int(6) Cezeri Siber Güvenlik Akademisi siber güvenlik eğitim
Pozitif güç ve etki eğitimlerinin katılımcılara sunduğu faydalar neler?

Pozitif güç ve etki eğitimlerinin katılımcılara sunduğu faydalar neler?

Evrim İyilikli Tarih : 17 Mart 2016

BPMSmart’ın Eğitmen ve Koçu Evrim İyilikli, Pozitif Güç ve Etki Programı’nın katılımcılarına sunduğu faydaları Wise TV’ye anlattı.

Pozitif Güç ve Etki Programı’nın katılımcılarına sunduğu faydalardan bahseden İyilikli, şunları söyledi: “Birbirinden farklı birçok programı yöneten,  birbirinden farklı gruplara hitap eden ve birbirinden farklı fonksiyonel gruplara yöneten liderler pozitif güç ve etki eğitimleri için gerçekten çok ideal adaylar. Çünkü bu eğitim programının sunduğu şey şu ki  bir yönetici için pozisyonel bir güç  vardır ama pozisyonel güç gerçekten çok sınırlıdır. Halbuki kişisel güç,  profesyonel gücün çok ötesinde ve sınırsızdır. Bu eğitim insanların kişisel ve sınırsız bir güce erişmelerini sağlıyor. Hem kendi mesai arkadaşlarınızla hem de yöneticilerinizle çok daha pozitif iletişimler gerçekleştirerek ikna kabiliyeti kazanabileceğiniz aynı zamanda da çalışan fonksiyonel ilişkiler gerçekleştirebileceğiniz bir model. Pozitif güç ve etki eğitimlerine katılmadan önce kişilere biz elektronik posta yöntemi ile bir anket gönderiyoruz. Bu ankette 40 yıl içerisinde gerek davranış psikologları tarafından gerek bu eğitimin gelişmesinde katkısı olan kurum ve kişiler tarafında detaylıca analiz edilmiş. Ve bu anket eğitime katılan kişilerin gerçek olarak kendileri ile ilgili etkileşim durumlarında nasıl davrandıklarını anlamalarına yönelik bir anket. Bu anket sayesinde insanlar kendilerini keşfetme imkanı buluyorlar ve zayıf olduğu alanların farkına vararak bu alanda fark yaratma fırsatı kazanıyorlar.”

TUYAD Derneği’nin misyonu nedir? Sektöre ne gibi kazanımlar sunuyor?

TUYAD Derneği’nin misyonu nedir? Sektöre ne gibi kazanımlar sunuyor?

Hayrettin Özaydın Tarih : 15 Şubat 2016

TUYAD Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Özaydın, TUYAD Derneği’nin misyonu ve sektöre kazandırdıklarını Wise TV’ye anlattı.

Türkiye’nin, Çin’den daha kaliteli ve en az Çin kadar üreten bir ülke haline geldiğinin altını çizen Özaydın, “Türkiye’de uydu sektörü 1988 yılında tamamen dışa bağımlıydı ve 5 metrelik çanak antenlerle, birkaç bin dolarlık uydu alıcıları ile bile yine de 5 ya da 6 tane kanal izleyebiliyorduk. Çünkü hiç bir şekilde Türkiye’de herhangi bir ekipmanın imalatı söz konusu değildi. 1988’den 1995’li yıllara kadar bunlar yurtdışından tedarik edildi. Biz 2000 yılında Karaköy – Sirkeci esnafları olarak küçük esnaflar artık markalaşmaya ve marka değerini almaya başladı. Ve akabinde bir araya gelerek TUYAD derneğini kurduk. Türkiye’de marka yok diyenler TUYAD bünyesine baktığında üyelerin %80’i yerlidir, %20’si ise yurtdışında üye olmuşlardır bize. TUYAD’ın misyonunda Türk üreticisinin desteklenmesi misyonu vardır. 1988’li yıllarda bir cihaz 2000 dolar iken bir cihaza binlerce dolar ödenirken artık Türkiye’de tüm ürünler imal edilebiliyor. Sadece 2004 yılında 4 buçuk milyon TV Türkiye’de üretilip piyasaya dağıtıldı. Burada iki husus çok önemli birincisi dernek üyelerimiz çok iyi çalışıyor, ikincisi ise hükümetimizin Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü’nün çıkarmış olduğu kanunlar ile yerli üreticiyi destekleme unsurları yarattı. 2012 yılına çıkan kanun ile ithal edilen ürünlerin yerli imalatı destekleyebilmek anlamında büyük vergiler konuldu. Yani Türkiye Çin’den çok daha kaliteli ama Çin gibi üreten bir ülke noktasına geldi. Çanak antende şu anda Avrupa birincisi bir firmamız var. Dolayısıyla Türkiye’deki sanayi çok büyüyor ve Türkiye’deki sanayi içinde var olan firmalarımızda TUYAD bünyesinde. Aynı zamanda dernek çatısı altındaki firmalara ücretsiz mesleki eğitimler veriyoruz ve böylece sektörün daha da büyümesine destek oluyoruz” şeklinde konuştu.

