it networkFirmalar IT ile ilgili birtakım projelere niyetlendiklerinde; sürecin başında, kendi bünyelerinde, kendi koordinasyonlarında ve kendi bütçeleri ölçüsünde yatırımları tercih ediyorlardı. Fakat IT ile teması olan alan ve scope genişledikçe, bu kadar büyük ölçekte, IT departmanı barındıracak bütçeleri olmayan firmalar ya bu alana yapılacak yatırımları küçülttü ya da bu ihtiyacı dışarıya taşıyarak bir çare aramak zorunda kaldılar.

Bence doğru olan da buydu. Hatta kurumsal şirketleri irdeler analiz edersek; bu paradigmanın da böyle çalıştığını görürüz. Örneğin, ulusal ölçekte bir bankayı değerlendirelim; bankalar önceleri kendi bünyelerinde bir IT departmanı kurmuşlardı. Sonra her geçen gün IT altyapısı daha geniş bir alanda faaliyet göstermeye başlamıştı. Bugün artık bankaya gitme niyetinde olmayan insanları dahi uyararak bankaya yönlendirme çalışmasını IT’ye dayandıran bir sistem halini almış durumda. Bankalar da kendi bünyelerindeki IT departmanlarını ne kadar genişletirse genişletsinler buna erişemeyeceklerini görüp bünyelerindeki IT departmanlarını bünyelerinin dışına çıkarıp konuları tamamen IT olan şirketlere dönüştürüp onlarla partner ortaklıklarına giderek ilerlemeyi tercih ettiler. Bu bile göstergedir aslında.

O nedenle diyebiliriz ki, hangi disiplinde faaliyet gösterirse göstersin kurumsal firmalar öncelikle bu konuyu hem ulusal hem uluslararası düzeyde IT kökeniyle takip edebilen firmalarla çalışmalılar, ama kendi bünyelerinde de bunun koordinasyonunu iyi yapabilecek ekipler kurmalılar. Doğru olan yöntem bu.

Mustafa Eşgin 05.04.2013 - 12:25’de yazdı, Kategori : Blog

BENZER YAZILAR