int(6) Doğalgaz ihtiyacı artacak, talebi karşılayanlar kazanacak
Doğalgaz ihtiyacı artacak, talebi karşılayanlar kazanacak

Doğalgaz ihtiyacı artacak, talebi karşılayanlar kazanacak

Ahmet Küçükkoyuncu Tarih : 22 Ocak 2013

Türkiye eğer 2023 yılındaki hedeflerine ulaşacaksa bu demektir bizim OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development) ülkeleri kadar bir elektrik tüketimimiz olacak. Yani bugünkü üretimin iki katı kadar elektrik üretebiliyor olmamız gerekecek. Elektrik üretebilmek için ise elektrik santrallerinin yeterli kaynak temini durumu var. Türkiye’de hidroelektrik santralleri zaten yüksek noktalarda çalışıyor. Güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi konusunda da Türkiye’nin ciddi bir potansiyeli olmadığı için geriye kömür ve doğal gaz ile enerji sağlayabilmek kalıyor. Bugünkü üretimin iki katı kadar elektrik üretebilmenin ancak kömür ve gaz santralleri ile mümkün olabileceğini belirtebiliriz.

Kömüre baktığımızda şunu görüyoruz: Türkiye’de çıkarılan kömür taş kömürü kadar verimli değil. Türkiye linyit yatakları bakımından oldukça zengin olan bir ülke yalnız; linyit ile elektrik üretmek kayda değer sonuç veremediğinden rekabetçi de olamıyor.
Dolayısıyla çok hızlı bir şekilde kurulabilen ve verimli üretim sağlayabilen gaz santralleri ile elektrik üretimi yapılabileceğini söyleyebiliriz.

2020 yılında doğalgaz ihtiyacının bugünkü miktardan (48 milyar metreküp) 80 milyar metreküpe çıkacağı öngörülüyor. Bu noktada diyebiliriz ki, arz-talep ilişkisinde eğer talep artıyorsa arzı gerçekleştirenler her zaman kazanır. Özetle doğalgaz ihtiyacı artacak ve sektör bu yönüyle ister istemez cazip hale gelecek.

Doğalgaz sektöründe BOTAŞ’ın gücü kırılıyor mu?

Doğalgaz sektöründe BOTAŞ’ın gücü kırılıyor mu?

Ahmet Küçükkoyuncu Tarih :

2022’ye kadar BOTAŞ’ın kontratlarının tamamına yakını sona eriyor. Ancak BOTAŞ’ın tamamen devretmesi görüşüne Enerji Bakanlığı sıcak bakmıyor. Çünkü doğal gaz çok kritik bir şekilde hem konutlarda hem de sanayide kullanılıyor. Stratejik öneme sahip olması nedeniyle her zaman için, en azından bir kısmının, BOTAŞ kananıyla ithal edilmesi, yani tamamen özel sektörün inisiyatifine bırakılmaması gerektiği düşünülüyor. Bu sayede özel sektör, karlı olmaması ve benzeri nedenle ithalatı azalttığı takdirde doğal gaz ihtiyacının karşılanamaması  ihtimaline karşılık BOTAŞ dengeleyici unsur olabilecek.

BOTAŞ 2013 yılında biten 6 milyar metreküplük ithalat kontratının en azından 3 milyar metreküplük kısmını  yenilemeyi düşünmüyor. Bu yeni kontratın bir kısmını özel sektöre devretmeyi planlayan BOTAŞ  yatırımcılara uygun bir zemin oluşturuyor. Ancak şöyle bir sorun var: BOTAŞ’ın devretmesi yetmiyor, tedarikçi şirkete Gazprom’unda uzun vadeli güven ilişkileri çerçevesinde rıza göstermesi gerekiyor.

Türkiye’de gaz tüketimini 3 ana gruba ayırabiliriz: Dağıtım şirketleri dediğimiz konut tüketicileri, Sanayi ve Doğalgazla çalışan elektrik üretim santralleri. Türkiye’deki elektrik santrallerinin neredeyse yarısı doğal gaz ile çalışıyor. Bu da 24 milyar metreküp civarında bir tüketim demek. Kalan miktar Sanayi ve Konut arasında yarı yarıya paylaşılıyor diyebiliriz. BOTAŞ gaz santrallerinin büyük çoğunluğuna satış yapıyor. Dağıtım şirketlerine yapılan satışlarını da düşündüğümüzde BOTAŞ ve özel sektörün Sanayi kesimine yaptığı satışlarda yarı yarıya bir pazar payına sahibi olduğu görülüyor. Bunun üzerinde bir de 2013 yılında planlanan özel sektöre minimum 3 milyar metreküplük kontrat devri işlemi gerçekleşirse özel sektörü en azından sanayi satışları  doğalgaz fiyatlaması sürecinde etkin konuma geçmiş olarak görebiliriz.

Doğalgazda otomatik fiyatlandırmaya geçiş rekabeti arttıracak

Doğalgazda otomatik fiyatlandırmaya geçiş rekabeti arttıracak

Ahmet Küçükkoyuncu Tarih :

Türkiye’de yıllık doğalgaz ithalatının hacmi: 2012 yılında 45 milyar metreküp  oldu.2013 yılında ise 48 milyar metreküp olması bekleniyor. Bunun 11 milyar metreküpünü özel şirketler gerçekleştiriyor. Kalanını ise BOTAŞ ithal ediyor. Doğalgazın yaklaşık yüzde 80’lik bir kısmına sahip olduğu için BOTAŞ endeksli bir fiyatlama yapmak mecburi oluyor. 2009’dan bu yana fiyatlandırma konusunda sübvansiyon yapan BOTAŞ bu sektörde özel şirketlerin faaliyette bulunmasını güçleştirdi. Bu süreçte ithalatçı şirketler Gazprom’un kanatları altında varlığını sürdürebildi. Türkiye’de rekabetin oluşmasını isteyen Gazprom, özel şirketlere tek taraflı indirimler yaparak, onları ayakta tuttu diyebiliriz. Aynı zamanda batı hattında ithalat lisansı bulunan şirketlerden Bosphorus Gaz ve Avrasya Gaz ile de ortaklığı bulunuyor. (Yıllık toplam 3 milyar metreküp )

2013 sonlarında doğalgaz fiyatlarında yüzde 15’lik bir zam yapılması muhtemel. Böyle bir zam yapıldığı takdirde doğalgaz alış maliyetine yakın bir seviyede satışın yapılacağı durum ortaya çıkacak. Arzulanan durum, akaryakıtta olduğu gibi uluslararası fiyatların ve döviz kurundaki hareketlerin dikkate alınarak ‘Otomatik Fiyatlandırma’ sürecine geçmek olsa da;  yapılacak %15-20’lik bir fiyat artışı özel sektör rahatlatacaktır. Aslında bu tarz bir otomatik fiyatlandırma 2009 yılı son çeyreğine kadar BOTAŞ tarafından uygulanıyordu. BOTAŞ’ın sübvansiyon sürecinin sonlandırması piyasasının işlerliğini artıracak , yeni kontrat devirlerine daha güçlü Türk ve yabancı şirketleri katılımını sağlayacaktır. Otoritelerin doğalgaz sektörünü tam manasıyla özelleştirmeyi düşünüyorlarsa yatırım yapmak için daha cazip hale getirmek  için de adım atmaları gerekiyor. Alınan kararlar ve Bakanlığın çeşitli mercilerde söylenmeleri de bunun olacağı yönündeki düşüncemizi destekler niteliğinde. Sadece sürecin süresinin kısalığı ve uzunluğu söz konusu.