ERA Türkiye ailesine katılan broker’lar hangi eğitimlerden geçiyor?

ERA Türkiye ailesine katılan broker’lar hangi eğitimlerden geçiyor?

Kadir Tümen Tarih : 27 Kasım 2015

ERA Türkiye / Franchise Geliştirme ve Satış Direktörü Kadir Tümen, ERA olarak broker adaylarına hangi alanlarda ne tür eğitimler verdiklerini Wise TV aracılığıyla anlattı.

ERA Türkiye olarak Türkiye’nin ilk gayrimenkul akademisini kurduklarının altını çizen Tümen broker adaylarına verdikleri eğitimlerden bahsetti: “ERA özellikle elektrik sistemlerini, teknolojiyi, pazarlamayı kendi bünyesinde çok farklı kurgulayan ve eğitime diğer firmalardan çok daha fazla önem veren, bu anlamda Türkiye’nin ilk gayrimenkul akademisini kuran firma. Eğitim gayrimenkul sektörünün olmazsa olmazı. Çünkü bir gayrimenkul danışmanının sektöründe uzmanlaşabilmesi, bu işten çok iyi paralar kazanabilmesi adına çok iyi eğitimler alması gerekiyor. Örneğin; proje pazarlayacaksa şerefiyelendirme eğitimi alması gerekiyor ya da depo ve lojistik alanında çalışacaksa bu anlamda ticari bilgilere sahip olması gerekiyor. Bu anlamda çok iyi bir eğitim sistemi sağlıyoruz. Pazarlamayı ve teknolojiyi çok iyi kullanıyoruz. Ofislerimizde bir CRM modülü sağlıyoruz. ERA coaching ve ERA clinic başlığı altında sunduğumuz ve Türkiye’de ilk defa uygulanan, ofisin sorunlarına çözüm sağlayan ve bu sorunları bir daha yaşamamasını sağlayan bir süreç söz konusu. Dijital marketing, mobil marketing, PR noktalarında profeyonel, kurumsal ajanslar ile çalışıyoruz. Bu ajanslar aynı zamanda belli noktalarda ofislerimize de destek verebiliyorlar.”

ERA Türkiye olarak çok iyi bir genel merkez kadrosuna sahip olduklarını ve sektörde %96 tutundurma hedeflediklerini  söyleyen Tümen: “Konusunda tecrübeli kişilerden oluşuyor. Ofislere en fazla temas eden firmayız. Çünkü ana hedefimiz %96’lık tutundurma hedefini yakalamak Avrupa’da olduğu gibi. Bu anlamda da her iki haftada bir ofise muhakkak giriyoruz, ofisle beraber iş geliştirme planları üretiyoruz ve ofisin sürekli problemlerinde yanında olmaya çalışıyoruz. Gayrimenkul danışmanlarımızla sürekli bir araya geliyoruz, motivasyon toplantılarımız oluyor. Çok tedbirli ilerleyen bir firmayız. Bulunduğumuz noktalarda uzun süreli olmak ve bölgenin en iyi ofislerini oluşturmak istiyoruz. Burada sadece bir marka yok, aynı zamanda başarısı tüm dünyada kanıtlanmış bir işletim sistemi var” şeklinde konuşmasını sonlandırdı.

Danışmanlık hizmeti almak kurumlar ve bireyler için neden önemli?

Danışmanlık hizmeti almak kurumlar ve bireyler için neden önemli?

Abdulrezzak Çil Tarih : 03 Kasım 2015

Diyalog Akademi Kurucusu ve Yöneticisi PhD Pdr. Abdulrezzak Çil, kurumlar ve bireyler için danışmanlık hizmeti almanın önemini Wise TV’ye anlattı.

