int(6) Doğuş Medya Grubu neden Bulutistan’dan hizmet alıyor?
Data Market bulut çözümleri ile iş sürekliliği ve veri yedekliliğini nasıl sağlıyor?

Data Market bulut çözümleri ile iş sürekliliği ve veri yedekliliğini nasıl sağlıyor?

Gökhan Şenyüz Tarih : 12 Eylül 2017

Data Market Microsoft Çözümleri Yöneticisi Gökhan Şenyüz Data Market’in bulut çözümleri ile iş sürekliliği ve veri yedekliliğini nasıl sağladığını Wise TV’ye açıkladı.

Microsoft Azure ‘un Microsoft’un sunmuş olduğu genel bir bulut platformu olduğunu, herhangi bir  donanım yatırımı yapılmasına gerek kalmadan Microsoft kaynaklarını ve sunduğu hizmetleri kullanarak IT ‘hizmetlerinin kullanılabildiğini, dolayısıyla hem maliyet  hem kaynak tasarrufu sağlayıp hızlı bir şekilde projeleri hayata geçirmeye imkan sağlayan bir  ortam olduğunu belirten Şenyüz, Microsoft Azure’un sunduğu hizmetleri ve içeriklerinin Wise TV’ ye açıkladı. Şenyüz Disaster Recovery olarak adlandırılan felaket kurtarma ve yedekleme çözümünden bahsederek “IT kurumlar içerisinde çok önemli bir yer tuttuğu için IT sistemlerinin  yedeklenmesi ve ihtiyaç halinde bunların  felaketten geri getirilmesi oldukça önemli bir başlık  ancak özellikle felaket kurtarma başlığı ciddi manada kurumların yatırım yapması gerektiği teknolojik altyapıların yükseltilmesi gerektiği, çok önemli senaryoların hayata geçirilmesi gerektiği bir durum olduğu için Microsoft Azure kurumların IT alt yapısındaki sorunlara çok basit ve düşük maliyetli bir yanıt veriyor. Sistemimiz içinde kritik olan herhangi bir servisi donanım yatırımı olmaksızın internet üzerinden basit  bir ajan kurulumu vasıtası ile pratik sistemleri kendi belirlediğimiz periyotlar ve türler ile Azure veri merkezine yedekleyebiliyor ve herhangi bir zaman diliminde ihtiyaç duyduğumuz tüm verileri Azure üzerinden tekrar çağırabiliyoruz. Felaket kurtarma senaryosu da buna çok benzer bir yapıda, ancak burada artık sistemlerin bire bir Azure veri merkezine replikasyonları söz konusu. burada replikasyon sıklığı, nelerin replike edileceği ve hangi senaryolarla felaket kurtarmanın devreye gireceği tamamen sizin kontrolünüzde. İsterseniz otomasyon sistemleri kullanarak,kurallar belirleyip hangi sistemin ne zaman, nasıl Azure üzerinden ayağa kaldırılacağını, etkinleşeceğini, dolayısıyla ne zaman   çalışmaya başlayacağını belirleyebilir ya da tamamen bunları manuel bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Birebir sistemlerin replikasyonu söz konusu olduğu için belirli periyotlarda istersiniz felaket kurtarma sistemlerinin ne kadar doğru ne kadar sağlıklı çalıştığını kontrol edebilmek için Azure üzerinde test senaryoları uygulamanızda mümkün yani ana sistemlerinizi kapatmadan ve çok uzun vakitler ayırmadan Azure üzerinde çok basitçe replikasyonunu yapmış olduğu sunucuları ayağa kaldırabilir, bütün işlemleri sağlıklı bir şekilde yürüdüğünü görebilir ve sonrasında testi başarıyla tamamladıktan sonra bir sorun yoksa sistemleri tekrar kapatabilirsiniz. Burada Azure’un yedekleme ve felaket  kurtarmada en büyük faydası sistem kaynaklarının  kullanılmadığı durumda asla maliyet oluşturmaması. Normal şartları farklı bir veri merkezine ya da bir servis sağlayıcısına felaket kurtarma veya yedekleme senaryolarını aktardığınızda  kaynaklar kullanılmasa dahi yine de yüksek maliyetlerle karşılaşabiliyorsunuz, Ancak Azure üzerinde kullanmadığınız, etkinleştirmediğiniz servisler size herhangi bir şekilde maliyet olarak yansımıyor.” dedi.

Siber güvenlik konusunda eğitim sistemi yeterli mi?

Siber güvenlik konusunda eğitim sistemi yeterli mi?

