int(6) Bilişim ve iletişim sektörünün gelişimindeki kritik noktalar neler?
Bilişim ve iletişim sektörünün gelişimindeki kritik noktalar neler?

Bilişim ve iletişim sektörünün gelişimindeki kritik noktalar neler?

Şekip Karakaya Tarih : 25 Ocak 2016

SAMPAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Kararkaya, bilişim ve iletişim sektörünün önündeki engelleri bilginiWise TV’ye anlattı.

Çoğaldıkça ve bölündükçe artan iki tane kavram olduğunu bunların bir tanesinin bilgi bir diğerinin ise sevgi olduğunu dile getiren Karakaya konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer Türkiye sevgiyi ve bilgiyi dağıtmayı beceremezse, dijital uçurumun altında kalırsa dünyadaki iki ayrımdan birinin içerisinde yer almış olacak. Dünya bilgiyi kullananların efendi olduğu kullanamayanların köle olduğu bir yapıya gidecek, idari sistemler ne olursa olsun. Dolayısıyla Türkiye ya efendi olmaya karar verecek ya da köle bunun içinde çok da zaman yok. Burada bütün görev bilişim şirketlerinin omuzunda oradan başlıyor. Hükümetlerin, idari kanalizasyonları ve bütün toplum yönetenlerinde bu terminolojiye kanalize olması lazım ve destek olması lazım. Ama bilişim şirketlerinin onlara bu gerçeği de çok net bir biçime anlatması lazım. Ne yazık ki ben 1963’ten itibaren kurulan bütün hükümetleri dinledim. Özellikle 1980’den sonra gelen hükümetlerin tamamı bu amana kadar bilişimin ne kadar önemli olduğunu bilişimin ne kadar değerli olduğunu bilgisayarcıların ne kadar elegan insanlar olduğunu söyleyerek geldi. Bu duruma karşı çıkan bir tek hükümet hatırlamıyorum. Ama çok sayıda hükümetin bilişime destek vermeden düştüğünü ya da yok olduğunu biliyorum. Yani sadece iyi niyet yetmiyor. Bugün bilişim ve iletişim sektörü, hala ulaştırma ve habercilik bakanlığının alt sektörlerinden birinin içerisindedir. Hala toplumun önemli ve mühim bir kompartmanı olduğu bilinmez. Demek ki bir sıkıntı var. Sonra ki hükümetler zamanında yani 2000’den itibaren TİB kuruldu, toplumsal kalkınma ajansları yapıldı. Bu tip devrimsel faaliyetlerin oluşma süresi minimum elli yıldır.”

Veri ambarı (Datawarehouse) nedir?

Veri ambarı (Datawarehouse) nedir?

Eyüp Ödemiş Tarih : 29 Mayıs 2013

datawarehouseVeri ambarı birbiriyle ilişiği olan farklı ortamlardan aktarılan verilen depolandığı alandır. Kurumlar açısından değerlendirdiğimizde stoklar, insan kaynakları gibi pek çok data var. Tüm bu dataları bir araya getirerek onlardan yararlanmak isteyen şirketler bu alana son derece önem veriyor. Çünkü bu sayede; şirketin herhangi bir konuda anlık durumunu görmesini, geçmişle bugünü kıyaslayarak şirketin değişimlerini görmesini sağlıyor.

Veri ambarı, veri madenciliği gibi kavramlar son 10 yılda hızla önem kazandı. Bunun sebebi şirketlerin hızla büyümesidir. Hızla büyüyen şirketlerin ayakta kalabilmesi için değişen piyasa koşullarına ayak uydurması gerekiyor. Bunun için şirketin durumunu anlık olarak ölçümlemesi lazım işte bu noktada ver ambarı ve veri madenciliği kavramların gerekliliği ön plana çıkıyor. Veri ambarı, şirket bünyesindeki müşterilerin segmente edilmesi ve ileriye yönelik müşteri  davranışlarının tahminlenmesi için de altyapi sağlıyor.

Ayrıca veri ambarına özellikle KOBİ’lerin ihtiyacı olacaktır. Kendi durumlarını, piyasa koşullarını ve şirketin geleceği hakkında öngörüde bulunabilme avantajlarına bu sayede çok daha kolay ulaşabilecekler.

Türkiye neden bir yazılım ülkesi değil?

Türkiye neden bir yazılım ülkesi değil?

Murat Demirci Tarih : 04 Mart 2013

arts-technology-commerce-earth-medicine-sunriseTürkiye yazılım geliştirme standartları konusunda yeterli seviyede değil. Eğer uluslar arası düzeyde etkin bir oyuncu olmak istiyorsak;

Nitelikli eleman yetişmeliyiz

Analizleri sağlıklı yapmalıyız

Nitelikli yazılımlar üretmeliyiz

Projeleri yeteri kadar test ederek piyasaya sürmeliyiz.

Ancak bunları yapıyor olursak rekabetçi işler üretebiliriz. Yazılım alanında kalite standartlarının neler olduğu bellidir. Bu standartlar dokümanlaştırılmış, her yerde bulunabilecek bilgiler. Yani başarı anahtarı herkesçe biliniyor ve atılması gereken adımlar belli.

Bunlara artı olarak şunu söylemeliyiz: Yazılım firmaları desteklenmeli. Çünkü bu konuda desteğe ihtiyaç duyuluyor. Örneğin e-devlet yazılımları planlı ve sistematik bir şekilde yerli şirketlere yaptırılabilir. Diğer taraftan müşteriler de firmalara destek olmalı. Düşük maliyetli çok sayıda projeyi tamamlamak zorunda kalan yazılım şirketleri ar-ge’ye, katma değerli ürünlere ve dolayısıyla kaliteye yatırım yapamıyor.

Özetle Türkiye, önemli bir İK potansiyeli taşıyor; ancak yazılımda iyi bir seviyeye gelmek için gerekli standartların yakalanması gerekiyor.