int(6) Humana Dental Türkiye Kongresi’nin Türk diş hekimlerine katkıları
Türk belediyeleri teknolojik açıdan dünyaya kıyasla nerede?

Türk belediyeleri teknolojik açıdan dünyaya kıyasla nerede?

Şekip Karakaya Tarih :

Sampaş Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya, Türkiye’deki belediyelerin teknolojik uygulamaları ile dünyaya kıyasla edindiği konumu Wise TV aracılığıyla anlattı.

Bugün Türk belediyelerinin çok iyi bir düzeyde, çok rekabetçi, bir çok uygulama açısından dünya ölçeğinde yarışabilecek, ödül alabilecek bir konumda olduğunun altını çizen Karakaya, “Ve çok da ciddi yatırımlar yapıyorlar ama mukayese edildiğinde Avrupa ülkeleri kişi başı 10 Euro para harcıyor biz hala 2 Euro’lar da geziniyoruz. Ama 2 Euro’ya sıfırdan başlayarak geldiğimizi düşünürseniz o 10 Euro’yu çok öncelerden yakalayan belediyeleri belirli bir zaman sonra yakalayabileceğimizi ve geçebileceğimizi anlayabilirsiniz. Türkiye bugün belediyeleri çok iyi sistemler kullanan, çok sofistike, bilimsel bir çok uygulamayı yapabilen ve yaptıkları uygulamaları da kaliteli yapabilen bir ülkeye dönüştü. Hani diyorum ya bilgi toplumuna geçiş bu şu demek eğer siz bir fabrikada klima sistemlerini otomatize etmeden bir tekstil ürünü elde etmek isterseniz kaliteli bir ürün elde edemezsiniz. Kumaşın etrafında çıkıntılar görünüz kumaşa bağlı olarak neden kumaş kalitesiz iplik olmuştur. O ip kalitesiz şekilde boyanmıştır, kumaşa dönüşürken kalitesiz şekilde tezgaha gitmiştir. Ama çok iyi klima şartları oluşturursanız, kopuşları giderirseniz, ip olduğunda bütün bilimsel standartlara uyarsanız. Çok güzel bir ürün elde etmiş olursunuz. Bilişimde de böyle şuanda gerekli yatırımlar yapılıyor ve Türkiye çok yakın bir zamanda bu sektörün içerisinde çok doğru bir yere sahip olacak” dedi.

Sampaş 4 ofisiyle belediyelere yerinde hizmet veriyor

Sampaş 4 ofisiyle belediyelere yerinde hizmet veriyor

Şekip Karakaya Tarih :

Sampaş Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya, Sampaş olarak belediyelere verdikleri hizmetlerin ne ölçüde olduğunu Wise TV’ye anlattı.

Sampaş bünyesindeki 4 ofisi ile belediyeler tarafında ne tür hizmetler verdiklerini anlatan Karakaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: “1984’te bilişim teknolojileri çok gerideydi, donanım teknolojileri çok büyük hacimli ama kapasitesi çok küçük bir sistemlerdi.  Şimdi 11 yaşında bir çocuğun eline bir cep telefonu verdiğinizde GB’lardan bahsediyorsunuz benim bahsettiğim dönemlerde KB’lardan bahsediyorduk yani milyonda birinden bahsediyorduk. Ram hafızası 12 KB bugün en kötüsü 100 GB falan belki. Uzun bir süre bu alt yapılar teknolojik alt yapı olarak hazır olmadığından, edinme maliyetleri yüksek olduğundan ve o yıllarda belediyelerin ciddi bir gelir edemediğinden, büyük bir bütçe ayıramadıklarından belediyelerin bilişim alt yapıları çok iyi değildi. Bugün ki gibi tarayıcılar falan yoktu, icat edilmemişti daha. Onların yerine printer sistemleri vardı. 1990’lı yılların ortasına kadar böyle gitti. 90’lı yılların ortasına kadar yapılan bu çalışmalarla belediyeler bir çok işi elle yapabildiklerinden daha kolay ve daha çabuk ve daha iyi bir şekilde yapabileceklerini anlayınca yavaş yavaş yatırım yapmaya başladılar. Büyük belediyeler büyük yatırımlar yapmaya başladı. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Londra Belediyesi kadar yatırım yapmaya başladı ve bir gün eşitlendiler. Biz ifade ettiğim gibi Türkiye’de ki bütün belediyeleri tek tek gezerek iletişime geçtik. Sampaş’ın şuanda 4 bölgede ofisi vardır bu sebeple. İstanbul, İzmir, Adana, Ankara’da birer ofisleri vardır. Bunun nedeni belediyeler zaman zaman eğitim ihtiyacı hissettiğinde veya bir problem çıktığında beklemesin ve çabucak müdahale edilsin diye yapılar kurduk. 1990’li yılların ortalarından itibaren sofistike uygulamalar başladı. Yazılımın değerini anladık. Yazılımında geliştirilmesi gereken bir şey olduğunu anladık. Öncesinde konfeksiyon vardı. Yazılımlar önceden bir grup tarafından hazırlanıyor ama herkes için kullanılmak üzere çıkarılıyordu. Bir bölümüne bu yazılımlar büyük geliyordu bir bölümüneyse küçük geliyordu.”
 

