int(6) Turizm geleceği açısından bakıldığında bankacılık sektörüne düşen görevler neler?
Turizm geleceği açısından bakıldığında bankacılık sektörüne düşen görevler neler?

Turizm geleceği açısından bakıldığında bankacılık sektörüne düşen görevler neler?

Hakan Ateş Tarih : 22 Şubat 2016

Denizbank CEO’su Hakan Ateş, turizmin geleceğini değerlendirerek bu noktada bankacılık sektörüne düşen görevlere Wise TV aracılığıyla dikkat çekti.

Türkiye’de turizminin gelişmesi için bankacılık sektöründen gelecek desteklerin neler olabileceğinden bahseden Ateş, konuşmasında şunlara noktalara değindi: “Turizmi uzun vadeli kredilerle desteklememiz lazım. Bunun yanı sıra da perakende de geliş gidişleri kolaylaştırmamız lazım. Belki bir vade de merkez bankaları arasında yapılacak anlaşmalarla Yunan ya da Rus Rublesi ödenerek tatil yapılabilmesi mümkün hale gelebilir. Bu bankacılığın bir misyonu olmalı. Müşterilerin daima yanında olunmalı çünkü ağır bir yatırım içinde olan yatırımcılar var, çeşitli riskler altında olan işletmeciler var, tur operatörleri ve hava yolu şirketleri var bunlar birbirlerine bağlantılı kocaman bir aile. Bunun için ulusal bir mesele olarak kabul edilmeli.”

Yurt dışında olan internet siteleri gibi ulusal portalımızın kurulması gerektiğini vurgulayan Ateş: “Bu sayede bütün otellerimizi pansiyonları bu portala bağlasak pazarlama ve yerleştirme işlemlerimizi merkezi olarak yapabilsek 1.1milyon yatak kapasitemizi çok daha etkili bir biçimde doldurabiliriz. Aksi halde bunu yapan ülkeler öne çıkacak. Bankacılık olarak bizim turizm sektörüne katabileceğimiz dijitalizasyon tarafı da var. Turistlerin para transferi noktası var. Uzun vadeli finansman gerektiren yatırımların finansmanı var. İşletme sermaye açığının tedariki var. Nihayetinde turizm sektörüyle iç içe bir sektörüz. Dolayısıyla turizmde gelen turist açısından dünyada 6. sıradayız fakat gelirler açısından 12. sıradayız. Finansmanın ve tanıtımın da desteğiyle devletin de el vermesiyle bu sektörde gelirlerimizi ikiye katlayabiliriz. Zaten 2023 Cumhuriyet’in 100. yılı hedefleri bunu gerektiriyor. Bu da yılda %6’lık bir büyümeyle gerçekleşebilir. Devlet bankalar, özel kesim, girişimciler ve genelde halkımız yani herkes üzerine düşeni yaparsa turizm sektörü bu gün petrolümüzün olmaması halinin yarattığı dezavantajı tamamıyla ortalıktan kaldırabilecek güçtedir” şeklinde konuştu.

Turizm talebini arttırıcı yöntemler ve teşvik önerileri neler?

Turizm talebini arttırıcı yöntemler ve teşvik önerileri neler?

Hakan Ateş Tarih : 15 Şubat 2016

Denizbank CEO’su Hakan Ateş, Türkiye’de turizm talebini arttırıcı yöntemler ve teşvik önerilerini Wise TV ile paylaştı.

