int(6) Bankacılık sektöründe doğru veri merkezi seçimi nasıl yapılmalı?
Bankacılık sektöründe doğru veri merkezi seçimi nasıl yapılmalı?

Bankacılık sektöründe doğru veri merkezi seçimi nasıl yapılmalı?

Aslıhan Güreşcier Tarih : 31 Mart 2016
Wise TV’ye konuşan Zenium Türkiye Ülke Müdürü Aslıhan Güreşcier, bankacılık sektörü ve doğru veri merkezi seçimine ilişkin bilgiler verdi.
Bankaların veri merkezi seçiminde dikkat etmesi gereken noktalara değinen Güreşcier, “Bankalarımızda diğer sektörlerle kıyasladığımızda oldukça bilinçli ekipler var. Biz Zenium Türkiye olarak pek çok saygıdeğer banka halinde temas hallindeyiz. Bunlardan bir kısmı ana veri merkezi yatırımı yapmaya başlamış ya da kararını almışlarsa da gündeminde aktif aktif iki veri merkezi olan bankalar ikinci aktif olarak ya da olağanüstü durum merkezi alternatifi olarak bizleri değerlendiriyorlar. Bu çerçevede zaten aslında bizim tavsiye ettiğimiz pek çok konuya dikkat ettiklerini düşünüyoruz. Veri merkezinin altyapısı, yedekliliği, deprem güvenliği, fiziksel güvenlik, uçuş koridorlarından uzaklığı, ulaşımın kolay olması ama bir taraftan korunaklı ve izoleli bir bölgede olması gibi, enerji altyapısının yeterliliği gibi, veri salonlarının onların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanabildiği esnek bir iş modeli gibi pek çok kritere dikkat etmelerini öneriyoruz ki bunları zaten büyük ölçüde de yapıyorlar” dedi.
Istanbul One’ın bankalar tarafından kullanılması tüm bankaları Zenium Türkiye’ye davet eden Güreşcier, bankalara data center alanında ne yönde çözümler sunduklarını şu sözlerle ifade etti: “Türkiye’deki regülasyonlardan ötürü kendi ana veri merkezlerini yapmayı tercih ediyor olabilirler. Ama bu bizi ikinci aktif veri merkezi veya olağan üstü durum eri merkezi olarak kullanmalarına engel değil. Bu anlamda hatta kendi veri merkezlerini inşa ederken uzun süreçlerden geçecekler bu da aşikar. Ancak biz burada hazırız ve işlerini kolaylaştırmak adına buradayız.”
Turizm geleceği açısından bakıldığında bankacılık sektörüne düşen görevler neler?

Turizm geleceği açısından bakıldığında bankacılık sektörüne düşen görevler neler?

Hakan Ateş Tarih : 22 Şubat 2016

Denizbank CEO’su Hakan Ateş, turizmin geleceğini değerlendirerek bu noktada bankacılık sektörüne düşen görevlere Wise TV aracılığıyla dikkat çekti.

Türkiye’de turizminin gelişmesi için bankacılık sektöründen gelecek desteklerin neler olabileceğinden bahseden Ateş, konuşmasında şunlara noktalara değindi: “Turizmi uzun vadeli kredilerle desteklememiz lazım. Bunun yanı sıra da perakende de geliş gidişleri kolaylaştırmamız lazım. Belki bir vade de merkez bankaları arasında yapılacak anlaşmalarla Yunan ya da Rus Rublesi ödenerek tatil yapılabilmesi mümkün hale gelebilir. Bu bankacılığın bir misyonu olmalı. Müşterilerin daima yanında olunmalı çünkü ağır bir yatırım içinde olan yatırımcılar var, çeşitli riskler altında olan işletmeciler var, tur operatörleri ve hava yolu şirketleri var bunlar birbirlerine bağlantılı kocaman bir aile. Bunun için ulusal bir mesele olarak kabul edilmeli.”

Yurt dışında olan internet siteleri gibi ulusal portalımızın kurulması gerektiğini vurgulayan Ateş: “Bu sayede bütün otellerimizi pansiyonları bu portala bağlasak pazarlama ve yerleştirme işlemlerimizi merkezi olarak yapabilsek 1.1milyon yatak kapasitemizi çok daha etkili bir biçimde doldurabiliriz. Aksi halde bunu yapan ülkeler öne çıkacak. Bankacılık olarak bizim turizm sektörüne katabileceğimiz dijitalizasyon tarafı da var. Turistlerin para transferi noktası var. Uzun vadeli finansman gerektiren yatırımların finansmanı var. İşletme sermaye açığının tedariki var. Nihayetinde turizm sektörüyle iç içe bir sektörüz. Dolayısıyla turizmde gelen turist açısından dünyada 6. sıradayız fakat gelirler açısından 12. sıradayız. Finansmanın ve tanıtımın da desteğiyle devletin de el vermesiyle bu sektörde gelirlerimizi ikiye katlayabiliriz. Zaten 2023 Cumhuriyet’in 100. yılı hedefleri bunu gerektiriyor. Bu da yılda %6′lık bir büyümeyle gerçekleşebilir. Devlet bankalar, özel kesim, girişimciler ve genelde halkımız yani herkes üzerine düşeni yaparsa turizm sektörü bu gün petrolümüzün olmaması halinin yarattığı dezavantajı tamamıyla ortalıktan kaldırabilecek güçtedir” şeklinde konuştu.