Dünyada geçmiş dönem danışmanlık hizmetlerinde vaka olduktan sonra, problem ortaya çıktıktan sonra çözüm önerileri ve alternatifleri geliştirmeyi hedeflediklerini, fakat 1990’lardan sonra ve 2000’ler ile birlikte problemi önleyici danışmanlık yani pozitif psikolojinin ana omurgasının ortaya çıktığını belirten Çil konuşmasına şöyle devam etti:

“Eğer bir işletme kuruluyorsa kuruluş aşamasında işletmenin önüne çıkabilecek sorunları önceden ön görme kabiliyetine sahipsiniz. Bu ne olabilir. Eğer yönetim ilişkilerini iyi konumlandırmadığınız zaman görevlendirme, yetki ve sorumluluk verme problemi olabilir. Ya da finans yapısını iyi kurmadığınız zaman finans ile ilgili problem çıkabilir. Aile ile ilgili aile yapısını kurgularken özellikle nişanlılık dönemini iyi kurgulamadığınızda evlilik sonrası krizlerle baş edemediğini gözlemliyorsunuz. Yani en küçük sosyal kurum olarak aileyi düşünürsek işletmeyi de kurum olarak düşünürsek aralarında çok ciddi bir ilişki var. Biz bu ilişkiyi önleyici danışmanlıkla pozitif psikoloji ile insanların güçlü yanlarını, şirketlerin güçlü yanlarını tespit ederek onlar üzerinden danışmanlığı hedefliyoruz ve diyoruz ki eğer siz öncesinde güçlü yanlarınızın daha fazla farkında olursanız sizi bekleyen tehlikelere karşı daha iyi konum almış oluyorsunuz. Bunu yakalayabildiğiniz nispette, birey ve kurum bu anlamda kendini açtığı nispette, aile ve şirket sırlarını paylaştığı nispette,  biz onlara daha fazla katkı sağlayacağımızı düşünüyoruz. Eğer siz bir danışana danışmanlık hizmeti veriyorsanız sırlar danışanla danışman arasında kalır bu kanuni bir sorumluluktur.  Ve bu danışmanlığı iyi yönetebilmesi için daha derinlemesine bilgiye sahip olması gerektiğini düşünüyoruz.

Diyalog Akademi hangi alanlarda ne tür danışmanlık hizmetleri veriyor?

Diyalog Akademi hangi alanlarda ne tür danışmanlık hizmetleri veriyor?

Abdulrezzak Çil Tarih : 28 Ekim 2015

Diyalog Akademi Kurucusu ve Yöneticisi PhD Pdr. Abdulrezzak Çil, Diyalog Akademi olarak danışmanlık verdikleri alanları ve sektörde edindikleri misyonu Wise TV’ye anlattı.

‘Mutlu aile başarılı kariyer’ sloganı ile sektörde basamakları hızlı adımlarla tırmanan Diyalog Akademi’nin başarısının sırrını ise Çil şöyle açıkladı: “Şirket danışmanlığından ergen danışmanlığına, aile danışmanlığından cinsel danışmanlığa varana kadar geniş perspektifte konuyu ele alıyor. Çünkü hayatı mutlaka bir bütün olarak değerlendirmek lazım İnsanın problemlerinin de birbiriyle ilişkisi olduğunu düşünüyoruz. Bu ilişki içerisinde insanların psikolojik iyi oluş hallerini sağlayabilirsek ve bu süreçte eğitim ve danışmanlık firması olarak destek verirsek hem bireye dair çözümler üretmiş oluruz. Hem de onu iş dünyasında başarılı olması için yeterli doneleri ona vermiş oluruz. Yani slogan olarak ‘mutlu aile başarılı kariyer’… İş dünyasında başarılı ve mutlu olanın evinde de başarılı ve mutlu olacağını düşündüğümüz gibi evinde ailesiyle ve akraba çevresiyle mutlu ve başarılı ilişkiler kurabilen insanların iş dünyasında da başarılı olacağını düşünüyoruz. Bununla alakalı problem çıkmadan önleyici bir danışmanlık mantığıyla, pozitif psikolojiden konuya bakıyoruz.”

Yönetici koçları yöneticilerin kişisel gelişimlerinde nasıl bir rol oynuyor?

Yönetici koçları yöneticilerin kişisel gelişimlerinde nasıl bir rol oynuyor?