Cumhur Kızıları Tarih : 23 Ağustos 2017

Siber Güvenlik Uzmanı Cumhur Kızıları Türk eğitim sisteminin siber güvenlik konusunda yeterli olup olmadığını Wise TV’ye değerlendirdi. 

Siber güvenliğin Türkiye’de Son bir yıldır ciddiye alındığını belirten Kızıları, Türk üniversitelerinin ve kurumların konuya nasıl yaklaştığını “maalesef ki üniversitelerde hala bu bir bilim dalı, bir araştırma konusu olarak yer almıyor ama güncel hayatımıza baktığımızda IoT’nin, cloud’un yani IP networkünün internet networkünün hayatımızın bir çok alanında iç içe geçtiğini görebiliyoruz, bu da aslında siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu ve ilerideki aşamalarda ne kadar kritik olacağını gösteriyor. Siber güvenlik konusu sadece bir log yönetimi , bir web sayfası için değil, scala sistemlerinden elektrik sistemlerine aynı zamanda televizyon yayın sistemlerine kadar bir çok alanı kapsıyor. Hepsi   ayrı uzmanlık alanları olduğu için sadece bir üniversiten, tek bir kurumdan her şeyi beklemek yanlış olur. Bu yüzden de farklı üniversitelerin, farklı kişi ve kurumların bu disiplinler üzerine uzmanlaşıp konuda uzman, dikeyine mühendisler yetiştirmesi gerekir. Siber güvenlik konusunda herkes her şeyi bilemez yani bir yazılım siber güvenliği ile donanım siber güvenliği birbirinden çok farklı. Maalesef Türkiye’de gerek mali açılardan gerekse yönetici tutumlarından bir çalışana bir çok şeyi yaptırmaya çalışıyoruz ama bu çok yanlış, uzmanlaşmayı öldürüyor ve insanları köreltiyor, tüm bunlara dikkat etmek gerekiyor.” sözleri ile açıkladı.

Datacore & Bulutistan işbirliği

Datacore & Bulutistan işbirliği

Serdar Özçelik Tarih : 22 Ağustos 2017

Datacore Genel Müdürü Serdar Özçelik Datacore ve Bulutistan işbirliği sürecini  Wise TV’ye değerlendirdi.

Datacore’un uzmanlaşmaya inanan bir firma olduğunu ve  bu sebeple sadece veri üzerine yoğunlaştığını, veri konsolidasyonu, sürekliliği, yedeklenmesi ve felaket kurtarma altyapısı oluşturma gibi temel noktalardan  kurumların verilerini yönetmeyi üstlendiklerini ifade eden Özçelik  Datacore’un bir çok konuda hizmet verebileceğini fakat bunu tercih etmediğini vurguladı. 

Tek bir konuda uzman olmanın yıllar içinde daha derin çözümler üretmeye  taşıyıcı bir unsur olduğunu, aynı zamanda pazarda yaşanan gelişmelere uygun  farklı yönelimlere gitmeyi mümkün kıldığını belirten Özçelik uzmanlaşmanın bir getirisi olarak yönetilen hizmetler verirken farklı  partnerlerle çalışmaları gerektiğini, Datacore’un bir veri merkezi  olmadığını o yüzden konuda uzmanlaşmış bir firmayla yan yana gelmeleri gerektiği anda çeşitli araştırmalar yaptıklarını , sonuçta Datacore vizyonuna en uygun firmanın Bulutistan olduğuna karar verdiklerini sözlerine ekledi. Özçelik Datacore ve Bulutistan işbirliği sürecinin nasıl işlediğini “yönetilebilen hizmetleri bulut üzerinden vermek istediğimizde Bulutistan’ın uzmanlık alanıyla Datacore’un uzmanlık alanını birleştirip böylece toplam çözüme gitmiş oluyoruz.” sözleriyle açıkladı. 

Data Market kurumlar için bulut entegrasyonunu nasıl sağlıyor?

Data Market kurumlar için bulut entegrasyonunu nasıl sağlıyor?

Ergün Çelik Tarih : 18 Ağustos 2017

Data Market Teknoloji Çözümleri Mimarı Ergün Çelik Data Market’in kurumlar için bulut entegrasyonunu nasıl sağladığını Wise TV’ye anlattı.

Wise TV’nin  sorularını cevaplayan Çelik, bilişim ve iletişim teknolojilerinde yaşanan ilerlemelerin  sonuçlarına değinerek tüm bu süreçlerin paylaşım ekonomisi kavramını ön plana çıkardığını vurguladı. Çelik özellikle konaklama ve ulaşım sektörlerinde kabul görerek hızla yaygınlaşan paylaşım modelinin sağladığı  esneklik ve maliyet avantajlarının kurumların bulut bilişime daha sıcak yaklaşmalarında etkili olduğunu, fakat buna rağmen pazardaki yönelimin beklenen hızda olmadığını ifade etti.

