int(6) Prsysmian Group, müşterilerine ne tür çözüm önerileri sunuyor?
Yeni nesil data center soğutma teknolojilerinin ne gibi avantajları var?

Yeni nesil data center soğutma teknolojilerinin ne gibi avantajları var?

Fatih Demircan Tarih : 22 Ağustos 2017

Altay Group Satış Müdürü Fatih Demircan yeni nesil data center soğutma teknolojilerinin avantajlarını  Wise TV’ye açıkladı.

Data center’ları anlamanın çözüm üretme sürecinde önemli olduğunu dile getirerek  sözlerine başlayan Demircan data centerların, soğutmanın sürekli ve kesintisiz olması gereken  noktalar olduğunu vurgulayarak neden sağlıklı işlemeleri gerektiğine değindi. Demircan  kurumlardan örnekler vererek, bir bankanın data centerının çalışmaması durumunda kredi kartlarının, atmlerin  de çalışmayacağını, operasyonel işlemlerin yapılamayacağını, bir hava yolu data centerının çalışmaması durumunda da uçakların iniş yapmasının, bilet kesilmesinin mümkün olmayacağını belirtti.

Data center soğutma teknolojilerinin  kritik bir önem taşıdığını ifade eden Demircan  soğutma teknolojilerinin gazlı sistemlerle başlamış, şimdilerde oprasyonel sistemlere dönmüş  yıllara sair bir teknolojik yapı olduğunu , bu noktada önemli olanın enerji verilmesi, iklim ve lokasyon farklılıklarına rağmen her data center için uygun çözümün sunulabilmesi olduğunu vurguladı.

Altay Group’un Emerson worthy ürün ailesi ile Türkiye’deki data centerlara uygun çözümler  sunduğunu hatırlatan Demircan, Altay Group’un kullandığı yeni teknoloji ürünlerine de detaylı olarak değinerek Turkcell ve  İş Bankası  gibi ülkenin önde gelen kurumları ile yürüttükleri projeleri açıkladı.

Zenium’un 2016 planları nelerdir?

Zenium’un 2016 planları nelerdir?

Aslıhan Güreşcier Tarih : 02 Mayıs 2016

Zenium Türkiye Ülke Müdürü Aslıhan Güreşcier, Zenium’un 2016 yılında hayata geçirmeyi planladığı hedeflerini Wise TV ile paylaştı.

Aslıhan Güreşçier Zenium 2016 beklentilerini şu sözlerle anlattı: 

“2015’te politik gelişmeler, seçim dönemi vs. gibi çeşitli sebeplerden ertelenen bazı yatırım projeleri oldu. Bunların 2016’da kaçınılmaz olarak hayata geçirilmeye başlanacağını düşünüyoruz. Bu tabi veri merkezi altyapı ihtiyacı ile sınırlı değil. Aslına bakarsanız bizden veri merkezi kullanma eğilimi olan finans kurumları veya entegratörler gibi firmaların kendi orta ve küçük ölçekte müşterilerinin de ihtiyaçlarında artış olacağını düşünüyoruz.  Bunun en temel sebeplerinden bir tanesi zaten konuşulan bulut bilişim altyapılarına ihtiyacın giderek artması. Dolayısıyla bunun faydalarının anlaşılmasıyla beraber Türkiye’de hali hazırda farklı alanlarda faaliyet gösteren kurumların kendi bulut vizyonlarını Türkiye’de hayata geçirmeye başlamasıyla beraber, kullanımın artması yönünde bir beklentimiz var. Elbette bulut altyapılarının sağlıklı veri merkezi ve altyapıları üzerinde çalışması kaçınılmaz bir gereklilik. Ayrıca regülasyonlar açısından baktığımızda veri güvenliği milli verinin bizim ülkemiz içinde tutulması gibi birtakım regülasyonlardan ötürü tüm bunların hem buluta ilgiyi hem de altyapı ihtiyacını arttıracağı yönünde beklentilerimiz var. 2016’nın da bu anlamda çok verimli geçeceğine inanıyoruz.”

Türkiye veri merkezi pazarı, diğer ülkelere kıyasla hangi düzeyde bulunuyor?

Türkiye veri merkezi pazarı, diğer ülkelere kıyasla hangi düzeyde bulunuyor?

Aslıhan Güreşcier Tarih : 16 Mart 2016

Zenium Türkiye Ülke Müdürü Aslıhan Güreşcier, Türkiye veri merkezi pazarını diğer ülkelerle kıyaslayarak Wise TV aracılığıyla değerlendirdi.