Abdulrezzak Çil Tarih :

Diyalog Akademi Kurucusu ve Yöneticisi PhD. Pdr. Abdulrezzak Çil, yönetici koçlarının yöneticiler üzerindeki etkisini ve sunduğu avantajları Wise TV’ye anlattı.

Yöneticilerin bir koç ile hareket etmesinin kişisel gelişimlerine dolayısıyla şirketlerine de önemli avantajlar sunduğuna dikkat çeken Çil: “Yöneticiler kişisel gelişimlerine geçmişten daha fazla önem veriyorlar. Yani kendi katma değerlerini kendileri oluşturmak istiyorlar. Mesela kişisel kalitemi ve imajımı nasıl değiştirebilirim, iletişim tarzımı nasıl değiştirebilirim, diksiyonu nasıl geliştirebilirim ya da bir teşekkür konuşması nasıl yapabilirim gibi… Yani bu anlamda kendini yetiştirmek, geliştirmek ve bulunduğu ortamlara adapte etmek istiyor. Yönetici, bir yönetim kurulu toplantısı yapıyorsan toplantı ve zaman yönetimini nasıl yapmalıyım, karşılaştığım bir krizle nasıl baş etmeliyim veyahut personeli işe almadan işten çıkarmaya varana kadar süreçle alakalı ben iyi bir insan kaynakları uzmanı çalıştıracaksam en az onun kadar o süreci nasıl bilmeliyim şeklindeki sorular ile karşılaşabiliyor…. Yani yönetici önce kendi gelişimine katkı sağlıyor daha sonra şirketin yönetimi ile alakalı daha az donanımlı olmak istiyor. Bu ihtiyaçlarından yöneticilerin koçluk alması gerektiği de ortaya çıkmış oluyor” dedi.

Diyalog Akademi’den danışmanlık hizmeti almak isteyenlere tavsiyeler

Diyalog Akademi’den danışmanlık hizmeti almak isteyenlere tavsiyeler

Abdulrezzak Çil Tarih :

Wise TV’ye konuşan Diyalog Akademi Kurucusu ve Yöneticisi PhD. pDR. Abdulrezzak Çil, Diyalog Akademi firmasından danışmanlık hizmeti almak isteyenlere tavsiyelerde bulundu.

Danışmanlık alacak kişinin danışmanlık firmalarından beklentilerinin olduğu gibi kişinin de kendi ihtiyaçlarını belirleyip bu süreçte danışmanlara yardımcı olmaları gerektiğinin altını çizen Çil: “Aslında eğitim danışmanlık firmaları ya da özelde hizmet veren danışmanlık firmaları hep sorun çıksın ve biz o sorunları daha sonra çözelim,  pansuman tedbirlerle lokal anestezi yapalım veya şu ihtiyacım hemen bunu çözün gibi beklentilerden doğmuş. Ama bizim ihtiyaç analizini yapmadan herhangi bir firmaya herhangi bir bireye çözüm önerisi götürmeyi düşünmüyoruz. İhtiyaç analizi yaptıktan sonra şunu da diyebileceğiz şöyle ki; biz bu süreçte şu destekleri verebiliriz, şunların içinde şuradan destek almanız ve  şu uzmandan yararlanmanız lazım. Yani biz her şeyi kendimiz üreteceğiz diye bir şey yok. Burada iyi bir ekip kurduğunuz zaman bir danışmanlık firması olarak tüm sorunlara dair ya da önleyici anlamda düşündüğünüz tüm çalışmalara dair bir çalışma yapabilirsiniz. Burada da ana hedef şeffaf olunması, bilgilerin çok net bir şekilde paylaşılması ve çözüm önerilerine karşı açık olunması. Genelde şu alana müdahale ettirtmem, bu alana dokundurmam tarzındaki yaklaşımlar karşısında biz eğer müdahale edemeyeceksek firmanın, bireyin, kurumun, ailenin, öğrencinin, gencin vs. gibi işte orada danışmanlığın gitmeyeceğini düşünüyoruz. Gerçekten eğer aile danışmanlığı yapıyorsak, ailenin koçu olacaksak, ailenin sağlam bir bireyi olarak, eğer şirkete yönetim danışmanlığı yapacaksak şirketin iyi bir yönetim kurulu üyesi olarak sürece müdahil olmak istiyoruz” şeklinde konuştu.