Pazar yönelimindeki hızı azaltan faktörleri detayları ile açıklayan  Çelik, engellere rağmen hala dijital dönüşüm ajanslarında veri merkezlerini modern hale getirmeyi düşünen, genel bulut entegrasyonunu gerçekleştirmek isteyen bir çok kurum bulunduğunu, Data Market’in bu noktada devreye girerek bulut entegrasyonunun önündeki bariyerleri kaldırmak için aksiyonlar aldığını dile getirdi. Çelik, Data Market  uzman kadrosunun WMware’in Crous-Cloud Architecture  vizyonu ile kurumlara   var olan  bilgi süreçlerini, halihazırda kullandıkları araçları ve yetkinlikleri değiştirmeden, danışmanlık ve çözüm ortaklığı hizmetleri sunduğunu bu sayede kurumların özel bulut hizmetlerini kendi iş birimlerine ya da iştirak firmalarına verebilecek düzeye gelebildiklerini, gerektiği durumda genel bulut entegrasyonunu yapabilecek alt yapı organizasyonlarına kavuştuklarını sözlerine ekledi.

Data Market danışmanlık ve çözüm ortaklığı hizmetlerinden yararlanan kurumların  operasyonel  ve mali açılardan elde ettikleri avantajlara da değinen Çelik Data Market’in sahip olduğu bu vizyon ile  ülkemizdeki bulut bilişim servislerinin kullanılmasında ve yaygınlaştırılmasında önemli bir yer edineceğinin altını çizdi.

 

Obase MicroStrategy İstanbul 2017 Sempozyumu ile Obase neler hedefliyor?

Obase MicroStrategy İstanbul 2017 Sempozyumu ile Obase neler hedefliyor?

Bülent Dal Tarih :

Obase Genel Müdürü Bülent Dal Obase MicroStrategy İstanbul 2017 sempozyumunu Wise TV’ye değerlendirdi.

Obase MicroStrategy etkinliklerini belirli periyotlarda gerçekleştirdiklerini hatırlatan Dal  söz konusu etkinlik ile neler hedeflediklerini Wise TV’ ye açıkladı. 

Dal, Obase MicroStrategy sempozyumunun temel amacının yenilikçi ve  örnek teşkil edecek uygulamaları pazarda hizmet verdikleri sektörlerle paylaşmak, süreçler nasıl doğru yapılır? nasıl başarılı olunur? veriye dayalı iş yapma bir kurumsal kültür halinde nasıl getirilir? gibi soruları  bilgi teknolojileri ve kurumsal iletişimler arasındaki bağı güçlendirerek cevaplayabilmek olduğunu belirtti. Etkinlikte ürünlerden ziyade müşteri deneyimlerine değinmeyi tercih ettiklerini vurgulayan Dal, Türkiye’ nin veriye dayalı kurumsal yönetiminde lider olan  4 önemli kurumunun üst düzey yöneticilerinin konuşmacı olduğunu, daha sonra ise 7 farklı kurumun deneyimlerinin pratikte nasıl işlediğini açıkladıkları sunumların gerçekleştiğini söyledi.   

Obase’i veriye dayalı yönetim kültürünün elçisi olarak tanımlayan Dal, 1995 yılında kurulduklarında  ‘detay verilere sahip firmalara karar destek sistemi çözümleri üretmek’ arzusundayken gelinen noktada büyük veri üzerinde çok daha hızlı bir şekilde, vakit kaybı yaşamadan aksiyona  geçilmesini sağlamayı amaçladıklarını bunu yaparken de gelecek ile ilgili öngörü sağlayacak sofistike ve kapsamlı analitik uygulamalar oluşturup kararların daha akıllı alınmasını sağlamayı da hedeflediklerini belirtti.

Blockchain’in etkileri neler olacak, buna paralel IBM neler yapıyor?

Blockchain’in etkileri neler olacak, buna paralel IBM neler yapıyor?

Simge Alpargun Tarih :

IBM Hizmetler Satış Yöneticisi Simge Alpargun blockchain teknolojilerinin ne gibi etkileri olacağını ve bu konuda IBM’in ne gibi çalışmalar yürüttüğünü Wise TV’ye anlattı.