Türkiye pazarının Frankfurt’la ya da Londra ile kıyaslandığında şu anda çok küçük bir pazar olduğunun altını çizen Güreşcier, şunları söyledi:

“Bizim dünyamızda pazar yapısını elektrik yükü açısından değerlendiriyoruz. Çünkü Zenium toptan satış işi yaptığı için aylık, yıllık elektrik yükü açısından büyümeler bizim için  anlam ifade ediyor.  Baktığımız zaman Londra uzun bir zaman durgun bir dönem yaşamış olmakla beraber, veri merkezi tarafında oldukça büyük pazarlar olan Frankfurt ve Amsterdam’ı 2015 yılında sollayıp, inanılmaz bir büyüme ve kapasite artışı yakaladı. Dolayısıyla bir kere Londra’yı ayrı bir yere koymak lazım. Frankfurt’a döndüğümüz zaman, Frankfurt’u elektrik yükü büyümesi açısından Türkiye pazarı ile kıyasladığımızda yıllık 2 veya 2,5 katı kadar daha fazla büyüdüğünü görüyoruz. 2015 yılında Türkiye pazarında büyüme beklentimiz 3,5- 4 KW’lar seviyesinde fakat bunun bir miktar altında kaldı, çok fazla proje yoktu. Bu bir açıdan pozitif olabilir çünkü 2016’da çünkü ertelenen ve yapılmayan projelerin hayata geçirileceğini düşünebiliriz. Frankfurt’a baktığımız zaman  bu rakam 10 – 12’ler seviyesinde, bu da  Türkiye pazarının minimum 2 katı gibi bir rakam veriyor bize. Türkiye’de bizim gibi tesislerin salonlarını vermeye başlaması, tüketmeye başladığı elektrik yükü, verdiği metrekarenin büyümesi kapasiteyi arttıracak. Ayrıca büyük veri merkezi ihtiyacı olan finans kurumlarının, bankaların veri merkezlerini hayata geçirmeleriyle ya da bizim gibi operatörlerden kapasite kullanmalarıyla hareketlenme  artacak. Bir noktada Avrupa pazarını yakalayacağımızı düşünüyoruz ama bunun için önümüzde bir miktar daha zaman var.”

Data center çözümleri konumlandırılırken nelere dikkat edilmeli?

Data center çözümleri konumlandırılırken nelere dikkat edilmeli?

Sinem Cantürk Tarih : 14 Ocak 2016

KPMG / Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı Sinem Cantürk, data center çözümlerinin konumlandırılması noktasında dikkat edilmesi gereken noktaları Wise TV aracılığıyla anlattı.

Şirketlerin verilerini herhangi bir veri merkezine transfer etmeleri ile sorumluluktan kaçamayacakları aksine çok daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Cantürk konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her zaman konuşulan konu data center çözümü nasıl konumlanmalı şeklinde ama ben bir adım geriye gitmeyi istiyorum. Biraz daha müşteriler data center çözümlerini konumlandırırken dikkat etmeleri gereken risklere odaklanmak gerektiğini düşünüyorum. Günün sonunda bulut bilişim veri merkezlerini kullanacağız. Ama doğru şirketle mi çalışıyoruz ya da doğru çözümü mü kendimiz için seçiyoruz veya bunları yaparken eğer Türkiye’de isek tabi olduğumuz mevzuatlar bize ne kadar esneklik sağlıyor gibi sorulara odaklanmak gerektiğine kesinlikle KPMG olarak inanıyorum. Çünkü bu konular biraz atlanıyor. Şirketler olarak bir veri merkezi ile anlaşılıp tüm sorumluluğu o veri merkezine bırakmak gibi bir algı var. Ancak ne olursa olsun veriyi o tarafa transfer etmiş ve yönetimine sunmuş dahi olsak yine de asla onların sorumluluğunda değildir veriler. Finansal etkisi, itibar etkisi, hangi datamızı paylaşmalıyız, bilgi güvenliği, denetim izleri, zaman gibi veri yönetimi ile ilgili konuları her zaman ajandamızda tutuyor olmamız gerekiyor. Çünkü bu konular şu anda belki biraz daha prosedürel, teknik olmayan, işimizi zorlaştıran adımlar gibi gelse de günün birinde riskler gerçekleştiğinde veri merkezi çözümü sağlayan şirket için çok büyük bir finansal kayıp ortaya çıkmış oluyor.”