int(6) Çalışan performansını ofis dizaynınızla arttırın!
Çalışan performansını ofis dizaynınızla arttırın!

Çalışan performansını ofis dizaynınızla arttırın!

Zehra Öney Tarih : 05 Mart 2015

Blippar Türkiye Ceo’su Zehra Öney ofis dizaynlarıyla çalışanların performansının nasıl arttırılabileceğini Wise TV kameralarına anlattı.

Ofisler için artık yeni bir çağ başladı. Çalışanların ilgi alanlarına göre tasarlanan ya da gündelik hayata göre dizayn edilen ofisler çalışanların performanslarını yükseltip motivasyonlarını olumlu yönde etkiliyor. Bu ofisler sayesinde çalışanların mesai saatleri dışında bile ofiste kalabildiğini e çalışma mekanını içselleştirdiklerini söyleyen Zehra Öney “Bizler ofis konusunda şanslıyız çünkü ofisimizi yeni kurduk. Kurarkende çalışana dost bir ofis yaratma şansına sahip olduk. Ve açıkçası şunu gördük ki ofisteki bu dizayn ile çalışanlar çok güzel motive oldular. Ofis içi enerji, çalışma azmi, ofiste kalış saatleri gerçekten hiç bir uyarıya gerek kalmadan inanılmaz rahat bir şekilde olması gerektiği gibi gidiyor” dedi.

Ofis diyaznı planlanırken çalışanların fikir ve önerilerine dikkat edilmesi ve birlikte bir çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Zehra Öney “Ofis dizaynlarında çalışanların da fikrini almak çok önemli. Ofisimize dikkatinizi çekmiştir belki bir grafiti çalışmamız var. Biz bu grafitiyi kendi çalışanımıza tasarlatıp yine sanatçı bir arkadaşımıza yaptırdık. Bu belki çok modern bir çalışma ofislerde görmeye pek alışık olmadığımız ama çalışanlar kendi kattıkları değerlerden etkileniyorlar. Onları koruyorlar ve sahipleniyorlar. Dolayısıyla Yani ofis kendisini yürütebiliyor, yaşayan bir ofis oluşuyor. Ve bu da tabi hem işe yansıyor hem kişinin kendi ruhsal durumuna yansıyor” dedi.

Türkiye’de ofislerin açılması çok eski tarihlere dayanıyor. Bu yüzden bir çok şirket ve kurum yeni nesil çalışan dostu ofis yapmanın büyük maliyetler getireceğini düşünüyor. Zehra Öney, “Türkiye’de ki hiç bir ofis, çalışan dostu ofis için geç kalmış değil. Çalışan dostu ofis oluşturmak için sıfırdan başlamak gerekmiyor. Çalışanların talepleri doğrultusunda rahatsızlıkları, sıkıntıları, beklentilerini de alarak çok küçük dokunuşlarla çok daha rahat bir ofis oluşturulabilir” diye vurguladı.
Zehra Öney artık şirketlerin ve kurumların ofislerine dönüp bakmalarını, çalışan dostu ofisler için yeni bir yapılanmaya gitmelerini önerirken ofislerde yapılacak küçük dokunuşların da çalışanların ofislerde daha mutlu ve uzun saatler geçirebildiklerini belirtirken bunun olumlu etkilerini kendileri deneyimlediklerinide söyledi.

Çalışanların performansı nasıl ölçülür?

Çalışanların performansı nasıl ölçülür?

Tanyer Sönmezer Tarih : 19 Şubat 2015

MCT Danışmanlık CEO’sy Tanyer Sönmezer çalışan performansının en iyi nasıl ölçümlenebileceğini anlattı.

Çalışan performansının bilinen en iyi ölçüm biçimi ‘Balanced Scorecard’ denilen dengeli karne ile yapılır diyen Tanyer Sönmezer bu dengeli karnenin içinde 4 alan yer alır: Finansal rakamlar, kişinin sistem ve süreçle olan ilişkisi, kişinin ne öğrendiği, iç ya da dış müşterisinin mutluluğu.

Karnenin içerisinde yer alan bu 4 farklı ağırlıklarla şirketin o yıl ki önceliğine göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tanyer Sönmezer “Şirketlerde performans ölçümleri konusundaki temellerinden bir tanesi de performans kültürü yaratmaktır. Onun da geçtiği yol geri bildirim kültürüdür. Yılın sonunu beklemek değil o an hadise olup biterken anında müdahale edebilmektir.” dedi.

