effective-leadershipTürk yöneticiler 3-5 yıl öncesine kadar uluslararası arenada çok başarılı değillerdi. Üst düzeye yükselen Türk yönetici çok azdı. Fakat son dönemde global piyasalarda çok büyük değişimler oldu. Bu değişimler Türk yöneticilerin basamakları hızla tırmanmalarına vesile oldu.

Türkiye’de Türk yöneticiler özellikle yerli şirketlerde 10-15 yıl çeşitli pozisyonlarda çalıştıktan sonra o şirkette yönetici konumuna yükselebiliyorlar. Uluslararası şirketlerde süreç bu şekilde işlemiyor. 3-4 yıl global bir şirkette çalışmış biri bir anda o şirkette yönetici konumuna geçebiliyor veya bu şirketlerde dışarıdan yönetici transferi gerçekleşebiliyor.

Uluslararası firmalar tamamen kültür ve ideolojiyi transfer ediyorlar. Bizde ise yükselme tamamen bilgi ve tecrübeyle alakalı.

Global firmalarda Türk yöneticiler bilgi ve tecrübeleriyle yurt dışına açıldıkları zaman hem bilgi ve tecrübelerini hem de farklı kültürleri yanların da götürüyorlar. Bu durum onlar için önemli bir avantaj sağlıyor.

Türk yöneticilerin en istenmeyen özelliklerinden biri olan duygusallıkları global piyasalarda çok fazla pirim yapmaya başladı. Çünkü duygusal olmaları ve işlerini tutkuyla yapmaları, duygularının zaman zaman mantıklarının önüne geçmesi sonuç odaklılık konusunda çok önemli başarılar göstermelerini sağlıyor.

Türkiye’deki yöneticiler kabuklarını biraz daha kırabilseler, daha cesaretli olabilseler çok daha başarılı olabilirler. İş dünyasında ‘dönüş bileti’ diye bir tabir var. Örneğin, uluslararası bir şirkette çalışıyorsunuz ve önünüze çok önemli bir fırsat geliyor. Eğer o şirkette döndükten sonra ne olacağınızın bir garantisi varsa çok rahat gidebiliyorsunuz. Ancak birçok Türk yöneticimiz, dönüş biletlerinin olmamasından dolayı (Çoğu şirkette dönüş bileti garantisi yoktur) rahatlarını bozmak ve risk almak istemiyorlar.

Evren Aksoy 08.11.2013 - 16:49’de yazdı, Kategori : Blog

BENZER YAZILAR