Blockchain’in tüm sektörlerdeki oyuncuların birbirlerine güvenmesini, daha şeffaf olup birbirleri ile ilişkilerini daha gerçek zamanlı ve anlaşılan şartlar çerçevesinde yürütmelerini gerektiren, nispeten yeni ve halen gelişimini sürdüren bir teknoloji olduğunu belirten Alpargun bu teknolojinin gelişimini tamamlayıp olgunlaştığı zaman tüm sektörlerde büyük değişimlere neden olacağını sözlerine ekledi.

IBM’in blockchain teknolojileri alanında ne gibi çalışmalar yürüttüğüne de değinen Alpargun bu noktada IBM’in önemli bir rol üstlendiğini ve blockchain consortium’nun kurucu üyesi olduğunu, dünya genelinde yüzden fazla proje geliştirerek müşterilerinin süreçlerini, birbirleri ile olan etkileşimlerini, aracılar vasıtasıyla gerçekleştirdikleri işlemleri gözlemleyip buralarda ortaya çıkan verimsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik teknolojik senaryolar uyguladıklarını ifade etti.

Alpargun gün sonunda aldıkları feedback’ler ile verimlilik, hız ve maliyet tasarrufu açısından olumlu sonuçlar ortaya çıktığını görebildiklerini belirterek blockchain teknolojilerinin hızlı bir şekilde norm haline dönüşeceğini, herkes tarafından benimsenip kullanılacağını düşündüklerini ve burada hızlı hareket etmenin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. Blockchain teknolojilerinde tek başına atılacak adımların hiçbir fayda sağlamayacağını vurgulayan Alpargun hız ile beraber paylaşım modelini benimseyerek hareket etmek gerektiğinin altını çizdi. Özellikle bankaların farkındalık seviyelerinin son derece yüksek olduğunu ve bu konuda pozoitif bir yaklaşım sergilediğini dile getiren Alpargun yakın zamanda Türkiye’de paylaşım modelini benimsemiş çalışma gruplarının oluşacağını ve blockchain teknolojilerinin yaygınlaşacağını düşündüklerini belirtti.

SGK kişisel verileri nasıl bir sistemle koruyor?

SGK kişisel verileri nasıl bir sistemle koruyor?

Yenal Arslan Tarih :

SGK Hizmetler Genel Müdürlüğü Bilgi Sistemleri Siber Güvenlik Daire Başkanı Yenal Arslan sosyal güvenlik kurumlarında kişisel verilerin nasıl bir sistemle korunduğunu Wise TV’ ye anlattı.

Sosyal güvenlik kurumu 80 milyon vatandaşımızın sağlık ve sigortacılık bilgileri ile özlük haklarını kayıt altına alıyor diyerek sözlerine başlayan Arslan SGK’nın Yüzyıl kayıt altında tutmakla yükümlü olduğu sigorta bilgilerinin büyük bir veri oluşturduğunu ve tüm bu verilerin aynı zamanda vatandaşların mahremi olduğunu belirtti.

SGK’nın en önemli görevlerinden birinin tüm bu bilgileri vatandaş adına korumak olduğunu ifade eden Arslan kişisel verileri koruma kanununun bazı regulasyonlar yapılsa da henüz tam anlamıyla uygulamaya geçmediğini dolayısıyla kişisel verileri korumada kurumsal kültürün çok önemli olduğunu vurguladı. Arslan tüm kurum çalışanlarının vatandaşların kişisel bilgilerini korumak zorunda olduğunu bilmesinin ve bu noktada bilinçlenmesinin çok önemli olduğunun altını çizerek tüm verilerin veri tabanlarında ve veri ambarlarında durduğunu, bu veri ambarlarında iş gereği çalışan hareketlerinin uygulamalar aracılığıyla sorgulandığını, uygulamalarda log sistemi bulundurarak uygulamaların içerisinde kimin kimi sorguladığının kayıt altına alındığını, ıp’ler, mac adresleri, kullanıcı adları gibi bilgilerin kayıt altına alındığını, ayrıca doğrudan veri tabanına erişim hakkı bulunan adminler ve diğer kullanıcılar için veri tabanı güvenlik duvarları kurularak kimin neyi ne zaman sorguladığını kayıt altına aldıklarını ve tüm bunları içeren iş talimatları ile yönergeler geliştirdiklerini, ek olarak veri sızıntısını önleme sistemlerini kurarak kritik bilgilerin tanımının yapılıp, hangi bilgisayardan hangi ortamdan dışarıya sızdırıldığının kaydını alacak sistemleri kullandıklarını belirterek tüm kamu kurum ve kuruluşlarının aynı yöntemleri bünyelerinde uygulamaları gerektiğini vurguladı.