 

 

 

Pozitif güç ve etki eğitimi programına kimler katılmalı?

Pozitif güç ve etki eğitimi programına kimler katılmalı?

Evrim İyilikli Tarih :

BPMSmart Eğitmen Evrim İyilikli, pozitif güç ve etki eğitimlerine kimleri ihtiyaç duyabileceğini ve hedeflenen kitleyi Wise TV’ye anlattı.

Pozitif güç ve etki eğitiminin tarihte nasıl ortaya çıktığına değinen İyilikli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Pozitif güç ve etki eğitiminin temeline bakıldığı zaman 1960’lı yıllar Amerika’da davranış psikolojisinin çok geliştiği bir dönem Avrupa’ya baktığımız zamanda bu eğitimin köklerinde dizaynında ve gelişiminde Gestalt terapiden de bir şeyler bulmak mümkün. Hem davranış psikolojisi hem Gestatl terapi köklerinde var. Tabi zaman içerisinde eğitimde kullanılan metodun alanında uzman kişiler tarafından geliştirilmiş bir içerik ve değerlendirme sistemi de var. Bilgiye dayalı bir eğitim kesinlikle değil. Daha çok tecrübeye dayalı bir eğitim söz konusu. Bilgi tabi ki bizim için çok önemli. Bir tıp eğitimi almadan beyin cerrahı olamazsınız. Tecrübeye dayalı eğitimlerin ise farkı şu, bilgi ne kadar önemli olsa da bizim ne kadar mutlu ne kadar etkili ne kadar tatminli bir insan olacağımızla bir ilgisi yok. Dolayısıyla bu eğitim gerçekten tecrübeye dayalı bir eğitim. Gelişim platformu katılımcılarından aldığımız bilgiler gerçekten bizi çok mutlu etti. İnsanların farkında olmadıkları yeni bir şeyi keşfetmelerine sebep olmak ve yepyeni bir bakışla etkileşim dünyasına girmelerine sebep olmak bizim için çok büyük mutluluk.”

World Tourism Forum’un düzenlediği organizasyonların Türkiye’de yapılıyor olmasının önemi nedir?

World Tourism Forum’un düzenlediği organizasyonların Türkiye’de yapılıyor olmasının önemi nedir?

Ali Bora İşbulan Tarih :

Tav İşletme Hizmetleri Genel Müdürü Ali Bora İşbulan, World Tourism Forum’un düzenlediği organizasyonun Türkiye’de yapılıyor olmasının katkılarını Wise TV’ye anlattı.

World Tourism Forum’un Türkiye’yi turizm sektöründe global anlamda bilir kişi haline getireceğini vurgulayan İşbulan, şunları söyledi: “World Tourism Forum organizatörlerinin vizyonlarının çok doğru olduğuna inanıyorum. Çok doğru partnerlerle işbirliği içinde olan World Tourism Forum “Turizmin Davos’u ” olma yolunda bir vizyona sahip. Hem kamu sektöründen hem de özel sektörden tam destek almaktalar. Türkiye’nin turizm sektöründe bir Davos olması, ilerleyen süreçlerde bu marka ve oluşumu Dünya’nın farklı merkezlerinde yıl içerisindeki uygun takvimlerde düzenleyecek olması, Türkiye’nin turizm destinasyon imajını kuvvetlendirecektir. Bir diğer avantajı ise Türkiye’nin turizm sektöründe global anlamda kanaat önderi rolü oynamasını sağlayacaktır. Bugün yapılan konuşmalarda turizm sektörünün gayrimenkul sektöründen bankacılığa, finans merkezlerinden hava limanlarına, hava taşımacılığından otel zincirlerine kadar bir çok sektörü etkileyen bir sektör olduğunu görmüş olduk. Türkiye ne kadar kanaat önderi gibi konu, fikir ve trendlere liderlik yapar, yönlendirir, olumlu anlamda manipüle ederse Türkiye olarak bizlere getirisi bir o kadar fazla olacaktır.”