borderline

Sınırda Yaşayanlar (Borderline) Markaları Tanıma Rehberi
Tedirgin ve karışık düşünceleri var. Hareket edemiyor. Kronik boşluk duygusu içinde. Ani duygusal patlamaları var. Yoğun olarak terkedilme korkusu yaşıyor. Ya hedef kitlesi onu terk ederse! İşte sınırdaki bir markanın anatomisi. Onu hemen tanırsınız. Ortak özellikleri çoktur. Uğur Batı, Stratejik Marka Yönetimi: Vazgeçme Çağında “Yüksek Sadakat” Markaları yaratmak adlı kitabında bu faktörleri şu şekilde anlatıyor. Bakalım mı?

1. Fikirden uzak dururlar.
2. Yeniliklerden korkarlar.
3. Rakipleri ne yaparsa aynısını yaparlar.
4. Fakat rakipleri yapınca aynısından isterler.
5. Kalitatif olsun kantitatif olsun, kendi beklediği sonuçları ararlar.
6. Logoları onların her şeyidir.
7. Sloganları dokunulmazdır.
8. Ünlü bağımlıdırlar.
9. Genişlemezler, genleşirler.
10. Etkileşimi sevmezler, tek yönlüdürler.
11. Tüketici onlar için hep aynıdır.
12. Onlar için konumlandırma değil kondurmak önemlidir.
13. Ürün yerleştirmezler, sıkıştırırlar.
14. Kendisine ve çevresine dışarıdan bakmaz, sadece aynaya bakar.
15. Ağırdırlar, karar vermek konusunda da zorlanırlar.
16. Anlam yaratmaya çalışmaz, satış esastır.
17. Satış sonrası hizmet, angaryadır.
18. Şikâyetleri değerli geri bildirimler olarak algılamaz, yok saymaya çalışır.
19. Etki değil, geçiştirme heveslisidirler.
20. Bugün vardır, şimdi var, yarın yoktur.
21. En çok da korkarlar…

Sonuncusu üzerine konuşarak bitirelim. Oysa ki korkunun gerçekten ecele faydası yoktur, sadece onu öne alır! İlgili bir anekdotla bağlayalım. Karl Wallenda’yı duydunuz mu bilmiyorum. “Büyük Wallendalar” ailesinden geliyor. 1978’de Porto Riko’da iki bina arasına gerilen bir ipte yürürken düşerek 73 yaşında yaşamını yitirmişti. Gelmiş geçmiş en iyi ip cambazı olarak kabul ediliyor. Wallenda o kadar iddialıdır ki güvenlik ağı bile kullanmaz. Düşmeyi aklına hiç getirmediği için başarılı olan bu adam içine düşme korkusu yerleştikten sonra düşmemek için daha dikkatli olmaya çalışmıştır. Rüzgâra bile meydan okuyan adam önce korkmuş sonra korktuğu şey gerçek olmuştur. Dediğimizi sanırız çok iyi özetliyor. Niteliksiz korku, hayatı ve yapabileceklerinizi sınırlandıran bir zehirdir ve bulaşıcıdır, bunu unutmayın.

Uğur Batı 08.07.2014 - 16:20’de yazdı, Kategori : Blog

BENZER YAZILAR