Geri bildirim açısından Türkiye’nin geride kaldığını güzel bir örnekle açıklayan Sönmezer “Geri bildirim düellolarının yaşandığı ülkelerde olur. Bu topraklarda hiç düello yaşanmadı biz geldiğimizde burada Bizans vardı, burada pusu kurulurdu, tuzak kurulurdu, insanlar arkadan vurulurdu. O yüzden birini karşınıza alıp cesarette kırmadan yüreğinizdekini söyleyebilme sanatı yani geri bildirimi yaşamak Türklerde pek fazla yok ve çok kolay olmuyor. Bunun sonucunda da geri bildirim olmayan bir yerde performansa atılması mümkün olmuyor. Dolayısıyla geri bildirimi dengeli performans karnesiyle en doğru biçimde ölçülebileceğini düşünüyorum.” diyerek sözlerine son verdi.

Çalışan bağlılığı performansı nasıl etkiliyor?

Çalışan bağlılığı performansı nasıl etkiliyor?

Tanyer Sönmezer Tarih : 10 Şubat 2015

MCT Danışmanlık CEO’su Tanyer Sönmezer ile çalışan bağlılığı ve performans arasındaki ilişkiyi konuştuk.

Çalışan bağlılığının çoğu zaman çalışanın sorunuymuş gibi düşünülmesini eleştiren Sönmezer, çalışan bağımlılığı aslında yöneticilerin bir çıktısı olan hadisedir diye belirtti.

İnsanlar şirketlerle değil yöneticilerle sıkıntı yaşarlar ve yöneticilerini bırakıp giderler diyen Sönmezer, “İnsanlar şirketlere değil yöneticilere bağlıdırlar. Bu anlamda yöneticilerin şirket içerisinde yaratığı bağlılığı arttıran unsurlarla bir şirketin çalışanları daha bağlı daha tutkuludurlar.” dedi.

Şirket bağlılıkları konusunda bir ortalamanın olmadığını belirten Sönmezer, “Yarı bağlı yarı bağımsız diye bir şey yoktur ya bağlısınızdır bir şirkete ya da değilsinizdir.” şeklinde konuştu. Bunu durumu fark eden yöneticilerin aslında performansın bir numaralı itici gücü olduğunu, bağlı olmayan insanların kürek mahkumu gibi sadece zorunluluk karşısında ve sadece kamçıyla iş yaptıklarını anlaması gerekir diye de sözlerine ekledi.

Geçen zamanla beraber personel bulma konusunda arz talep dengesi değişti ve yüksek yetenekli insanları bulmak artık zorlaştı diyen MCT Danışmanlık CEO’su Tanyer Sönmezer “Evet şuanda Türkiye’de bir çok işsiz var. Fakat öteki yandan da yetenekli insan bulunamıyor. Yetenekli insanları şirkette tutmanın yolu bağlılıktır. Ve yetenekli insanlarla performans elde edileceği için bağlılık olmadan performansın ortaya çıkması mümkün olmayan bir dönemi yaşıyoruz.” dedi.

Işık, çalışanların performansını nasıl etkiler?

Işık, çalışanların performansını nasıl etkiler?

M. Kaan Dilber Tarih : 08 Mayıs 2013

Teknoled Genel Müdürü Kaan Dilber, ”Çalışma ortamlarında birçok etken bireyler üzerinde etkili olabiliyor. Bu etkenler zaman zaman çalışanların performansını önemli ölçüde etkiliyor. Bunlardan en önemlisi de ortamdaki ışık kaynağıdır.” diye konuştu.

Dilber, ”Uluslararası bir kuruluş olan Commission Internationale’de L’Eclairage (CIE) ışığın insan psikolojisi üzerindeki etkilerini araştırarak standart aydınlık düzeylerini belirliyor. Örneğin, ofislerde olması gereken aydınlık düzeyi ile oturma odalarında ya da toplantı odalarındaki aydınlık düzeylerinin birbirinden farklı olması gerekiyor. Aydınlık düzeyleri çalışanların performansını önemli ölçüde etkiliyor. Işığın rengi, ortamın ambiyansı, kullanılan aydınlatma armetürün çeşidi, ışık kaynağının türü hepsi insan psikolojisine etki edebiliyor. Türkiye’de çalışanların performansını etkileyen birçok etken gibi ışığın etkisine de dikkat edilmiyor. Ancak uluslararası şirketler bu konuda üzerinde önemle duruyor. Ülkemizde de uygulayan şirketler var, ama bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az sayıda. Aydınlık düzeylerini olması gereken seviyelerde tutulursa çalışanlar üzerindeki olumsuz etkileri ortadan kaldırılmış olur. Firmalar bu konuya hassasiyet arsak insan psikolojisi üzerinde herhangi bir olumsuz etkisini önlemiş oluruz.” ifadelerini kullandı.