Turizmin günümüzde sahip olduğu seviye, Dünya turizm destinasyonları içinde bulunduğu konum, bankaların ve diğer sektörlerin turizme destek vermek adına atması gereken adımlar gibi bir çok konuda açıklamalar yapan Ateş, şunları söyledi: “Turizm esas itibari ile sektöre yapılacak teşvikler, Dünya’nın bütün merkezlerinden tarifeli seferlerle yolcu taşımak gerektiğini düşünmekteyim. Burada milli hava yolu şirketimiz Türk Hava Yolları’na büyük görev düşüyor. 300 farklı destinasyona uçan THY’nin artık İstanbul-Ankara-İzmir değil çeşitli turizm destinasyonlarına doğrudan tarifeli seferleri arttırması gerekmektedir. Bütün dünya merkezlerinden turist gönderen, ki bunlar eskisi gibi Almanya, Amerika, İngiltere, Fransa değil Singapur, Çin, Hindistan, Kore gibi Asya ülkelerinden gelen turistler dünya turizmini domine ediyorlar. Bizim de b turistler ne ister, Asyalılar neden hoşlanırlar ve İstanbul ve Türkiye’ye gelmeyi neden cazip bulabilirler, bunun çalışmalarını yapmamız gerekir. Bu sene özellikle Türkiye açısından zorlu bir sene. Rusya ile yaşanan sıkıntılar ve terör olayları nedeniyle. Ülkemizin en az diğer turizm destinasyonları kadar güvenli olduğunu anlatmak gerekir. Üniversitelerimizle, basınımızla bunun promosyonunu, tanıtımını yapmamız gerekir. Dünya çağına bilinen markalarımız var bu markaları ilaveleri ile güçlendirmemiz gerek. Gelen turistler çok kaliteli turizm merkezlerinde düşük bütçe ile konaklayabiliyorlar. Sağlık turizmi, golf turizmi gibi yüksek gelir grubuna hitap eden turizmi geliştirmek gerekir. Bu durum ortalama turist başına düşen geliri arttıracağı için Türkiye açısından son derece önemli. Bunlara ağırlık vermemiz gerekir.
Turizm sektörü ülkemize her şeyden önce çok büyük bir istihdam yaratmaktadır. Ülkemize en az ihracat kadar katma değerli döviz getirisi sağlamaktadır. Tarım ve imalat başta olmak üzere 50’den fazla sektörü desteklemektedir. Ülkemizde, hava alanı, otel kapasitesi, liman gibi konularda alt yapı sorunu bulunmamaktadır.  Mevcutta 36 milyon olan turist sayısını 60 milyona çıkarsak dahi cari açığımız %1 aşağıya düşüyor. Bu yüzden bu bir memleket meselesidir. Biz Deniz bank olarak buna bu şekilde bakıyoruz. Burada bankalara çok ciddi görevler düşmektedir.”

Bankaların şu an 50 katrilyonun üzerinde kredisinin olduğuna dikkat çeken Ateş, “Burada biz Deniz bank olarak %17′ lik bir pay  ile 1.sırada yer almaktayız. Sadece 2016 ya baktığımızda ana para ödemesi 2.7 milyar dolar, işletme sermayesi 800 milyon dolar ve bunun dışında faiz ödemesi 800 milyon dolar, toplamda 4.3 milyar dolara tekabül eden bir açığı var sektörün. Bu çok uzun vadeli bir yatırımdır. 13-15 seneden önce geri dönmez. Bu sebeple biz aten uzun vadeli olarak verdiğimiz kredilerin vadelerini uzatabiliriz. BDDK’dan karşılık ayrılmaması yönünde gerekli düzenlemeleri bekliyoruz. Turizm Bakanlığı, Enerji Bakanlığı’na, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcımıza kadar bütün sektörleri ilgilendiriyor. Kredi Garanti Fonu’nun, yerine göre ufak turizm kredileri için KOSGEB’in devreye sokulması, özellikle iç turizmi özendirici, iç turizmde yapılan harcamaların vadelerinin uzatılması ve ayrıca faizlerinin düşürülmesi gibi yöntemler kullanılabilir. Yurt dışına çıkış fonlarının, turistik çıkış fonlarının biraz arttırılarak, bu fonların ülke tanıtımında kullanılması kanaatimce çok yararlı olacaktır. Uçaklara verilen sefer başına 6000 dolarlık bir teşvik mevcut. Bu genel bütün uçuşlara da teşmil edildi. Ancak Hindistan, Çin gibi bazı uzun yol uçuşlarında bu teşvik biraz yetersiz kalıyor. Bu destinasyonlara göre bu teşvik biraz arttırılabilir. Bugün bütün Asya ülkelerinden gelen turist sayısı çok fazla artacaktır. Buna göre tarifeli uçak seferlerimiz, bu turistleri çekecek bir takım eğlence ve destinasyonların düzenlenmesi gerekmektedir. Çünkü Dünya’da turizmde en büyük artış Asya ülkelerinden beklenmektedir. Türkiye’nin şu anda önündeki misyon bundan çok önemli pay alması ve bu doğrultuda hazırlıklarını yapması gerekmektedir” şeklinde konuştu.