimize baktığımız zaman çok değerli altyapımız var. Buna dayalı olarak çok özel tasarımlarla hem kültürümüzü yansıtan hem de kültürümüzle bugünün modern tasarımlarıyla entegre ederek bunları yurtdışında pazarlayabiliriz.”

ERA Gayrimenkul’un Türkiye ayağında süreç nasıl işliyor?

ERA Gayrimenkul’un Türkiye ayağında süreç nasıl işliyor?

Mustafa Baygan Tarih :

Wise TV’ye konuşan ERA Türkiye Koordinatörü Mustafa Baygan, ERA Global’i, ERA Türkiye’nin yola çıkış hikayesini ve gelinen aşamayı anlattı.

ERA Global’in birçok ülkede kurduğu yüzlerce ofis ile uluslararası bir firma olduğunu belirten Baygan, ERA hakkında şunları söyledi:
“ERA Global 1971 yılında Amerika’da kurulmuş uluslararası gayrimenkul franchise şirketi. Büyük bir Amerikan grubunun çok sayıda şirketinden biri. ERA’nın Amerika’daki yaygınlığının ötesinde dünya üzerinde diğer markalara göre şöyle bir farkı var. Avrupa’da, Orta Doğu’da ve Uzak Doğu’da çok yaygın bir marka. Dolayısı ile Türkiye’deki gayrimenkul danışmanlığına eski adı ile emlakçı dediğimiz ama şu anda bir dönüşüm içinde olan sektördeki insanların Türkiye dışındaki alım satımlarını ve entegrasyonlarını sağlamak için Orta Doğu ve Avrupa özellikle çok önemli bir ağ yapıyor. Dolayısıyla ERA’nın böyle bir avantajı var.”

ERA Türkiye’nin yola çıkış hikayesini anlatan Baygan, gelinen noktayı izleyenlerle paylaştı: “ERA Türkiye yatırımcı Can Ekşioğlu tarafından 3 sene önce getirilen bir marka. Dijital platformda, elektronik sistemde diğer markalara nazaran kendini farklı konumlandırmak isteyen bir marka ERA. Özellikle tüketici ile gayrimenkul danışmanı arasındaki ilişkiler, gayrimenkul danışmanının eğitimleri, gayrimenkul danışmanı ile broker, broker ile merkez ofis arasındaki bütün dijital ortamda çok önemli yazılımlarla dev ekranlarda artık kalem ve kağıt olmaksızın büyük bir yazılım programı ile çalışıyor sistem. Bunun dışında ERA Türkiye’de bugüne kadar 47 ofis verdi. Bunlardan 32 veya 33 ofis açıldı ya da açılmak üzere. Son bir ay içerisinde bir ilave yenilik daha geldi. Türkiye’den ayrı ülke Kıbrıs içinde ayrı bir master franchise sözleşmesi imzaladık ve ilk ofisimizi verdik.”

Emlakçı ile gayrimenkul danışmanı arasında fark nedir?

Emlakçı ile gayrimenkul danışmanı arasında fark nedir?

Mustafa Baygan Tarih :

ERA Türkiye Koordinatörü Mustafa Baygan, emlakçı ile gayrimenkul danışmanı arasındaki farkları Wise TV’ye anlattı.

Ülkemizde kanunlarında devreye girmesiyle birlikte emlakçıların artık bir gayrimenkul danışmanına dönüşeceğini söyleyen Baygan: “Bir örnek vermek gerekir ise şöyle ki; Amerika’da 1 milyon 700 bin gayrimenkul danışmanı var. Tabi onlar aynı zamanda emlakçı ama aldıkları eğitimler ve kanunun onlara verdiği haklarla devlete karşı çok büyük sorumluluklar var.  Bugün Amerika’da gayrimenkul danışmanı veya emlakçı dediğiniz vakit çok saygın bir kitle filmlerden de izlersiniz, doktor gibi, avukat gibidir. Emlakçı dediğiniz vakit herkes ceket önünü ilikler. Ancak Türkiye’de bugün kadar canı sıkılan bir ofis açar ve ben bu işi yapıyorum der. Amerika’da ise ben bu işi yapıyorum dediğiniz anda imtihan, sertifikalar ve denetimler devreye girer. Biz de emlakçılık kanunlar ile korunan bir sistem değil ne yazık ki… Kanunlar devreye girdiğinde bu mesleği icra etmek isteyen insanların bir eğitimden geçmesi ondan sonra sertifikasını alması ve denetlenmesi gerekecek . Portekiz’de ERA Türkiye orada çok yaygın olduğu için biliyoruz. Her Portekizlinin neredeyse bir doktoru , bir avukatı olduğu gibi, bir gayrimenkul danışmanı var. Bir alışveriş yaparken kendi başına karar vermiyor. Türkiye’de ise alışverişlerin %70’i sahibindendir. Bizim burada ki misyonumuz sistemi tıpkı Amerika’da ve Portekiz’de olduğu gibi Türkiye’ye de taşımak” dedi.